sezen aksu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sezen aksu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Aralık 2010

Ayşegül Aldinç & O Kız


İşte hayatımda beğendiğim kadınlardan biri.

O benim idolüm.
O benim güzel denildiğinde aklıma gelen kişi.
O, Ayşegül Aldinç =)

Bayılıyorum ona yaa =)) Şu sıralar müzik piyasasında “O Kız” albümüyle geri dönüş yaptı. En çok sevinenlerden biriyim herhalde. Bıkmadan, usanmadan MP3’ümde eski yeni şarkılarını dinliyorum. Sıkılmıyorum. Hatta silmek bile istemiyorum.

Albümün tanıtımını yapmayacağım çünkü kendisini sevdiğim için hayat şuan pembe gözlüklerimle ona bakmak gibi benim için =)) ama şu kadarını yazabilirim:

“Prodüktörlüğünü Emel Müftüoğlu'nun yaptığı albümdeki şarkıların düzenlemelerinde Ozan Çolakoğlu, Mustafa Ceceli ve Mithatcan Özer'in imzası var. DJ Suat Ateşdağlı'nın da hazırladığı remixlerle katkıda bulunduğu çalışmanın fotoğraflarını Nihat Odabaşı çekti. Ayşegül Aldinç uzun bir aranın ardından yayınlamaya hazırladığı çalışması hakkında "Tüm sevdiğim insanlar ile bu Single'da buluştum. Bu mutluluğu ve zevki sizlerle paylaşma vakti geldi. Keyifle dinlenecek biliyorum" şeklinde konuştu.


Bir gazeteye verdiği röportajda şöyle demiş Ayşegül Aldinç:


Single’ın prodüktörü Emel Müftüoğlu. Bu nasıl gerçekleşti; o mu istedi yoksa siz mi teklif ettiniz?

-Onun artist avcılığı ve prodüktör kafasını kimse bilmez. Prodüktörüm olmasını istedim, bunu hak etmediğini söyledi. “İzin ver buna ben karar vereyim” dedim.

Yeni fotoğraflarınız da müthiş. Nihat Odabaşı ile Alaçatı’ya gidip nasıl yarattınız o fotoğrafları?

- Nihat, Alaçatı’da moda çekimleri yapıyordu. Her şeyin çok güzel olduğunu ve gelirsem güzel şeyler çıkarabileceğimizi söyledi. Ben de teklifini kabul ettim.

Siz geçen yıllara rağmen hiç değişmediniz. Gençlik iksirini mi buldunuz?

- Bedenime gazetelerde yazıldığı gibi acımasız şeyler uygulamadım. Tabii ki spora başladığım ilk zamanlarda kaslar biraz tepki gösteriyor ama sonradan her şey rayına giriyor.

Biraz botoks, biraz vitamin iğneleri... Öyle mi?

- Bir ara botoks yaptırmıştım. Ama baktım ki ifademde değişiklikler oluyor, bir daha hiç denemedim. Ama PRP diye bir yöntem var; onda kendi kanınızı alıp santrifüjden geçirip tekrar vücudunuza enjekte ediyorlar. Ben, fiziğimi bozmamak ve eski halimden çok farklı olmamak koşuluyla vücuduma ufak tefek dokunuşların yapılabileceğini düşünüyorum. Asıl tuhaf olan bütün bunları sanki bir suç işlemişsin ve kendini savunuyormuşsun gibi anlatmak zorunda kalmak. Güzel olduğum için neredeyse özür dilemek zorunda kalacağım. Bu bana çok salakça geliyor. Baba tarafım Boşnak’tır. Genlerime ve aklıma teşekkür etmem gerek.


Şunu fark ettim. Bu kadın hiç yaşlanmıyor. Hala eskisi gibi güzel. Hatta eskisinden bile daha güzel ;) Hani şarap gibi derler ya işte aynen öyle bir kadın Ayşegül Aldinç. Yaşı ilerlese bile o yaşının verdiği olgunluk ile her döneminde daha da güzelleşiyor. Tabi seksi halini söylememe gerek yok herhalde. Her daim seksi ve alımlı bir kadın olmayı başarmıştır O.

