hediye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hediye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Aralık 2013

Yılbaşı Hediyelerinizi Almadan Önce Bu Önerilere Kulak Verin

Yeni yıl heyecanının hepimizi iyiden iyiye sardığı bugünlerde, bir yandan yılbaşı akşamı için planlar yaparken bir yandan da “ne hediye alacağım?” endişesi içerisine giriyoruz. Yılbaşına kısa bir zaman kala alışveriş merkezlerinde telaşla gezmek yerine sizin için hazırladığımız alternatif hediye ve kampanya önerilerini mutlaka inceleyin!

Sizin için ilk seçtiğim hediye alternatifi ev hediyesi almayı düşünenlerin oldukça ilgisini çekecek!

2014'ün en güzel kahvaltıları, en hoş sohbetleri için Vestel’in sunduğu kahvaltı setlerine mutlaka göz atın derim!


Vestel yılbaşına özel hazırladığı kahvaltı setleri ile hediye alışverişini kolaylaştırıyor. Kırmızı, Inox ve Siyah Kahvaltı Setleri hem şıklığı ile göz dolduracak, hem de sevdiklerinizi çok mutlu edecek. “Hediyem yılbaşı ruhuna uygun olsun!” diyenler için kırmızı set ideal bir seçim.

Vestel Inox Su Isıtıcı, Dijital Tost Makinesi, Türk Kahve Makinesi'nden oluşan Inox set de çok şık ve pratik bir alternatif. Bu setin farkı ızgara olarak da kullanılabilen Vestel Dijital Inox Tost Makinesi.

Modern ve şık bir hediye arayanlar içinse önerimiz Siyah Set. Vestel Siyah Su Isıtıcı, Ekmek Kızartma Makinesi ve Filtre Kahve Makinesi içeren bu set farklı tasarımı ile benzersiz bir hediye olmaya aday.

Setler için buradan online sipariş verebilir, ücretsiz kargoyla hemen hediyelerinize kavuşabilirsiniz! Unutmadan, Vestel Kahvaltı Setleri 2014 yeni yıla özel hazırlandı. Yılbaşı’ndan sonra bu şekilde set olarak bu fiyatlarda bulmanız pek mümkün değil. 

Özel, başka hiçbir yerde olmayan bir hediye arıyorsanız Vestel'de harika bir öneri daha var: Yılbaşı özel tasarımlı Türk Kahvesi Makinesi yeni yıla özel indirimli sadece 59 TL!

Yeni yıl, yeni umutlar, yeni hediyeler… Peki 2014 için dileğiniz hazır mı?

Siz sevdiklerinizi unutmayıp yeni yıl hediyeleri alırken Garanti de sizi unutmamış!
2013 yılını geride bırakırken yeni yıldan yeni dilekler eksik olmuyor. Yeni yıla girerken Garanti Bankası bazılarımızın dileklerini duymuş gibi sosyal medya takipçilerini sevindirecek bir kampanya yapmış!

Yeni yıl hediyeniz Garanti Link’ten!

Yıl boyunca farklı kampanyalarla fırsatlar sunan Garanti Link, 2014’e girerken çuvalını hediyelerle doldurmuş bir Noel Baba gibi bacanızdan inmeye hazırlanıyor. Günde en az 10 kere kontrol ettiğimiz sosyal medya hesaplarımızı Garanti Link ile Link’leyerek 14 şahane hediyeden birini kazanmaya hak kazanıyoruz. Televizyondan tablet bilgisayara, telefondan fotoğraf makinasına kadar birbirinden değerli hediyelerden birine sahip olmak çok da kolay. Benim dileğim yeni yılda sevdiklerimle her anımı ölümsüzleştirebileceğim bir fotoğraf makinası. Sizin dileğiniz ne?


Siz de buradan sosyal medya hesaplarınızı Link’leyin, 14 şahane hediyeden birini kazanma şansı yakalayın!.

Diğer bir önerim ise moda ile teknolojiyi bir araya getiren Samsung Galaxy Gear! Çarpıcı renk seçenekleri, ince ve zarif tasarımı ile giyilebilir teknolojileri günlük yaşama daha da entegre eden Samsung Galaxy Gear alan herkese, 32GB microSD kart hediye ediliyor. 31 Aralık’a kadar geçerli olan kampanya ile hem yeni yılın en şık hediyesi olmaya aday Galaxy Gear’a, hem de yeni yılda en güzel anılarınızı rahatça saklayabileceğiniz 32GB microSD karta sahip olabilirsiniz.


