Mayıs biter Haziran
başlar. İzmir’e yaz Nisan’da gelir ve oturur.
Cumadan kaçıp gittim
yazlığa. Gene ve gene.
Bazen bu şehrin beni tükettiğini, ruhumu emdiğini
hissediyorum. Elimi tutan biri, sırtımı sıvazlayan bir başka biri derken günün
sonunda yalnız odama girdiğimde yanımda sadece Naz (Muhabbet kuşum) oluyor. Burada
başka bir hayat, orada bambaşka bir hayat. Cuma, Cumartesi, Pazar ve iki
günlükte okulu ekip salıya kadar kaldım. Cumayı da sayarsak toplamda 5 gün bana
o kadar uzun geldi ki sanki hemen dönünce sınavım varmış hissine kapıldım #) Bu
hafta sadece iki günlük ödev teslimi için döndüm. Yoksa bana kalsa oradan hiç
ayrılmam.
Temiz havası,
hayvanlarım ve doğasıyla benim cennetim.
Cuma günü gittim ve hemen yanıma PURSAT geldi. Ama bakıyorum
bakıyorum ROZA yok! Nerde bu nerde diye arandım, gittiği yerlere baktım ve
sonunda oradaki görevlimize sordum. Bizimkisi düşük sonunda kanaması olmuş ve
oradaki komşumuz (Kendisinin 17 yaşında yaşlı mı yaşlı bir köpeği var. Hatta
uyutalım diyorlarmış da G. Bey istemiyormuş. Öyle merhametli biridir kendisi.)
hemen onu alıp İzmir’deki veterinerine getirmiş. Bizimkinin rahminde kist,
memelerinde ise iltihap oluşmuş. Nasıl üzüldüm anlatamam. Can’ı da böyle
kaybetmiştim, geç anladığım için. Naz’da biraz daha tecrübeli olmuş başlangıçta
kurtarmıştım. ROZA’yı da sağolsun G. Bey kurtardı. Şimdi onunla beraber. Ne kadar
uysal ve uslu bir kız bu demişler. Öyledir benim kızım. Uysaldır, zekidir her şeydir
o ;) Tabi kısırlaştıracaklar. Bundan sonra yavruları olmayacak ama sağlık her
zaman daha önemli benim için. Bu zamana kadar beslediğim hiçbir hayvanımdan
elimde bir yavru kalmadı, olmadı da ama olsun sonuna kadar beraber yaşadım
onlarla ve bu da bana yeterde artar bile ;)
Bu iyi haberin dışında hafta sonu askeri tatbikatın içinde kaldık =) Hobaaa!! Bizim oranın yakınlarında askeri tatbikat yeri var. Allahım nasıl bir tatbikattı o öyle. 4 gün sürdü, biz dönerken hala sürüyordu. Dörtten fazla diyebiliriz. Helikopterler evin üstünden geçti, jetler, savaş gemileri, zodyaklar… Gece gündüz saat farkı olmadan. HA-Rİ-KAY-DI! 3 – 4 senede bir denk gelenler olmuş hatta daha büyükleri de oluyormuş. Annemle karar aldık. Böyle tatbikat olduğunda izin alıp gelicez ve izlicez (Askeriyede ilk bize haber verecek zaten hehee). O kadar çok fotoğraf çektim ama sadece bunu yayınlıyım buradan.
Bir diğer güzel haber ise Almanya’dan komşularımız geldi. En
sevdiğim komşularımız =)) İkizimizdeki medeniyetsiz adam ve ailesi yerine S. Amcalar
ikizimiz olsa kabul ederdim. Haftaya dönüp temmuz sonu ağustos başı gibi uzun
geleceklermiş. O zamana kadar benim finallerim ve stajımda bitmiş olacak zaten
ve işte yaz o zaman başlayacak =D Sıcak kumlar, iskeleye yatmalar, derinlere
dalmalar ve bronzlaşmak (Bütün bir kış bronz gezdim biliyor musunuz?! Hafta sonu
kaçamaklarım sonucunda hiç açılmadım. Hatta bu hafta sonu iş yaptıktan sonra
verandada uyuya kalmışım ve bacaklarım yanmış. Koyulaştıkça koyulaşıyorum. Sınıftaki
kara bacı oldum çıktım #) )…
Ödevlerimle gittim ve bitirince de PURSAT’ıda alıp gittim kumsala. Kumsala yosunlar vurmuş ve kurumuş. Elime bir taş aldım ve uzağa attım. Bizimkisi de koştu koştu hoop atladı taşın olduğu yere ve yosunları dağıttı. Hoşuna gittiğini anladım. Bu sefer diğer tarafa bir sağa bir sola derken siz deyin 50 taş, ben deyim 60 taş attım ve PURSAT’ı yordum. Yoruldukça denize girdi (Serseri) çıktı ve gene oynadı. Sonunda eve gidiyoruz deyince benimkinin isyanını görmeliydiniz. Ona kalsa sabaha kadar (Günlerce de olabilir) bu oyunu oynucaz. Ey allahım, ne hareketli köpek bu böyle =D
Özetle bugün sırf ödev teslimi için döndüm. Hocanın “İlk kez bu kadar kalabalıksınız.” demesi üzerine benim “Jübile yapıyoruz.” demem ve hocanın altta kalmayıp “Finalde ben size jübile yaptırcam!” demesiyle vizesinde s*çtığımız Mekanizma Tekniği sınavının finalinde sıvama olacağımızı anlamamız bir oldu. Şimdi gidip yarınki ödev teslimim için alt üst eşofman altı teknik çizimi çizmem gerekiyor (Bir Tekstil Mühendisi kolay yetişmiyii).
xoxo

