“Yunus GÜNÇE” de ve dur orada!
Bu adamı ilk çıktığı zamandan beri takip ediyorum. Tamam, araya
birkaç benim kendimde olmadığım yıllar girmiş olabilir ama genele bakarsan
seviyorum len bu adamı.
Bi kere kendinden
emin halini seviyorum.
Koç burcu erkeği
olmasını seviyorum (Bende Koç Burcuyum.).
Kendisinin de dediği
gibi bu alemde olup “Part time” “Butik ünlü” olmasını seviyorum.
İsyanlarda değil ya da isyanlarda ama kendinden emin bir
şekilde her sözünün arkasında. İşin en güzel yanı adam çatır çatır aklından
geçenleri anlatıyor. Çekinmiyor, konuşuyor. Alem FM’de radyo programı yaparken de
oturup (Ders çalışmıyordum o günler, itiraf!) bitene kadar dinlerdim, twit
atardım falan filan. Hatta İstanbul'a gittiğim zaman gösterisini izleyememiştim. Vee sonunda o beklediğim an oldu ve dün Yunus, İzmirime
geldi. Ben gene onun olduğu saatte ders çalışmadım ve aylar öncesinden biletimi aldım. Vize haftamın tam ortasında, eğlence günü olan cumada onu
görmeye gittim. Ouvv çok güldük, çok eğlendik, izdihamdan içeriye giremedik
hohoo ;)
Öncesinde ise abimle buluştum. Tabi o işten çıkıp geldiği
için karnı açtı. Çocuğu Yunusu görcem diye iş çıkışı direk Küçükpark’a
getirtmişim ee aç aç gösteriye götürmek olmazdı. Hemen onu Bisquitte’e götürdüm. Seç dedim beğen. Biz ne
zaman bir araya gelsek hep yeni bir şeyler yiyip içip denemek isteriz. Bu seferde
öyle yaptık. Önce Köri soslu bir yemek beğendi. Yok dedim sen köriyi
beğenmezsin, başka bir şey seç. Bu seferde Rokfor soslu bir yemek beğendi. Düşünüyorum
düşünüyorum Rokfor sos neydi diye. Sonunda garsona sormaya karar verdim ve
sorduğumda garibim bugün işe başlamıştı, bilemedi. O başkasına derken sonunda
yemeği yapanı çağıralım dediler =) Nasıl bir sos dedim. Rokfor peyniriyle
yapılıyor dediler. İyide o nasıl bir peynirdi?! Hatırlasam sormam dimi (Bu
konuda cahil kaldım napak.) derken kız, tuzlu bir peynir dedi. İyi tamam dedik
hadi deneyelim. Ölmeyiz sonuçta (Ölmeyiz sonuçta! Yemeden önce dediğimiz
cümleye bak hehee) . Önümüze gelince şöyle bir baktık ve abimin ilk cümlesi “Bu
gri” demek oldu. Bence yeşilimtıraktı derken afiyet olsun yedik kalktık. Kalkarken
garson bayana ve kasada durup yemeği yapan kıza “Elinize sağlık güzel olmuş,
beğendik.” dedim. Mutlu oldular ya valla o anki yüzlerinde gördüğüm ifade çok
hoştu =)) Geç kalmayalım diye konuşa konuşa Yunus’un sahneye çıkacağı kafeye
geldik ve ana! içerde kimse yoktu. Garsonlar bizi kapıda karşıladı desem
yeridir. Ayıp olmasın diye ortalara oturduk ve garsonların “İlk siz geldiniz,
en öne oturun.” demeleriyle (Bana kalsa sahneye otururdum da yapmadım.) bir
sıra arkaya oturduk. Daha fazla dayanamadım ve abimden “Rokfor Peyniri” neymiş
bi netten bakmasını istedim.
Abim: Anaammm! Z.S,
bence bakma!
Z.S: Noldu? Ne çıktı?
En fazla küflü peynirdir.
Abim: ..?
Z.S: Hazırım. Göster şunu.
İşte o an onu gördüm. Özel küflü peynirdi yediğimiz. Sonrası
araştırma ve bol kahkaha sonucu bakışmalar =) “Hep böyle oluyo Z.S. Senle ne
zaman yeni bir şey denesek böyle bir şey çıkıyor!” Sanki suç benim (Evet benimdi. Gaza getirdim çocuğu. İnsanlar benim yanımda benden güveni ve desteği
alıp yeni bir şeyler denemek istiyorlarmış. Çok ilginç çünkü ben böyle bir şey
demiyorum #) ). Yemeği yapan kız bize küflü peynir deseydi eminim abim sipariş
vermezdi. Ondaki o bakışı görünce demediler bence ;)
Yavaş yavaş insanlar gelmeye başladı ve derken bir anda kapı
açıldı ve karşıma kirli sakalı, sırtında sırt çantasıyla Yunus GÜNÇE çıktı! Allahım
böyle zamanlarda kendime hayran kalıyorum. Normal insanlar napar? Fotoğraf
çektirebilir miyiz, imzanızı alabilir miyim, şaşkınlıktan afallamalar vb. ama
ben naptım sadece gülümsedim ve bakış attım! Bu! Yani başka bir hareket
yok! Sahneye çıktı ve başladı gösteri
derken saatler ilerledi. Cuma gecesi, vize haftam ve bütün sabahki
sıkıntılarımdan arındım. Çok güldüm, çok eğlendim bak bir daha söylüyorum.
Gösteride şunu anladım; benden daha hayran olanlarda varmış. Hele gösterinin
ortasında ön sırada oturan kızın bir anda Yunus’un fotoğraflarını çıkarıp ona
göstermesi tam bir olaydı. Yunus’unda şaşırıp “Yoksa evinde benim
fotoğraflarımın olduğu bir odan mı var?” diye sormasıyla kafede olan herkesi
bir gülme aldı ki anlatamam =)))
Ah Yunus Ahh! Harcanıyorsun adamım başka bir şey değil. Bence
oda, dün geceden mutlu ayrıldı. Hele gösteri bitip kimsenin bitmesini
istemediği bir an vardı ki oda uzattı zaten.
Gösteri biter,
insanlar yavaş yavaş kafeden çıkmaya başlar.
Yunusum napar?
Kapıyı açar ve “Görüşürüz,
iyi akşamlar.” deyip uğurlar =))
Sanki ev sahibi biz değil de oymuş gibi oldu =)) Samimi,
enerjik ve bakışıyla bunu insana hissettiren bir adam. Özgüveni sağlam ve
kendiyle barışık olmayı öğrenmiş.
Yunus, sen İzmir’e
sık sık gel. Bu seyirciyi yeniden toplayabilirsin, hiç merak etme.
Yeniden izdihamlar oluşturursun.
Yeni bir yıldız doğurtur ve Stand-up a yeni bir soluk olursun hohoo ;)
