26 Ocak 2011

Nur Topu Gibi 2 Evlilik Programımız Oldu

Yeni evlilik programlarını gördünüz mü? Görmediyseniz bile ben size hemen tanıtayım =)


Bunlardan biri Show TV’de Pazartesi günü saat 9.30 da başlayacak olan “Seren Serengil ile Evlenir misin” programı. İsmine bakınca benim aklıma sanki evlenmek isteyen Seren Serengil miş gibi geldi =)) ismi yanlış olmuş biraz sanki. Bide ben Seren Serengil’i pek sevmem. Neden bilmiyorum ama bi türlü sevemedim. Programın tanıtımında ise “Ekranların fenomen ismi” diye anılmış. Aslında tam olarak ne iş yaptığını da anlamış değilim. Ne şarkıcı ne manken ne de sunucu. Babası Öztürk Serengil’i çok severim o ayrı ama kızına ısınmış değilim. Bide yıllardır Gülben Ergen ile atışır durur. Hala neden atışır ya da neden köpeğine “Gülben” deyip bağırtır onu da anlamış değilim.


İkinci evlilik programımız ise “Hande Ataizi ile Dest-i İzdivaç”. TNT ekranlarında saat 13.30 da yayınına başladı bile. Tabi ilk program olduğu için biraz yavandı ama zamanla oda hareketlenebilir. Ben izler miyim peki? Tabi ki de HAYIR… Ben böyle bir programı Hande Ataizi’ne yakıştıramadım.

Oyuncu haliyle daha güzeldi. Bir diğer dikkat çekmek istediğim nokta ise yayın kanalı. Güzelim TNT kanalını da yerli malı bir kanal çevirdik ya daha ne diyim. Ne güzel bütün gün eski dizileri ve filmleri yayınlıyorlardı ki ben onları izlemeyi çok seviyordum. Ama sağolsun Mehmet Ali Erbil’de o kanala geçerek kanalın çizgisini bozdular.
Bırakın ya N’olur TNT’yi bırakın…



2 evlilik programımız da yurduma milletime hayırlı olsun.
Hadi geçmiş olsuunnn.

22 Ocak 2011

Reklamlar ...2


Şimdi anlatacağım reklam ise "Helen Harper".
Bilindiği üzere kadın pedi reklamı.

Ama reklamın en çok müziği ilgimi çekti. Hani yabancı şarkı dinleyip ama sözlerini anlamadan söyleme durumu olur ya_orda edepsiz bişey söylese bile anlamayız ama söyleriz modu işte_bu reklamında şarkısı aynı etkiyi insanda bırakıyo. Geçen sınava gitmeden önce televizyonu açmış bişey izliyordum ve kapatmadan öncede bu reklam vardı.

Olay asıl sınav anı başlıyor. Bütün sınav boyunca beynimde "Avrupalı Helen Harpeerrr" tarzı bir cümle ve müziği dolaştı durdu. Eğer millet aklımdan geçenleri dinleyebilseydi resmen tam rezillik olurdu =)))
Peki bu kadar uzun bir girişle anlattığımız reklamda n'oluyo diyebilirsiniz. Bende hemen cevap veririm =)

Reklamımızın asıl teması ithal olarak Türkiye'de de satışa çıkan Helen Harper'ın anlatılması. Bizim türk bayanlar ise havalimanında kişiselleştirilmiş! ürünü karşılıyorlar falan ama reklamda saçma sapan yerler var. İşte bende bu yerleri söylemek istiyorum.

İlk olarak, uçak havalimanına iniş yapmasıyla olay başlıyo. Burda camdan bakan kadının poposunu nasıl dışa ittiğini anlamış değilim ya da neden ittiğini. Neyse efendim devam edelim. Kadınlar karşılama bölümüne bir heyecan bir heyecan koşturuyorlar, tabi ellerinde Helen Harper yazan pankartlarıyla...Sonra güzel, şık giyimli bir bayanın durmadan poposunu izliyoruz. Bu sırada kadın sayısı çoğalmış. En son ise bayanımız kapıdan çıkıyor ve bütün bayanlar bir sevinç modunda ellerindeki pankartları havaya atıyorlar.
Şu başta poposunu dışa iten bayanı hatırlarsınız, işte o bayanın üzerine bir paket düşüyor ve kadınımız seviniyor.

Aklıma takılan sorular:

1.Bayanın sevinmesindeki asıl sebep beleş olması mı? Çünkü biz beleş olan herşeyi severiz. O paket bir adamın eline bile düşse ne olduğunu anlamaz alır götürür mesela =)

2.Ben yurtdışından gelsem ve bu kadar büyük sevinçle karşılansam çıldırırım herhalde ya da neymişim ulan ben derim. Üçüncü olasılık ise bu kadınların çıldırmış olduğunu düşünmem olurdu. Hele ellerinde benim adımın yazılı olduğu panklartları attıkları anda korkma eşiğim maksimuma ulaşırdı =)))

Reklam bu kadar ama benim sorularım her izlediğimde biraz daha artıyor =))

Bu linkten izlemek isteyen izleyebilir.

