mülakat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mülakat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Nisan 2012

Mülakat Mı?! Uzmanlık Konum


Aynen öyleee.
Mülakatlar, iş başvuruları derken bu konularda iyice tecrübelenmeye başladım.

Son mülakatımın sonucunu soruyorsanız seçilemedim. Gene mi diyeceksiniz bende evet diycem. Aslında size o gün bu konu hakkında yazı yazacaktım ama bir şeyi araştırmadan yazmak yanlış olurdu. Konumuz şu ki hatta durun en baştan başlayayım ki hikâyemizin akışında bir sonuca varalım.

Mülakatımın saati sabah 9 olduğu için ve ben yolu bilmediğim için sabahın erken saatinde düştüm yollara. İşin tuhaf yanı ne zaman benim mülakatım olsa havada delicesine yağmur yağması. Bunu o gün fark ettim. Böyle yağmurlu olunca da genelde seçilemiyorum. Bu bir batıl inanç mı yoksa üzerimdeki kara bulut mu anlayamadım ya neyse.

Anlatmaya devam edersem, şirkete vardığımda benden başka dört kişi daha vardı ve hepsi de meslek lisesi öğrencileriymiş. Bu nedenle önce onları aldılar. En son kişi olarak girdim odaya. Sorular soruldu ve bende (bence) aklı başında, sakin ve en önemlisi de kendimden emin cevapladım bana yöneltilen soruları. Her şey bittikten sonra biz size haber vereceğiz deyip tokalaştık, çıktık odadan.

Dönüşüm ise tam bir işkenceydi. Yağmur mu dersiniz yoksa sanayinin ortasındaki kalabalığı ve işçilerin arasından bayan halimle çıkmaya çalışmamı mı?! Zarla zorla eve geldim. Tabi artık ne öğleden sonraki derse gidebilecektim ne de başka bir şey yapabilecektim. Ayaklarımın altı acıyor, yorgunluktan ise ölüyordum. Hemen yemek yiyip sızmışım zaten =)

Ertesi gün bölüme gittiğimde öğrendiğim şeyle aslında tam bir şok yaşadım. Birkaç kişiyi seçmişler. Asıl olay bu değil tabi ki. Seçilen kişilerin opsiyon olarak terbiyeyi düşünmesi. Şimdi burada bir ayrıntı yani bilgi vermek istiyorum: Bizim bölümde yani Ege Üniversitesi Tekstil Mühendisliği’nde ikinci sınıfın sonunda opsiyonlara ayrılırız. Konfeksiyon, terbiye ve teknoloji şeklinde. Hangi opsiyon da uzmanlaşmak istiyorsak onu seçer ve devam ederiz. Bunun yanında aslında bütün opsiyonların da derslerini alırız. Ben mesela konfeksiyon opsiyonunu seçmeyi düşünüyorum. Staj başvurusu yaptığım yerde konfeksiyon opsiyonunun çalışacağı yer.
İşte gel de şimdi bunların üstüne sinir olma! Abi sen terbiye seçeceksen neden başvuruyorsun?! Bir de seçiliyorsun ve benim önümü kapatıyorsun. Bunu anlamadım. Anlamadığım bir diğer olay ise şirket neden bu kişiyi işe alıyor? Bunu duyduktan sonra hemen maillerime baktım ve kontenjanın dolduğunu bu nedenle beni alamadıklarını söyleyen bir mail atmışlar. Al işte bir diğer sorum geliyor: peki madem bu kişileri benden önce mülakata çağırdınız ve hemen o hafta aldınız sonuçta kontenjanınızı doldurdunuz o zaman beni neden mülakata çağırıyorsunuz?! Bir umut veriyorsunuz. O zaman telefonla bunu belirt ve beni çağırma. Sorularım bitmiyor. 

