24 Nisan 2011

Mimlenmişim ...5



Gene geç kalınmış bir Mimle buradayım.


Konumuz: 8 Soru ve Cevap

1. Gün içerisinde gerçekleşirse şok olacağın şey?
Aslında her gün ya da gün aşırı şaşırdığım o kadar çok olay var ki =)) zamanla şaşırmamaya başlıyo insan. Durun bi düşüniyim… Hmm… Ayy düşününce çok şey geldi aklıma =) ama aklıma gelenler gerçekleşmesin lütfen =))

2. Gördüğün zaman eğer almazsan “Uyuyamam” dediğin şey?
Deodorant, parlatıcılar, kitap. Bu üçüne karşı koyamıyorum =) Ben pek öyle alışverişe çıkan biri değilimdir. Bununda 2 sebebi var. İlki herkesin sevdiği şeyleri sevmem. İkincisi ise ilkiyle ilgili biraz, herkesin sevdiği ve aldığı şeyleri almadığım için genelde kendim bişeyler üretmek istiyorum ve bunun içinde kendi beğenilerime göre alıp üzerinde oynuyorum. Bundan dolayıda görüp de almadan duramadığım şey yok =))

3.Uğruna diyetini bir kalemde bozduğun şey?
Diyet yapmıyorum kii =)) Ama klasik cevap olarak Bitter Çikolataları söyleyebilirim. Karşı koyamıyorum bi türlü =))

4. Kendine en çok yakıştırdığın renk?
Siyah, mor ve kırmızı =))

5. En sevdiğin takın?
Hematit kolyem. Aslında ikimiz arasında mistik bi çekim var. O sadece taş iken ilk görüşte almıştım onu. Ne olduğunu bilmiyordum ama almazsam olmazdı. Direk aldım ve sonra da araştırmaya başladım. Adı Hematit. Burcumun taşıymış. Kolye haline geldikten sonra boynumdaki yerini aldı hemde en sevdiğim şekil olan fildişi şeklinde… ne zaman kolyemi taksam günüm çok farklı geçiyo. Bunu ara ara deniyorum ve yanılmıyorum =)

6. Takıntın?
Pek bi takıntım yok aslında ama kitaplar benim en büyük olayım. Kitapçılar, kütüphane ve İzmir Kitap Fuarı… Ayrılamıyorum bi türlü buralardan. Şöyle koyuyorum çantamı kitapçının bi yerine alıyorum beğendiğim bi kitabı okuyorum da okuyorum. Aynısını kütüphane de de yapmıştım. Yoğun sınav haftasında benim sınavlarım bitmişti ama kütüphanede yer yoktu. Bende iki kitaplık arasında sessiz bi yer bulup yerleşmiştim. Mekân ve zaman önemli değil benim için o an =))

7. “Ben bu şarkıyı duyunca şakırım” dediğin şarkı?
Candan Erçetin – Sensizlik.
Hem ağlarım hem söylerim modunda =))

8. Solunda ne var?
Kemanım =))

Klasik Mim bitirişimle bitirmek istiyorum.
İsteyen mim sorularını alıp yazabilir.
Bana bildirir.
Bende okurum, yorum atarım, mutlu olurum =))

15 Nisan 2011

Nerde Kalmıştık Bakalım

Vizeler vizeler ahh şu vizeler.