Reklamlar


Bugünlerde televizyonda en çok takıldığım ya da denk geldiğim diyelim reklamlardan biri "Şölen Çikolata Biscolata Starz" reklamı. O nasıl bir reklamdır yaa...Kaslı, yarı çıplak oğlanlarımız kakao ile herşeyi yapıyorlar. İlk olarak ağaçtan kakao toplayan bir yarı çıplak oğlan ile başlıyoruz. Daha sonra aynı modda toplayan ve yıkayanı görüyoruz ki yıkayan adam yıkamıyo resmen sağ eliyle okşuyo =)
Sonra Biscolata Fabrikasına süt taşıyanları görüyoruz. Millet, sütçü esprisi falan yapıldığında rahatsız oluyo. Sen böyle bi sütçü modeli yaparsan ooo daha çok çocuk sütçüden mi sözünü duyarsın =) vee sırada fabrikanın içi var. ilk olarak hamur yoğuranı görüyoruz ki gene yandan yandan seksi bir gülümseme ile beraber. Çikolatayı koklayıp karıştıran ise halinden en mutlu olan bence =)) En sonda ise taşıma ve dağıtım yapanlar var. Kamyonu kullananın kaş hareketi süpeerr ;)

Ve sonunda ise sloganımız geliyor: "Biscolata Starz, hayatın tadını bilen kadınlara".


Bu reklamda benim en çok sevdiğim şey, reklamın müziği =)
 Aslında klipte oynayan oğlanlarımız genç iken parçayı söyleyen adamımızın yaşı var sanki =) Buldum, keşfetim, benden kaçmaz ;)

 http://www.youtube.com/watch?v=cdXLGz8W484

Bu linkten izlemek isteyen ise izleyebilir.

21 Ocak 2011

Tercihler Tercihler Tercihler... Ah Şu Erkekler!

Benim kız arkadaşlarımdan çok erkek arkadaşlarım vardır. Sanırsam onlarla daha iyi anlaşıyorum =)) Anlaşma işi iyi güzelde geçen gün bir muhabbet açıldı ve bana sordular:  Ne tip erkeklerden hoşlanırsın? Düşündüm düşündüm ama tam bir cevap veremedim. Sonra eve gelirken aklıma takıldı ve ilk maddeyi geçen günkü MİM’de vermiştim “KUMRAL” olmalı. Şimdi de ikinci maddeyi veriyorum. “YAMUK AĞIZLI”. Kesinlikle gülünce ya da konuşurken hafif ağzı yamuluyorsa işte o an ben gidiyorum. Bunu eve gelip film izlerken fark ettim =))

Hemen örnekleri vermem gerekirse:

1 Numara JAE HEE

Kendisi koreli bir oyuncudur. Askerden de yeni döndü. Onun en sevdiğim dizisi “Witch Amusement” ve filmi ise “Boş Ev”. Filmini çoğu kişi bilir aslında. Ben Jae’nin gülüşünü 1 numara yapmak istiyorum. Çocuksu ve sevimli bir gülümsemesi var.









2 Numara JAKE GYLLENHAAL


Anne Hathaway ile çektiği yeni filmi olan “Love and Other Drugs” filmini izledim ve bir kez daha bu adama hayran oldum. Duyduğuma göre özel hayatında da Anne ile berabermiş. Hayırlısı olsun. Film mi yakınlaştırdı bunları bilemiyorum çünkü filmde bayağa güzel sahne var ;) Ama ben onu ilk kez Jennifer Aniston ile oynadığı “İyi Bir Kız - The Good Girl” film ile sevmiştim.


  


3 Numara tabi ki de SYLVESTER STALLONE


Benim Rambom yaa =)) Rocky falan değil direk  Rambo. Geçen gece Atv’de Rambo 4’ü verirken yeniden onun gülüşüne aşık oldum. Böyle yavaşa yavaş ağzını yamulta yamulta güldü ve keskin bakışlarıyla öldürdü adamları ve kurtardı ona sığınanları._vay be şiir gibi oldu :D_ Rambo listemin 3.sırasında =))






4 Numara BRUCE WILLIS
  
Bruce Willis’in yamuk ağzını bilmeyen yoktur herhalde. Hadi ama o yamuk ağzıyla kızları nasıl tavlardı ama =D Mavi Ay dizisinde o kadar yamuk değilmiş ama yıllar içinde bayağa yamulmuş =S Benim aklıma Bruce Willis deyince hep Yılan Hikayesi’nde Rambo Berk’in Bruce Willis gülüşü yapma çabaları gelir =)) hem Rambo hem Bruce, adamıımmm =))






5 Numara ROBBİE WILLIAMS


Şimdi bu yazıyı yazarken MTV’de Rudebox klibi var ve orda ağzını yamulta yamulta şarkı söylüyor. Ayrıca Türk bir kızı seviyormuş kendisi ;) 








6 Numara DAĞHAN KÜLEGEÇ


6 numara bizden =))
Kavak Yelleri ilk başladığında herkes birbirine “dizide kimi beğeniyorsun” tarzı sorular sorardı. İsim bilinmediği için hemen cevap olarakta “yamuk ağızlı olan” denirdi. Bu kadar yabancı isim arasında Dağhan tek yerli oldu biraz ama olsun. Alanında tek =)) Ben bile Kavak Yelleri’ni izlemeyi bırakmışken şimdi gene arada açıp bakıyorum. Dağhan’ı özlemişim be o dizide =))




İşte finallerimin bittiği bu günde, ilkyazımı paylaştım.