İşte sinir olduğum bir diğer noktayı da söyleyeyim, seçilen kişilere baktım da benden not ortalaması olarak düşükler, ikinci dil bilmiyorlar, alttan ders alıyorlar ve en önemlisi opsiyonları konfeksiyon olmayacak. Şimdi diyeceksiniz her şey not mu canım ya da ortalama mı? Valla bana sordukları sorular ve ellerine verdiğim CV deki bilgiler doğrultusunda sorduğu sorular arasında bunlarda vardı. Yani soruyu sorup güzel bir cevap ve aranan özelliklere sahip kişileri mi seçmek lazım yoksa… Sinir oldum çok sinir oldum. Seçilemediğime üzülemeden önce sinir oluyorum. Sonuçta üzülmeme de gerek kalmıyor.

Artık yazın bölüm stajımdan sonra direk yazlığa gideceğim.
Gezeceğim, yüzeceğim ve bol bol güneşleneceğim.
Sıcacık kumlarda arınacak ve bütün bu sinir bozucu iş hayatını unutmaya çalışacağım.

24 Ocak 2012

Seçmek ve Tercih Etmek


Şimdi size bir olay ve olayın gidişatını anlatacağım.

Önünüzde girip çalışmak istediğiniz bir proje var ve bu proje de bünyesinde çalıştıracağı kişileri rastgele seçmiyor. En az üç aşamadan geçmeniz gerekiyor. Bundan önceki iki aşamayı geçmiş ve artık üçüncü aşama olan birebir mülakatlara gelmişsiniz. Mülakat salonuna tek tek değil de üçer üçer alıyorlar. Sıra size geliyor ve sizde herkes gibi üç kişi giriyorsunuz.

Sorular devam ederken size son soru olarak “Sen bizim yerimizde olsaydın ve aranızdan sadece birini seçmememiz gerekseydi sen kimi seçerdin?” sorusunu soruyorlar.

Birinci kişi: Benim için seçilmek ve tercih edilmek iki önemli kavram. Bunu şöyle açıklamam gerekirse, önünüzde pilav ve makarna var ve siz pilavı yemek istiyorsanız pilavı tercih edersiniz. Fakat domatesli makarna ve sade makarna varsa o zamanda domatesli makarnayı seçersiniz. İşte bu nedenle bende seçilen kişi olmak isterim.

İkinci kişi: Ben kendimi aslında bu iş için yetersiz görüyorum fakat bu işin içinde çalışan arkadaşımı gördükçe ne yaptığınızı da merak ediyorum. Bu nedenle seçilebilirim.

Üçüncü kişi: Ben nasıl olsa bu tarz projelerde görev alıyorum. Seçilemesem de sorun olmaz nasıl olsa kendi yolumu bulur ve çizerim. Bence ikinci kişi seçilmeli.


Şimdi asıl sorum geliyor: Sizce kim seçilmiş olabilir?
Hmm…
Evet…
Biraz düşünün…


Söylüyorum: İkinci kişi seçildi.

Nasıl oldu bende bilmiyorum ama ikinci kişi seçildi. Yani kendini yetersiz gören ve seçilirsem sorun olmaz şeklinde takılan kişi seçildi.

Sonuçta son aşamaya kadar gelmişiz ve istemiyorsanız son aşamaya kadar neden geldiniz?! Ayrıca istemiyorsanız istemiyorum deyin. İsteyeni seçmeyip yetersizim diyeni seçmek bence çok büyük bir saçmalık!

İşe girerken patron soracak “Evet Z.S Hanım, sizce bu işte başarılı olabilecek misiniz?”. Bende diyeceğim ki “Hayır efendim, ben yetersizim. Öylesine başvurdum. Baktım herkes başvuruyor bende merak ettim bu insanlar ne yapıyorlar.” ve patron bu cevabımdan etkilenip beni seçecek. Biri bana buradaki 7 farklı bulsun ve nerede yanlış yaptığımı o nedenle de seçilmediğimi söylesin.

Çok sinir oldum çook!!!