Yenilikçi ve modaya önem veren kullanıcılara siyah, beyaz, gri, turuncu, sarı ve roze gibi çarpıcı renk seçenekleri sunan Galaxy Gear, 1.9 megapiksel BSI sensörlü kamerası ve 1.63 inç Super AMOLED ekranı ile kullanıcıları cezbediyor.

Telefonunuz cebinizdeyken bile bağlantıda kalmanızı sağlayan Galaxy Gear’da bulunan dahili hoparlör sayesinde telefonsuz konuşma deneyimini sunuyor. Örneğin, bir yandan yılbaşı partiniz için hazırlanırken, diğer taraftan telefon konuşmalarınızı yapabilir, alarmınızı kurabilir, mesaj yazabilir ya da takvim girişlerinizi oluşturabilirsiniz.

Kampanya hakkında detaylı bilgi için buraya tıklayın: http://www.samsung.com/tr/campaigns/galaksidenhediye/


Bir boomads advertorial içeriğidir.

25 Mart 2013

Gün Devam Ediyor

Gün daha bitmedi biliyorum ama yazı yazmak istiyorum.
Biraz içimi dökeyim bakalım.

Beklediğim kişiler hala aramamışken beklemediğim kişilerin hepsi aradı. En yakının olanlar zaten yakınındaysa, bendeki bu bencilce düşünceler ne o zaman? Dünyaları dolaşan, özgür olan herkes yanımdaymış, öyle diyorlar.

Konuşmalıymışım.
Söylemeliymişim.
Neden neden olmayan bir şeyin üzerine gidiyim ki?

Bu gün şunu anladım; kimseye doğum gününü söyleme!

Söylemeyeceksin ve hatırlanmasını bekleyeceksin. Kendi halinde kalabilirsin. Senin gösterdiğin sevginin gramını göremeyebilirsin. Üzüleceksin ve ben, gün daha bitmeden bunu anladım. Her sevdiğim erkekten neden ayrıldığımı kavradım. Doğum günümü önemsiyorum ben! Hem de çok önemsiyorum. Yılın bir gününde özel hissetmek istiyorum. Bencilce ama istiyorum işte. Hediyeler istemiyorum. Sadece aranmak istiyorum. Bana telefonumdan ulaşabilecek kişiler varken faceden kutlamalarına gerçeği söylemek gerekirse sinir oluyorum. Telefonumdan ulaşamayacak olanlar için bir şey demiyorum ama ulaşabilecekken faceden iki cümle?! Çok tuhaf ama not aldım bunların hepsini. Ki ben arkadaşım dediğim insanlar için sürprizler hazırladım, hediyeler aldım, hepsini şaşırttım ama sonuç? Günün sonunda insana seni takmıyoruz, belki de saymıyoruz mesajı verdiler.

Çok teşekkür ediyorum hem de hepsine!

Yıllarca yaşadığım insanlar, bunu bana yapanlar. Çok bozuldum, çok kızdım. Bunu unutmamaya karar verdim. Ne sürpriz yaparım ne parti hazırlarım ne de milleti toplarım. Benim koşuşturmamın birazını toplaşıp yapsalar affedicem ama fark etmediler biliyorum. Bu hayatta politik olmak lazımmış. Sonra ben gider topluca arayalım, uykusundan uyandırıp şarkı söyleyelim bla bla!..

Aynı gün mü herkesin işi çıkar, aynı gün mü herkes kaybolur ve aynı gün mü dersleri yoğundur bu insanların?! Evet, sitem ediyorum. Yazımı okuyan herkes üzerine alınabilir.

Git ara Z.S.
Ayıp olmasın,
O senin kuzenin Z.S!
O senin akraban Z.S!
O senin arkadaşın Z.S!
O senin sevgilin Z.S!

