rusya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
rusya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mayıs 2012

Eurovision Maceramız 2012


Bir Eurovision maceramızda dün gece son buldu.
Bütün emeği geçen herkese kendi adıma teşekkür ediyorum.

Böyle resmi bir giriş yaptıktan sonra asıl diyeceklerime gelebilirim =)

Bir kere Can iyiydi ve Türkiye’yi de çok güzel temsil etti. Hemen kaybedince “Can’t Bonomo” esprisini! yapmak için bekleyen insanlar artık yapabilir ama şunu da unutmayalım Can bizim ülkemizi temsil etti. Birini överken birini de yere yapıştırmak sonra da üstüne basmak çok yanlış bir hareket.



Çocuğu bu maratonda çok yıprattılar. Önce kimse onu tanımıyor dediler sonra dininden girip saçma sapan ithamlarla suçladılar. Bütün bunlara sesini çıkarmadı Can. Twitter hesabından yaptıklarını yayınladı ve yarı final öncesi bir mektup yazdı onu destekleyen Türk milletine.





Ben böyle bir destek görmedin Eurovision hayatım boyunca. İnternetteki özelliklede twitter’dan Can için neler yaptık. Övgü dolu sözler ve (#CANınsagolsunBONOMO  #Vote4Bonomo #12pointsgoestoTurkey) hastag ile TT & WT ye soktuk =) Belki ufak bir şeydi bu ama gene de evimizde oturup onu ekrandan izlerken yapabileceğimiz tek şey buydu. Manevi olarak yanında olmak istedik.

Teknolojiyi işte bundan seviyorum =))

Yarışma yaklaştıkça “Zaten biz sonuncu oluruz.” diye diye kendini bitirten bir grup var. Abi tamam anlıyorum zaten Youtube’a girip ilk beşteki ülkelerin videolarını izleyenlerin sayısına bakarsanız birinci olan kızı milyonların izlediğini görürsünüz. Birinci olamayacağımızı aslında buradan anlamıştım. Sonra Bülent Özveren’in yaptığı açıklamada, yarı finali geçen ülkelerin aldıkları puanları açıkladı ve oradan da en yüksek puanı İsveç sonra Rus nineler almış. Bunların hepsi oy sonuçları.

Asıl güzel olan yani benim bu yarışmayı her sene izlerken hissettiğim his. Orada yarışan kişi kim olursa olsun “Türkiye” adına yarışıyor. Kötü bile söylese “Allahh! Türkiye çıktı Türkiye çıktı!” diye kanalı açmıyor muyuz? Daha bize 10 kişi var deyip bazen o ülkeleri izlemiyoruz bile. Ara ara bakıp son 3 ülke kaldıysa pür dikkat kesiliyoruz. Bunların hepsini topluyor, şarkımızı dinlerken hissettiğimiz ortak hissi hissediyor ve sahnedeki temsilcimizle aynı heyecanı yaşıyorum.
Çok güzel değil mi?! Bence muhteşem!


İşte bundan izliyorum ben Eurovision’u. Yıllar geçse de her sene izlemeye devam edeceğim. Ki biz yıllarca sonuncu olmuş ülkeyiz. Kimleri yollamış, derece alamadan gelmişiz. Şebnem Paker ile 3. olup bir şeyleri kırmış sonra Sertap ile birinciliği ilk kez tatmışız. Dün 7. olduk. Farkındaysanız “Can oldu.” demiyorum. Can hepimizin sesiydi çünkü orada. Yüzündeki heyecanı ekranlardan görmedik mi?! Çocuk çok güzel çıktı ve şarkısını söyledi. Bence o bağıra bağıra şarkı söyleyen Arnavutluk’tan ve Rusların ninelerinden 10 kat 100 kat hatta 1000 kat daha iyiydi. Hele o son iki ülke oy verirken bir anda bize oy vermediler ve biz 7.liğe düştük ya işte o an yok artık dedim. Gerçekten o iki ülke arasında hakkımız yendi. Allahın en küçük ülkesi bile oy veriyor ya bu Eurovision’da işte ben ona da sinir oluyorum. Küçük oldukları için küçümsemiyorum. Bazılarının gerçekten belli yani puanını vereceği yerler.