İnsanı her şeyden uzak tutmasını iyi biliyorlar. Bu yazıyı yazabiliyorum ama sakın vizelerimin bittiğini düşünmeyin daha 3 tane daha var. Bi bitsinler direk İzmir Üniversite Gençliğimizi toplucam ve bir şeyler planlayacağım. Aklımdan geçen bi sürü fikir var ve bunları sıraya koydum bile. Şimdi pazartesi malzeme, salı da statik sınavımla haftayı bitircem. Tabi bunun öncesinde iğrenç geçmiş bir istatistik, ehh işte diyebileceğim matematik ve kimyasal lifler var. Biri bana istatistik dersinde nasıl başarılı olunur anlatmalı. Hatta yalvarıyorum yaa.. Anlamıyorum kardeşim ben dersi. Çalışmaya çalışıyorum ders ama olmuyo. Ankette şöyle bir soru vardı: Derse ön hazırlık süreniz? Cevaplar 1 den 5 e kadar. Ve ben kendim için 1 verdim. Çalışıp da anlamadığım hatta içimin sıkıldığını bile bile üzerine gittiğim için. O kadar vahim durumdayım anlayacağınız. Şu kulunuza bi yardım yani. Hoca da zaten yaz okulunda görüşürüz dedi. Oh ohh şimdiden kendimizi hazırlayalım mı ne?? Uff ama ben bunu istemiyorum. Benim yazın yapacaklarım var mesela ehliyet almak gibi =) bilen bilir ama bilmeyenler için söyleyeyim. Ben yıllardır trafikten korkarım. Özellikle de kendimin o korkunun içinde olmasını düşünürsem içim daha bi garip oluyordu. Ama sonunda korkumu yenmeye karar verdim. Bunu da üstüne giderek yapmak en iyi yol olacak galiba. Ayrıca, ileride çok işime yarayacak bişey bu. Bi sonraki yaz staj falan derken bi daha zaman bulamayabilirim. En iyisi hazır kendimi gaza getirmişken alıyım bari =))

Bu yoğun vize temposunun arasında dişçiye bile gittim. Hey babam heyy fırsat yaratınca oluyo işte =)) Artık benimde güzel bir dolgum var. Ama bu dolgu sonucunda 2 gündür sütlaç dışı bişey yiyemiyorum. Sonuç olarak doymuyorum ama ben. Durmadan şekerli şekerli yemek zorunda kalıyorum.  Artık bi spor yapıp bunları eritmek farz oldu. 2 günün sonunda hafif göbecik oluştu zaten =))

Yoğun tempo deyince aklıma ne geldi. Ah ahh çok yoğunum işte bunların hepsini not almam lazım. Yoksa böyle unutuyorum.

Olay şu: bölüm olarak kitap toplama kampanyası yürütüyoruz. Ben de bu grubun içindeyim. Kemalpaşa’da ki bir ilköğretim okuluna kütüphane yapacağız. Bu ayın sonuna kadar süre koyduk. 3 Mayısta da sunumla projelerimizi yarıştıracağız ve ilk 3 ü belirleyeceğiz =)) herkesten kitap kampanyamıza destek bekliyorum. Bu yazının altına sorularınızı yazabilirsiniz bende size iletişim bilgilerini veririm =)) hadi bakalım bu sosyal sorumluluk projesine herkes katılsın =)) daha sonra son durumu size bildireceğim =))

Hadi biraz da dedikodu yapalım. Hayatımdaki insanların kızlı erkekli hikâyeleri şu sıralar çok anlatılıyor =) neler mi olmuş, tanımazsanız da dinleyin, okuyun =)


*Kız arkadaşımın sevgilisi beni tanımasına rağmen tanımamazlıktan geldi. Evet bu ilk değildi ama bu iş iyice canımı sıkmaya başladı. N’oluyo adamım dicem bi gün… hayır çocuğun evine de gitmişliğim var, annesi de benim hocamdı ve çok severim kendisini ama yok işte tanımıyor beyefendi beni.

*Bölümde herkesin yakışıklı bulduğu genç yok ben bulmuyorum, benim tipim değil =) ne bulduklarını da anlamış değilim ya neyse konumuza dönelim. Koptum gene… İşte bu kişi birisiyle yıllardır çıkıyormuş. Kızı gördüm ve bizim kızlara söylemedim. Tenhada falan kızın başına bişey gelsin istemem =)

*Arkadaşımın hoşlandığı erkek gay çıktı. Buna önce üzüldüm sonra da çok güldüm. Hatta karşılıklı güldük sonra şu genel yargıyı “Fazla bakımlı erkek genelde gaydir.” onaylayıp üzerine sıcak çikolata içtik =))