Peki, ya bu Z.S için siz ne düşündünüz? O kadar kızdım ki size, hepinizi toplayıp bir çuvala koymak ve ardından denize atmak istiyorum. Akrabaymış, arkadaşmış ya da sevgiliymiş artık umurumda değil! İlişkilerdeki soğuk tavrımı sorgulayanlar vardı. Tepki oluşturanlar. Her sene farklı bir doğum günü yaşıyorum. Susuyor ve izliyorum. Bugün bölümden bir arkadaşım, neden doğum günüm olduğunu söylemediğimi sordu. Söylemem. Artık ilkokulda değiliz ki. Face diye bir şey var. Nasıl olsa oradaki uyarıyı göreceksin. İlkokuldaki doğum günü kutlamalarımı özledim. Sınıfça sözde sürpriz yapardık. En uzun teneffüste sınıfça “Peki & Gazoz” alır gelirdik. Herkes Pekisinin yarısını doğum günü çocuğuna verirdi. Ne kadar masumca, ne kadar saf bir kutlama. Paramız ona yeterdi. O ikisini almak lükstü ve o lüksümüzü paylaşırdık. Yarım pekiyimizle doymazdık ama gene de paylaşırdık. Doğum günü çocuğu olarak da hepsini yiyemezdin zaten. Sende dağıtırdın ve öyle geçerdi =) Güzeldi hem de çok güzeldi.

Öyle işte. Gün biterken ve akşam olurken tek istediğim arabaya binip yollarda gezinmek.
Telefonumu da evde bırakayım.
Gece yarısı olunca da faceden kutlayanlara cevap atıyım ve…

18 Şubat 2013

Bizim İçin Tatil Demek...

Bizim için tatil demek buluşma zamanı demek.
Bunu kimin için söylüyorum tabi ki de lise arkadaşlarım için.

Her tatilde İzmir dışında olanlarımız İzmir’e gelir. İzmir’de olanlar özel olarak sırf buluşma için şehirden ayrılmaz. Bir gün ayarlanır ve buluşulur. Önce bir yere oturulur, çay kahve içilir. Sonra belli bir sayıya ulaşılır ve oradan yemek yemeğe gidilir. Kalabalık olan gurubumuz birkaç masayı birleştirir. Oradan eğlenceye geçilir ve gün kahkahalarla devam eder. Kuzum, Jelibonum, Serdarım, Binnurum, Mecom, Senemim ve diğerleri, hepimiz buluşuruz.

Bu tatilde de buluştuk ve ayrılırken en yakın tatil ne zaman diye düşünmeye başladık. Bu bahar döneminde hiç uzun tatil yok onu anladım. Mecom,Tokyo’dan denizle kim bilir nerelerde, Binnurum Sakarya’da, Kuzum ile Serdarım Ankara’nın kuru soğuğunda ve Jelibonum ise Almanya’da. Güzel bir günün sonunda üstüme dolan hüzün sonucunda yazamadım bir türlü bu yazıyı. Yazılmışı da düzenleyemedim.

Hepsini ayrı ayrı seviyorum. Kaç sene olmuş?!

7 senedir hayatlarımdalar hatta bazılarıyla 8 sene! Dağılmadık, dağılmayacağız da biliyorum. İnsanın böyle arkadaşları oldukça yalnız olmasına imkân yok zaten.

Gülmek, bol bol fotoğraf çekmek, çektirmek, yeni tatlar denemek, derslerden konuşmak, ilişkiler üzerine deneyimlerimizi paylaşmak, hediye seçmek, yıl içinde yaşanılan olayları uzun uzun anlatmak, masanın bir ucundan diğer ucuna gülümsemek, konuşmaya çalışmak, her muhabbete bir şekilde karışmak, konular karışınca da anlayamamak o kadar güzel o kadar özel ki.

Anlatamam. Yaşamanız lazım. Bizim masaya oturmanız lazım.

Bu buluşmamızda bizden olmayan bir konuğumuz vardı ve “Konularınız çok hızlı değişiyor, çok hızlı konuşuyorsunuz. Bir türlü konuya dâhil olamadım.” dedi. Dönüp ona gülümsemiştim. Haklıydı. Çünkü biz liseden beri her halimizi görmüştük.

En kötü zamanımızı, en sinirli, en kırılgan, en stresli, en yalnız, en iyi, en eğlenceli…
Hepsini biliyoruz.

