miting etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
miting etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ekim 2012

Son Yaşananlar

SON DAKİKA: İzmirime sonbaharın ilk yağmuru yağmaya başladı. Olayım bu değil tabi ki de, olayımız gidip gelen elektriğim ve an itibariyle coşan yağmur. Yağmurda ıslanmayı sevmeyende var elbet ama ben çok severim. Bir gün bardaktan boşalırcasına yağan aynı şu an ki gibi olan bir yağmurda donuma kadar ıslanmış ve eve öyle gelmiştim. Millet koşturup bir yerlere girmeye çalışırken (ki bunu da hiç anlamam. Kafalarını ıslatmamak için kafalarını sokarlar ama bütün paça, vücut ıslanır. Akıl akıl gel bana takıl) ben en cool halimle yürüyordum. Sanki yağmur yağmıyormuş gibi.

Şuan yağmur duruyor, yeniden yağıyor. Bence havalar şimdiden İzmirime benzemiş ;)

Bütün bunların yanında anlaşıldığı üzere İzmirime döndüm. Dün pike, şort yattım ya =)) Bandırma’da donan(anneanneme söylemeyin alınıyo sonrada Bandırma’yı savunuyo) bu kız İzmir’inde böyle yatıyor. Seviyorum ulen şehrimi =) Yaşasın etekler, askılı bodyler ve nice incecik tiril tiril elbiseler =))

Bu güne kadar hiç blog yazımı yazarken bonibon yememiştim.
Güzel oluyormuş. Bu bonibon fazla mı tatlı ne?! #)

Demin öğrendim ki bizim bölümün geleneksel tekstil partisinin tarihi belli olmuş. Olmuş da ben mekânı bilmiyorum. DIN!!! Neden her sene bunu yapıyorlar bana?! Benim bilmediğim bir yeri seçip, yanımdaki adama biliyormuş gibi davranıyorum. Ön hazırlık, gidenlere sorma çabaları valla benim için ekstra çaba bunların hepsi. Bu seneki program güzel görünüyor tabi sabah 4’e kadar olması dışında. Aslında kalınır çünkü dediğim gibi program güzel ama işte ertesi gün en baba derslerim var. Eksem ekemem, gitsem gidemem böyle salak saçma bir durum. Peki, ikinci soru: “Neden bu parti perşembe günü?” Günler torbaya mı girdi arkadaş uff!.. Bu sene kimle gitsem acaba?! Hmm… Hadi bakalım Z.S düşün sen bunu. Şimdiden düşüneyim de eleye eleye sonunda biri kalır elimde ;)

Parti demişken bana masraflı günler göründü arkadaşlar. Parti için para, kozmetik için para ve önümüzdeki günlerde gerçekleşecek olan teknik geziler için para veee evet, planlarımızdaki sürpriz organizasyon için para! Sonuç mu?! Cebinde kuruşu kalmayan bir Z.S #)

Alakasız olacak ama şu meşhur “Köpeklere Fısıldayan Adam” var ya, köpeklere elektrik verip eğitiyormuş. Tam ŞOK! Sen git yıllarca “Adama bak nasıl eğitiyor vay bee, biz evdeki köpeği eğitemiyoruz.” diye yakın sonra işin aslı işkence çıksın. Adamda kabul etmiş inanır mısınız?! Allah seni nasıl biliyorsa öyle yapsın.

CV yazıp staj başvurusu yapmaya başladım. Elimde yazdan kalma listem ve kırmızı kalemimle her yolladığım firmanın yanına tik atıyorum. Sol gözüm sinyal vermeye başladı. Bu da demek oluyor ki yat kızım sen çabucak =)

Sizi bilmem ama bu saatleri 1 saat geri almamız yetmiyormuş gibi pazar gününü pazartesiye kaydırmak! İşte bu bana yapılmış bir komplodur #)

Başta kutlamam gereken Cumhuriyet Bayramımızı sonda kutluyor gibi görünüyorum ama assolistler sona saklanır:
Herkesin Cumhuriyet Bayramı Kutlu Olsun.
Bütün zorlama ve kısıtlamalara inat 89.yıla girdik.
Yaşımın yettiği kadar cumhuriyetimin yaşını kutlarım inşallah.
Ümitsizliğe kapılmadan umutlarla ve yeni nesil genç, aydın beyinlerle…

8 Eylül 2010

6 Eylül 2010: İzmir CHP Mitingi

Bu zamana kadar ne düşüncemi sakladım ne de siyasi görüşümü.

Eskiden kim kime oy vereceğini söylemezdi.ama şimdiki durumumuz o kadar farklı ki. Herkes bölünmeye başlamış durumda.neler oluyo ya da neler dönüyo bu konuda kimse bişey bilmiyo.
Bilmiyo, çünkü insanlara bilinmesini istedikleri kadarını aktarıyorlar.
Burda en sevdiğim sözü yazmak istiyorum:

Gerçek dediğiniz şey halkı cayır cayır yakar.
Umudu anlayamazlar,
diyalog canlarını sıkar.
Özgürlükte ise tereddüt vardır.