Sonuç hakkındaki yorumuma gelirsem bence de İsveç iyiydi. Bunu kabul ediyorum. Zaten yıllar içinde izleye izleye insan bir şeyleri fark ediyor. O ışık, o kadar parça içinden sıyrılacak kişi hemen belli ediyor aslında kendini. Evet diyorsunuz ya bu ülke birinci çıkacak bu sene. Sertap birinci olduğunda da böyle olmuştu. Bir anda herkes o sene bizim birinci olacağımızı hissetmişti. Ondan sonraki seneler beklentilerimizi mi yüksek tutmaya başladık yoksa Avrupa, standartlarımı belli etmeden yükseltti bilemiyorum. Ama bundan sonra şunu anladım. Sahne “Sahne” gibi kullanılmalı! Ne kadar ışık oyunu, sisler, efektler ve slow motion kamera (sözüm sana İsveç! Gözümden kaçmadı o son sahnedeki kamera çekimi ;) ) varsa kullanmalıyız. Olay buymuş. Ayrıca söylemeden edemeyeceğim, evet İsveç’i beğendim ama şarkı size de Titanik müziğini hatırlatmıyor mu?! Kayda geçsin diye söylüyorum =)

Eurovision biter bugün herkes ülkesine döner.
Biz gene Can’ı sever ve onu desteklemeye devam ederiz.
Türkiye artık Can’ı tanıyor.
Onu seven ve konserlerine giden zaten bir kitle vardı ama şimdi bu kitle daha çok olacak.

Seneye İsveç’teyiz =))

1 Eylül 2010

♥ ♥ ♥ 12 Dev Adam ♥ ♥ ♥


Dünya Kupası Futbol karşılaşmasınıda bir heyecanla izlemiştim.
Şimdi Basketbol şampiyonası var ve onu da heyecanla izliyorum.
Sanırsam bunu daha bi heyecanla  izliyorum. çünkü hem evsahibiyiz hemde bizde katılıyoruz.
Futbolda birkaç takım tutmuş ama ana tuttuğum takım olan G.Kore elenince üzülmüştüm.
Şimdi bu büyük organizasyonda bizde varız ve en iyiler arasında gösteriliyoruz.
Türk Halkının böyle milli maçlarda ne kadar heyecan ve sevinç yaşadığınızı biliyorum.biz Türkler severiz böyle şeyleri. zaten maçları izleyen seyirciye baktığımda da bunu gördüm.   Kendim dahil =))

Bu sene C Grubu'nda yer alıyoruz ve rakiplerimiz:
Porto Riko, 
Yunanistan, 
Çin, 
Rusya
Fildişi Sahili.

Takımımız ise:
Cenk Akyol
Sinan Güler
Barış Ermiş 
Ömer Onan
Ersan İlyasova
Semih Erden
Kerem Tunçeri
Oğuz Savaş
Kerem Gönlüm
Ender Aslan
Ömer Aşık
Hidayet Türkoğlu dan oluşuyor.  

Tabi bizim gibi SÜPER bir takım Fildişi Sahili'ni yendi.kolay bir maç oldu ve aradaki sayı farkıda bunu kanıtladı.
Pazar günü ise Rusya ile basket oynadık ve onlarıda yendik.Herkesin favorisi olan Rusya bizim altımızda ezildi. Güzel bir maç mıydı? -Evet, güzeldi. Ama ben bizimkilerden daha sert bi oyun beklerdim.Ruslar resmen yıkıp geçmek mantığındaydı ama sonunda n'oldu biz yendik işte ve herkes gördü milli takımımızın gücünü ;))
Bu kazanılan maçı 30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle Türk Halkına armağan ettiler.
Pazarteside dinlendiler ve bugün yani salı günü Yunanistan ile maça çıktılar.

Maçta Milliler tek kelime ile "Olağanüstüydü".

Maçta Yunanlıları 76-65 lik bir skorla yendik ve grup liderliğini devam ettirdik.

İlk beşimiz ise:
Ersan İlyasova
Kerem Tunçeri
Hidayet Türkoğlu
Ömer Aşık
Ömer Onan'dı.


Hakemin yaptıkları ve bütün Yunan takımının bizimkilere uyguladığı şiddetin yanında bizim çocuklar terbiyelerini ve sinirlerini bozmadan reklamlardaki gibi "Adam adama değil, OMUZ OMUZA" oynadılar.