Geçmişi unutmak hiç kolay değil. Geleceği ise beraber yaşamak çok heyecanlı =)
En yakın tatili dört gözle bekliyorum ;)

27 Mart 2011

25 Mart


25 Mart Benim Doğum Günümdü.

Aslında Cuma günü yazımı yazmak istemiştim. Bu amaçla bilgisayarın başına oturmuş daha sonra arkadaşımla konuşmaya dalıp sabahın ilk ışıklarıyla yatağıma yattım. Uzun zamandır konuşmayınca hep böyle oluyo =)
Yıllar içinde anladığım şey, doğum günlerinde önemli olan pasta, hediye ya da o anın verdiği mutluluk değil, sevdiklerinin tam olarak yanında olması. Bu anın verdiği mutluluk asıl önemli olan. Bende bir kaç yıldır bu şekilde kutluyorum. Hediye istemiyorum kimseden. Sadece hatırlanmak, sevildiğimi, önemsendiğimi bilmek istiyorum. İleride hepimiz yalnız kalacağız. İşte o zaman bu kadar çok kişi etrafımızda olmayacak. Her gün tanıştığımız insanlar, yüz yüze baktığımız arkadaşlar…  Sırayla yok olacaklar. Kıymet, yanındayken bilinen duygu… Kaybedince hiçbir anlamı olmuyor. Pişmanlıklar, üzüntüler… Bunu yapmayalım kendimize.

İşte ben bu düşüncelerle üfledim mumuma.
Büyük istekler ve dileklerin yanında çok küçük gibi durabilir ama uzun bir yaşamda bu istek hayatınızın anlamı da olabilir.
Daha hayatımı tam yaşamadım.
Yani geriye dönüp baktığım zaman evet bir şeyleri geride bırakmış ve bir şeyleri de geçmişten çıkarmışım.
Ama daha yapmadıklarım var, sevmediklerim, başarmadıklarım, başaracaklarım var en önde duran.
İsteklerim, arzularım, umutlarım var bunların yanında.
Bir günlük doğum günü aslında yıl içinde yeniden başlamak için bir araç.

Yavaş yavaş büyüyoruz. Geçen gece konuştuğum arkadaşım “Sende beni çeken bir şey var ama nedir?” diye sordu. Düşündüm. Kendime göre bir cevap verdim içimde. Karşılıklı biraz düşündükçe “Senin farkın birlikte büyümemiz herhalde.” dedi. Evet öyleydi. İşte en güzel olan bu. Ben seviyorum. Ve geçen gün eski ama çok eski 2 arkadaşımla bir şeyler yapma fikrini düşündüm. Hepimiz ayrı uçlarda da olsak bunu yapacak kişi bendim ve hemen işlere yoğunlaştım. Vizelerim bitsin bunu hemen halledeceğim.


Cuma günü ise bölümdeki tek dersim ekonomiydi. Laboratuvarım bu hafta yoktu. Bizde arkadaşlarla Alsancak’a gittik. Kız kıza eğlendik, güldük, açıldık, moral depoladık ve tabi kız kıza dedikodunun dibine vurduk  =)) olmazsa olmazdı zaten ;) eve geldiğimde ailemle yeniden kutladım. Masanın başına geldiğimde düşündüm bunları. Cuma günü uzun uzun baktım insanlara yeni bir ben doğarken bir adım sonra herkesi kaybedecekmişim gibi izledim onları. Gençliğimin geçtiği sokaklara baktım. Yaşlandığımı düşündüm. Hüzünlendim. Bir gün de olsa hayata her zamankinden farklı baktım. Fark edenler oldu bunu ama onlara da açıklayamadım. Nasıl açıklarsın ki içinden geçenleri. Bu kadar uzun konuşsam dinler mi ki beni?

Yoğun tempoda biraz nefes almak insanı harika hissettiriyor.
Sabahlamak ve günün ilk ışıklarıyla “Yeni bir gün” ü karşılamak.

Evet, doğum günüm geçti ama bu sefer çok anlamlı oldu =)

Hayat o kadar da kolay değil.
Bu zor yolda herkesin sevdikleriyle olmasını diliyorum.
Yanınızdakilerin kıymetini bilin.
Benim yaptığım gibi kıymetini sonradan anlamayın.
Pişmanlıklarınızla yaşamayın.
Çok sıkılırsanız deniz kenarına gidin bağırın ağlayın…



"Sage einen Menschen so oft wie du kannst; das du ihn lieb hast; denn der Tag wierd kommen an dem es zu Spät ist."