O kadar doğru bir söz ki.

Bu Pazar_12.09.2010_günü referanduma gidicez ve oy kullanıcaz.ama hala halkın çoğunluğu ne için oy kullanıcak ya da "evet" deyince neyi kabul edicek, "hayır" derse neyi red edicek bilmiyo.
Ne araştırıyo, ne de bunun için bi çaba sarf ediyo.
Soruyo yanındakine
-Ne kullanıcaksın?
-Hayır.
-İyi, bende onu kullanıyım.
diyo ve bu şekilde kafasında bişey oluşturuyo.

Ne parti olayı, ne de siyasi bir olay.bu gerçeklerin açıklanması ile ilgili bir olay.gerçekleri halka sunmalılar.ne kadar da cayır cayır yansakta bunu bilmeliyiz.ama bizim halkımız diyalogdan sıkılan kişilerden oluşuyo.umudu sunuyoruz bunu anlayamıyorlar.bir boyunduruğun altına girip "böyle geldik, böyle gidicez." mantığındalar. çünkü özgürlükten korkuyorlar. O sıkıştırılmış ve böyle geldik, böyle gidicez sözüne bağlı yaşamaya alışmışlar ama HAYIR! Kimse bu şekilde yaşayamaz.
Bu yeni anayasa kabul olursa haklarımız daha da kısıtlanacak ve bizi soktukları şişeyi kavanoz yapacaklar.
Kimsenin kimseye hoşgörüsü kalmamış durumda, herkes birbirine şüpheyle bakıyo, broşür dağıtanlar dövülüyo, yazı yazanlar sorgulanıyo, daha suçları belirlenmemiş şüpheli sıfatıyla insanlar hapishanelerde bir seneye yakın zamandır tutuklu bulunduruloyo, kanallar kapanıyo, karşıt haber yapanlara ceza veriliyo, köşe yazarlarının yazıları sansürleniyo sonrada işten atılıyo.
Nerde burdaki özgürlük ???
Benim ortaokulda öğrendiğim özgürlük tanımı bu değil. Özgürlük bir başkasının özgürlük sınırına kadardır.
Reklam yapan kişiye "Sen neden reklam yapıyorsun?" deyip döverken burda kimin özgürlüğü engelleniyor acaba???


İşte ben bu düşüncelerle mitinge gittim ve o kadar kalabalıktı ki.
İYİKİ İZMİR'DE YAŞIYORUM dedim içimden.
O kırmızı_beyaz gelincik görüntüsünü Cumhuriyet Mitingi'nden beri görmemiştim.



Gavur İzmiriz,
Kumsal şehriyiz
ama özgürüz biz.

Bu mu istediği o kişilerin, bölmek mi?
Ele geçirmek istiyormuş İzmir'i.
Böyle bişey olmayacak.
Savaşta sandı sanırsam kendini.

Hepberaber Kılıçdaroğlu'nu bekledik. Kamer Genç bile ordaydı. İzmir'li sanatçılarda gelmişti. Harika bir mitingdi. 

İzmir'im ya.
Seni çok seviyorum.
Benim şehrimde herkes özgürdür.

Kızlar erkekler karma çimenlerde oturur ve kimse onlara ters ters bakmaz. kimse kimseye oy kullanmaması için baskı yapmaz ve ne kadar servis kaldırsalarda mitingler için, içinden geldiği için mitinglere giden insan sayısına ulaşamazlar.

Şöyle anlatayım size; bir otobüse biniyorsunuz ki o otobüs hınca hınc dolu ama sizinde mitinge gittiğinizi anlıyorlar ve sıkışmak pahasına size yer veriyorlar. Bütün yolu sloganlarla gidiyorsunuz. aynı yerde inip alana sloganlarla yürüyorsunuz. 

 

 Tekneler kordonda mitinge destek oluyo. 




 
Otellerin balkonlarından izleyenler, evlerin balkonlarında ise bayrak sallayanlar destek oluyo ve miting başlıyo.

Size ilginç bir ayrıntı: mitingin yapıldığı yerin hemen yanında Yunan Büyükelçiği var. Bizim şehrimizde işi olmayan oraya gitmez, olay çıkartmaz orada. Leke sürmez İzmir'e.



İzmir sevgisi ayrı bir sevgidir.
Ne paylaşılır, ne de öğretilir.
Halkıda aynı şekildedir.


Biz bu şekilde tek yürek halinde mitingi bitirdik. 

 

 Ayrıca Kılıçdaroğlu'na bittim =)) O kadar kısa boylu bir adamda değil ve halka hitabı müthiş =))
Ben onun huylarını babama benzetiyorum =) ondanda bu kadar çok seviyor olabilirim =))






Bence şu birkaç gün kala sizde araştırın ve bir karar verin.