*Sınıfın maçosunun! sevgilisi varmış. Hemde bizimkinin 2 katı boyunda. Anlatılanlara göre hoplayarak kızı alnından öpmüş. Bence sonra liselim deyip sevmiştir ama o kadarını uzaktaydım duyamadım =)) Gözümün önüne geldikçe gülüyorum zaten =))

*Neden büyük büyük adamlar kızlara takılma şeklinde asılırlar acaba?? Kimin başına mı geldi? Bendeniz desem… abi yok böyle bişey yaa.. üstümde nasıl bişey vardır bilmiyorum ama genelde bu tarz insaları çekiyorum. Manyağı, dilencisi, kızı, erkeği, lezi, gayi bulur hep beni.

Örnek vermek gerekirse o kadar kişi kordonda oturuyoruz ve tanımadığım ama o kişinin beni tanıdığı! biri hop diye yanımda bitiyo. Acaba diyorum bi ünlüye falan mı benzetiyorlar beni #) karşıdan karşıya geçerken ya da otobüse bindiğim anda bütün herkes bana bakıyor. Öyle bişey oluyor ki acaba saçım mı bozulmuş ya da bi yerim mi açık diye düşünmeye başlıyorum. Bu durumu da anlamış değilim ya neyse…

*Daha önce söyledim mi bilmiyorum ama keman hocamı değiştirdim ben ve eski keman hocam bunun üzerine beni face den silmiş =)) ne saçma sapan bişeydir bu yaa =)) amaç mantık??? Cevaba gerek bile yok.

*Kim kiminle nerede hikâyelerinin uçuştuğu bi sürü hikâye dinledim ama yaymak içimden gelmedi şimdi. Bırakalım kesinliğe kavuşsun sonra… ;)

Hayat
uzun kısa,
Güzel çirkin
Enerjik yorgun
Hüzünlü sevinçli
devam ediyor işte.

2 Nisan 2011

Hangisi Ben

* Abime göre hayatı çok yoğun ve yeri gelince de arabesk yaşıyormuşum.
* Hızlı konuşan bir kişiyim. Bunun yanında hızlı okuma yarışmalarını kazanmışlığım vardır. Bir şey anlatırken ki özellikle de heyecanlıysam bir hızlanırım ki durduramazsınız =)
* “Arabesk” kelimesini bazen söyleyemem.
* Eskiden “kahverengi” rengine “kafferengi” derdim =))
* Kışın dondurma yemeği yaza göre daha çok severim.
* Pek üşümem. Kışın askılılarla derslere gitmişliğim olmuştur. 15 Derece İzmir için üşüme sınırım.
* Keman çalmayı severim. Ayrıca en büyük isteğim buydu.
* Klasik, kore pop, R&B şu sıralar en çok dinlediğim müzik türleri.
* Cnbc-e bağımlısıyım.
* Birini sevdim mi çok severim ama baktım takıntı noktasına doğru gidiyor o zaman da kolay bırakırım.
* Sütü içmeden önce çalkalarım.
* Yazı yazmayı severim. Bu şekilde kendimi daha iyi ifade ettiğimi düşünüyorum.
* Pek makyaj yapmam. Güzel bir kız olduğumu düşünüyorum. Temiz bir cilde sadece göz kalemi yeter =)
* Güney Kore kültürünü ve tarihini severim ve koreceyi de öğrenmeye başladım zaten.
* Tarihi araştırmak benim için bir hobiden de öte. İngiltere, Fransa, İspanya ve Kore tarihini çok iyi bilirim.
* Kütüphanede zaman geçirmeye bayılıyorum. Bana kalsa bütün gün orada yaşıcam =)
* Matematik ve fizik türevi dersleri seviyorum.
* Kimya ve türevleri dersleri yapabiliyorum ama sevmiyorum.
* Masa tenisi oynayamıyorum. Bu konuda babam ödüllü biri de olsa ben ona çekememişim.
* Manyak bir şekilde futbol ve basketbol maçı izlerim =))
* Totem yaparım =)
* Şapka koleksiyonum vardır.
* Durmadan ilginç atkı modelleri türetir ve tabi onları örerim =)
* MP3 ve telefonumdan vazgeçemem.
* 11 yaşında Can’ım (kuş) vardı ağustosta kaybettim. Şimdi 1,5 yaşında Naz’ım var ama kendisi erkek =)
* Hayvanları çok severim ve ayırt etmem.
* Yumuşak olan deniz ürünlerini yemem, yiyemem. Midye, ahtapot gibi…
* Kırmızı şarap, yeşil çay ve meyve çayları favorimdir.
* Yeni şeyler denemeyi severim. Yeri geldiğinde adrenalin manyağı olabiliyorum =))
* Aşırı spor yaparım.