Bekleyin millet, tatil yeni başladı ve yazılar hazır =))

11 Ocak 2011

Mimlenmişim ...3

Bu mim biraz fazla kişisel sorular içerse de 3 tane gelince artık cevaplamak farz oldu =))


Hadi başlayalım bakalım (:

1. Kaç yaşındayım?
19. Böyle yazınca aklıma ilk çift basamaklı yıllarıma girdiğim yıl geldi (: yaşlanıyor muyuz nee??

2. İsmimin son harfi?
“U” =)) şimdi bu sorunun cevabını bilince ne olacak pek anlayamadım ama olsun hadi soruyu cevaplayalım =)


3. En sevdiğim renk?
Siyah, mor ya da kırmızı (: üçü de çok dominant renkler. Sıcak, soğuk ve siyah…


4. Kilom?
İşte bu mimdeki sevmediğim soru. Ne alakasız bişey yaa (: ama hadi söyleyelim 63.


5. Boyum?
1.70. farkındaysanız az ve öz ((:


6. Ailenin kaçıncı çocuğusun?
İkinci (: bi tane abim var, yuvarlanıp gidiyoruz =)


7. En sevdiğim şarkı?
Hiç kuşkusuz “Candan Erçetin – Sensizlik”. Yıllar geçmesine rağmen hala duyduğumda gözlerim dolar…


8. Esmer mi sarışın mı?
Duruma göre değişir ;)) ama genelime bakarsam KUMRAL  =)) ikisinin de arası.


9. Sigara kullanıyor muyum?
Hayır. Hatta kendi çevremde bu konuda savaşıyorum. Sevmiyorum kardeşim sigarayı. İçen kokuyo, sonra dişleri sararıyo falan. İstememem için bir sürü madde söyleyebilirim ama kısa kesiyorum ve ana fikri söylüyorum: Ben sevmiyorum.


10. Alkol kullanıyor muyum?
Arada sırada ((: tabi alkolik boyutta değil.

*Bir şey istiyorum: Lütfen bayanlar alkol alıp sonra kendinizi rezil etmeyin. Bir bayana o şekilde bir durum hiç yakışmıyor. Gördüm, tiksindim hatta sonra nefret ettim. Sınırında ve kararında kardeşim.


11. Çayı fincandan mı içerim, bardaktan mı?
İnce belli olursa tabi ki de bardaktan ama keyif yapmak istiyorsam özel takımlardan =)))


İştee bu mim de bu şekilde cevaplanmış oldu. Ben bu mim ile kimseyi mimlemek istemiyorum. Okuyup da cevaplamak istiyorum kardeşim bende bu mim i istiyorum diyen varsa buyursun sorular burda =))

Bu hafta finallerim başladı ve dün ilk sınav olan Organik Kimya ya girdim. Bakalım sonumuz ne olacak?
Herkese başarılar =))

1 Ocak 2011

Zaman hiç durmamıştı...

 
Artık geçmişimi bırakmalıyım.
Hayatımda “eski” olan her şeyin özgür olması lazım.
Ben bunu bugün saatim kırılınca anladım.
Öylece düştü yere ve kırıldı…
Geriye sadece akrep ve yelkovanı kaldı.
Birlikte ve hiç bir şey olmamış gibi
yelkovan hareket etti, akrep ise onu takip…
Zaman hiç durmamıştı.
Bu olayda ise üzülen ben olmuştum.
Neler yaşamamıştık ki biz beraber.
Şimdi düşününce yaşadıklarımızı anlatacak kelimeleri bulamıyorum.
En iyi ifade yaşanmışlıkların bende oluşturduğu his.
Tarifsiz bir üzüntü var şimdi üstümde.
Hele sabahtan beri azalmayıp
Artan heyecanıma bir şey demiyorum.

Nerden çıktı şimdi bu?

Aslında saatim kırıldığı zaman hayatımın nasıl değiştiğini fark ettim.
Ve bu nedenle üzüldüm galiba…
Sevip de kaybettiğimiz insanları bilmek, buna alışmak ve bu hislerle yeni bir yıla girmek…
Ne kadar hızla geçiyor zaman.
Ağlamak istedim ama yapamadım.
Kendimi tuttum ve sıktım.
Sokaktayım ve insanların bakışlarından kaçıyorum.
Biliyorum yüzüm asık ama şimdi yüzüme sahte bir gülümseme yerleştiriyorum ve derse giriyorum.
Çünkü biliyorum ki bunu dışarı yansıtmak bana hiçbir zaman iyi gelmeyecek…


NOT: Bu yazının üzerine Hülya Avşar'dan Sonsuza Dek parçasını dinledim ve bence sizde dinleyin...