Kemal Kılıçdaroğlu'nun da dediği gibi herkes "Maskeli Kaplanı" beğendi =))
Maçın en skorer ismi, 26 sayıyla Ersan İlyasova oldu.
Ersan'ın 3lükleri ve topu alışları resmen Yunanlı oyuncuların morallerini bozdu. Hele son periyotta artık hiçbir topu yunanlılar atamamaya başladılar.bunun üzerine ara daha da açıldı.

Bendeki sevinci ve mutluluğu görmeniz gerekirdi. =))))
Manyak ya da deli bir seyirciyim orası kesin =) beni izleyen herkes tarafından bu durumum onaylandı. Sesi çok açık bir TV ve ben karşısında bağıra çağıra, alkış ve tebrikler yollayarak maçı izliyorum.
Futbolda bile bu kadar bağırmadım.bu kadar diyorum çünkü Millileri orda görmek insana ayrı bi sevinç katıyo =))
Ankara Spor Salonu resmen tıklım tıklım doluydu.
Herkes orda gibiydi
Ayrıca federasyonun "Kırmızı Giy" çağrısı sonucunda herkes kırmızılarını giymiş, gelmişti. Yüzlerdeki makyajlarda eksik değildi =)) işte ev sahibi olmanın güzel yanı =))

Maçın öne çıkan iki ismi Ersan ve Kerem Tunçeri oldu.
Benim favorim her zaman Kerem Tunçeri'dir.
Bu maçtada öyle oldu. =))
Tecrübesini konuşturdu diyebilirim =)
Küçük dev adamım -1.87- bu maçtada harika bir oyun kuruculuğu yaptı ve çocukluk arkadaşı olan Hidayet'i nasıl oyuna sokacağını bildiği için çoğu topu ona attı. Maçın ilerleyen dakikalarında istediği gibi de oldu ve Hidayet geçen maçta da olduğu gibi sonradan açıldı. Ama nedendir bilmiyorum attığı çoğu 3lükler girmedi. =S

*Aklıma takıldı o Yunanlı zenci neydi öyle ya.hayatımda hiç zenci bir yunanlı görmemiştim.bu maçta görmüş olduk ama adam resmen iri bir yarmaydı.bu kadar büyük cüssesiyle Ömer Aşık'ı yerlere serdi.garibim adamın önünde durunca yarısı gibi görünüyordu.adını bilen var mı bu adamın??? çok sinir oldum o oyuncuya =@

Yeniden maça dönersek, maçta farkı bi ara çok açmıştık.herkes mutluydu ve tempo iyi gidiyordu ama sonra bi uğursuzluk mu geldi yoksa o sinir olduğum hatta hakaret ettiğim hakemden dolayı mı bilmiyorum -aslında hakem yüzünden- skorda yaklaşma oldu, sinirler gerildi. Ümidimi kaybetmemek istedim ama azda olsa kaybedeceğimizi düşünmedim değil. maçı izleyenler arasında benim gibi düşünenler çıkabilir.
Maçın başında hakemin adını söylediklerinde ise abimle biran bakıştık ve "yok artık!!!" dedik. Ben direk "Yunanlıları tutar bu hakem" dedim.geçmişten gelen bişey bu.
abimde,
-Yapma canım ya, olmaz artık bu maçta. dedi
bende,
-Görücez, Türkiye'ye hiç bir zaman normal davranılmamıştırki zaten. dedim.

İstemedim mi güzel davranış görmek, istedim. Ama haksızlığa uğramak en sinir olduğum şeydir.
Bizimkileri yere serip ardından bir düdük bile çalınmaması sonra 2 faulden birinde düdük çalınması gerçekten olacak şey değildi.


Maçın sonunda da 12 Dev Adam ve Türk izleyicileri hep beraber "Dağ başını duman almış" ı söylediler.
İşte bu çok güzel bir andı.
Orda olmak istedim. =))
İnşallah daha iyi sonuçlarda alırız ve finalde bütün marşları söyleriz.
Bu kadar büyük bir sevinç anlatılmaz yaşanır durumundayım =)) 

Şimdi önümüzde Porto Riko maçı var.


Neyse iyisiyle ve kötüsüyle maçlarımızın hepsini yenerek 3te3 yaptık.


Alkışlar 12 Dev Adam'a =))