=)))

Gidenin Ardından Sadece Sevinilir

Sevinç, hüzün, mutluluk…
Karmaşık duygular.
Neden gene böyle oldun diye sorabilirsiniz?

 
Arkadaşım Irmak ERASMUS ile en çok gitmek istediği yeri yani Çek’i kazandı. Aslında hepimiz onun kazanmasını bekliyorduk hatta hepimiz onunla aynı heyecanı taşıyorduk. İnsan beklediği bir şeyi öğrenince nasıl sevineceğini bilemiyor. Olacağını biliyorsun ama genede heyecanlanıyorsun. Önümüzdeki sene bir dönemliğine Çek’e gidecek. Artık hazırlıklar falan derken zamanın nasıl geçtiğini anlamayız. Zaten vize haftasına girdik bile. 25’inden sonra 3 hafta ders sonra finaller derken dönem bitecek ve yaz tatili. Sonra bizim Irmak uçacak Çeklere.

Her kutlama ve tebriğin içinde biraz hüzün vardır. Sevinirsin ama onu da özlersin. Her an dolu dolu geçsin istersin, gidince bir şeylerin kopmayacağına emin olmak istersin, istersin de istersin. Ahh insanoğlu sen ne bencilsin =)

Sen? diye mi soruyorsunuz?  Yok ben başvurmadım. İngilizceme ya da ortalamama güvenmediğim için değil. Benim korkum dönemimi uzatmak. Çünkü gittiğiniz zaman dersleriniz sayılmazsa ki büyük ihtimal öyle oluyor. Bizim Ege Üniversitesi pek saymıyor. Bu nedenle de döneminiz uzuyor. Sonra 2 kat harç ödüyorsunuz. Ben bunları göze alamadım. Benim amacım farklı şuan. İleride yüksek yapabilir miyim bilmiyorum ama ben öyle şeyler düşünüyorum. Şimdi bombam geliyorrr =)) Yüksek yaparsam ya Ege’de yaparım ya da Güney Kore’de. Çünkü aklımda bir kaç tane lif çeşidi var ve onların üzerinden bir şeyler yapmak istiyorum. Şimdi bunu okuyup Güney Kore ne alaka diyebilirsiniz ama onu da sonra açıklayayım olur mu??? Biraz merak ve bir sonraki yazıma da konu kalsın =))

Bakalım hepimizin sonu ne olacak?

Irmak artık oralarda:

*Behzat Ç.yi netten izlersin.
*Bize kartta at mailde. Ama maillerde resim olsun ;)
*Yakın ülkeleri gez, toz. Dönünce yediklerin senin anlatacakların bizim olsun =)
*Derslerini sakın ihmal etme.
*Gitmeden önce cesaretini topla ve bir şey yap. O yapacağın şey sonrasında, malum kişi havaalanında donup kalsın ve sen dönene kadar düşünsün =) Fazla Amerikan filmi vari gibi oldu ama  ;) Belki oda atlar uçağa gelir sonrasında. Olur mu olur =))
*Dönünce sakın anahtarlık getirme ;)
*Her gününü bloğunda yaz =)
*Sakın bira göbeği yapma kız =))) ucuz değip çoşmayalım plss #)
*Bir dönem de olsa hayat sensiz zor olacak…


İyi Yolculuklar Irmak.