Geçen okuldan dönmüş, odamı temizlerken radyoyu açtım ve direk denk geldiğim kişi Ayşegül Aldinç’di. Bir radyo da 1saatlik Dj lik yaptırıyorlardı. İstediği şarkılarının yanında kendi albümünden de şarkılar çaldı. Odayı toplamayı unuttum oturdum bir güzel dinledim 1 saat onu =)) Manyaklık benimki galiba =)))

Ama onun en sevdiğim şarkılarından biri “Ben kimselere yar olmam” dır. Hatta ilkokuldaydım ilk o şarkıyı dinlediğimde ve sınıftaki kızlarla beraber beden dersinde klip çekmiştik. Yaş 8 ya da9 =)) tabi o zamanlar kaset zamanı ve ben albümünü bulamamıştım. Ne kadar üzülmüştüm o zamanlar… Yıllar sonra şimdilerde MP3’ümde =)) Şarkının MP3’ümde olduğu anın verdiği sevinci düşünebiliyor musunuz? =)) Mest, bahtiyar ve mutlu bir Zehirli Sarmaşık =)))


Başka şarkıları da var eskilerden. Mesela;

Alimallah

Beni Hatırla

Anladım Ben Seni

Alev Alev

Al Beni

Yanlışsın

Kara Sevda

Bekleme Gelmeyeceğim

Hayır

Sorma

Haberi Yok.


O Kız – Ayşegül Aldinç (Söz: Sezen Aksu)

23 Ocak 2010

Ayşe Özyılmazel ve Albümü...


Ayşe Özyılmazel albüm çıkarmış.aslında radyoda sık sık denk geldiğim ve dinleğim bi şarkı vardı, bi kağıda sözlerini yazıp internetten araştırcaktım ve kim söylüyo bulcaktım.ama her seferinde unutuyodum ve bi gün evde otururken tvde Ayşe Özyılmazel'in albüm çıkardığını duydum ama kısa bi haberdi ve şarkılarınada yer verilmiyodu.o akşam da tesadüf işte abim "sana bi albüm dinleticem" dedi.bende yeni albümleri hep dinlerim ve bi şekilde yorum yazmayı severim.hatta yazdıklarım arasında burda yayınlamak istediğim bi kaç albüm daha var ama şimdi ki konum Ayşe ve kendisiyle aynı adını taşıyan albümü.neyse işte abim bana şarkıyı dinletti ve benim ilk tepkim "bu albüm kimin?" demek oldu çünkü kaç gündür radyolarda dinlediğim şarkıyı abim bulmuştu ve dinliyoduk.Ayşe'nin olduğunu öğrenince aslında çok şaşırdım.bu zamana kadar yazılarını okuduğumuz ya da programlarda jüri üyeliği yapmış, babasının Neco olduğunu bildiğimiz, kız albüm çıkarmıştı. "herkes bu dönemde albüm çıkarıyo kardeşim" falan demeyin ve albümü alıp dinleyin derim ben çünkü gerçekten güzel şarkılar var.hatta çıkış parçası olarak seçtikleri "Enerji'nin" sözlerini kendisi yazmış, klibide eğlenceli ve güzel olmuş bence...hafif Nil Karaibrahimgil ve Yalın esintisi olsada şarkıda ben beğendim.bu yazıyı yazarken bile fonda bu şarkı var =))aradığım şarkıyı buldum ve ekstradan albümüde dinlemiş oldum .Enerji'den başka albümde 8 şarkı var.

"İstabul'un Kızları" biraz bana Sezen Aksu'nun "İzmirin Kızları" ndan esinlenilerek yazılmış gibi geldi.hafif sözlerinde de benzerlik var sanki.araya da rap koymuşlar.farklı bi hava katmak istemişler...İzmir'li olarak önce "İzmir'in Kızları" şarkısı gelir benim için ;))

bir başka şarkısı ise; "çocuk". bu biraz daha duygusal bi şarkı.ayrılık şarkısı...daha ayrılığa hazır olmayan ya da bu ayrılığın etkilerini anlatan bi kadının sözleri var şarkıda.en sevdiğim yeri ise "çocuk!" deyiş yeri.şarkının nakaratında yavaş bir şekilde söylüyo ve müzik başlıyo...


Gelelim "temmuz" şarkısına...tam yaz şarkısı.hareketli ve sözleride kolay,uyumlu.aralarda bir kaç aya uygun sözler ve benzetmelerde eklenmiş. mesela; "ekim,kasım,aralık off içim dışım kapkaranlık" ve "ocak, şubat kar yağar" ,"nisan, aşk istiyo insan" ,"mayıs, bu yaz bizim yazımız"...dimi kolay yani =))

bir diğer şarkı ise "Abla" ,hafif latin esintileri olan bir şarkı.aralarda bi adam yabancı sözlerle araya giriyo falan.şöyle yazın serin akşamlarında, kumsalda dinliceksin bu şarkıyı.ama etkilenmek istiyosanız sevgilinizden ayrılmanız gerekiyo ya da onun sizi bırakmış olması.sizinde Abla'ya yazı yazmanız.. =))Sezen Aksu'nun "Sarı Odalar" şarkısını da hatırlatıyo Ayşe yani sözlerinde yer veriyo...

vee "Pardon" şimdi anlatıcağım şarkı.sanki genç bi kız şarkı söylüyo gibi geliyo dinlerken ve fonda da habire" hop hop hop...hoppaaa!!" diye bağıran biri var."Pardon" lafı zaten Kenan Doğulu ile bi kez kullanılmıştı.aynı sene ikinci kez dinleyince ben pek sevmiyorum.

"Sevene Kadar".işte albümün en güzel duygusal şarkısı diyebilirim.ben gerçekten bu şarkıyı beğendim.nakarat başlarken rock tınıları başlıyo.sözleri ise çok içten olmuş bence.diğer şarkılarda ne kadar eğlenceli bi Ayşe varsa, bu şarkıda da o kadar duygusal bi Ayşe var.sanki bir şeyi itiraf ediyormuş gibi...
"Evler yansın" ve "İki sakin" diğer 2 şarkı...onlarıda size bırakıyorum...



İyi Dinlemeler...

8 Eylül 2009

Kardelenler

Turkcell'in de katkılarıyla büyüyen ve daha geniş kitlelere duyurulan bir proje "Kardelen Projesi".

Sezen Aksu'nun da yer almasıyla bence harika bile oldu.

Türkan Saylan'ın katkılarını da unutmamak gerek tabi. Öldüğü gün onun yetiştirdiği ve yetiştirmeye devam ettiği bütün öğrencileri cenaze törenine katıldı. Harikaydı bi o kadar da hüzünlü.

Kardelenlerin yaşamı kimseye benzemiyo. Bi kere yorucu, kızların değer bile görmediği bi yerde yaşıyolar. Belki de Türkiye'nin gizli yüzü onlar saklamaya çalışılan. Herkesin bir şey söylediği ama iş aktif bir şeyler yapılmaya başlandığında kaçan bir yerde yaşıyoruz biz. Bu çocukları düşünen kişi sayısı o kadar az ki. Pazar günleri National Geografic kanalında yayınlanan belgeselini hiç izlediniz mi bilmiyorum ama ben bir kez değil bir çok kez seyrettim ve şunu fark ettim hiç biri bu yaşamı seçemiyor. Kader falan da değil bu. Kendileri durumlarının sonuna kadar farkındalar aslında ve bu durumdan sıyrılmak için ise ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyolar. Çoğu ise yaşadıkları yerlerin olumsuzluğundan kaçıp, okuyup ama sonrasında yeniden orada yararlı işler yapmak istiyo. Her gün duyduğumuz 5.sayfa haberi gibi okuduğumuz töre kurbanı kızlarımızdan olmak istemiyorlar. Erken yaşta evlenip daha kendileri çocukken bu olumsuz dünyaya bir çocuk daha getirmek istemiyolar. Haklılar da! Sonuna kadar onlara destek veriyorum. Ufak bir yardım (Belki size göre) onların hayatını değiştirebilir.

Yan resimdeki kızın öyküsü o kadar etkiledi ki beni. Belgeselin en can alıcı noktası bu kızın çıktığı yer oldu benim için. O meraklı ve cin fikirli parlayan gözlere bakar mısınız?!

Onlar bizim geleceğimiz, bunu unutmamalı ve bunun için de duyarsız kalmamalıyız.



İşte size sayılarla kardelenler; (bunları artırmak ise bizim elimizde)

20. 000’den fazla öğrenciye burs verildi.

8. 666 Kardelen liseyi bitirdi. 

1902 Kardelen üniversite sınavını kazandı.

755’i üniversiteden başarıyla mezun oldu. 

Türkiye’deki okuma yazma bilmeyen her 100 kişiden 76’sı kadın.

Bu yazıyı yazarken araştırdığım ve haberlerini kullandığım;

 - http://kardelenler.turkcell.com.tr/resimler4.html
 - http://www.foxlife.com.tr/ngc/kardelenler/kardelenler_tino_soriano.html

sitelerine teşekkür ederim...