hande yener etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hande yener etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mayıs 2011

Sinan Akçıl Atma



Sinan Akçıl kim diye sordum geçenlerde kendime, onu nasıl tanıdım ya da hayatımıza nasıl girdi? Bunda magazin haberlerinin etkisi oldu mu? Tabi ki de oldu. Sizi bilmem ama ben onu ilk olarak İzel’in sevgilisi olarak tanıdım. Daha sonrasında yaptığı besteleri duymaya başladık. İşte tam bu sırada “Yaş 15” diye bir yarışmada jüri oldu. Bununla da kalmadı ve Hadise’yle beraber olmaya başladı. O sıralarda Hadise şöhretinin doruklarında ve ekranların aranan yüzü konumundaydı. Hatta bıktığımı belirten bir yazı bile yazmıştım o zamanı anlatan. Sonunda ne oldu peki, herkesin de bildiği gibi Eurovision’a katıldı. Şarkısını kim besteledi tabi ki de bizim başrol oyuncumuz Sinan Akçıl. Eurovision da 1. olacağız gibi sözlerden sonra birinci olamadık ve bu büyük sözler yalan oldu vesaire.

Ben o dönemden şöyle bir şey hatırlıyorum. Magazinci Sinan Akçıl’a “Hadise’yle ilişkiniz de ne kadar ciddisiniz?” diye soruyor ve onun verdiği cevap ise “Eurovision’a bağlı” oluyor. Zaten sonunda da olaylı bir şekilde ayrılıyorlar. Bundan önceki İzel’in albümünde de aynı şey olmuştu. Albümün promosyonu bittiği zaman onların da ilişkileri bitmişti.

Peki, şimdi neler oluyor? Beyefendimiz yeni albüm çıkarmış. Bu da yeni moda oldu. Şarkı yapanların kendi albümlerini çıkarması. Soner Sarıkabadayı ile yükselişe geçen bu modaya Sinan’da uymuş anlaşılan. Albümü dinlemedim ama şu sıralar en fazla radyolarda ve tv de gördüğümüz parça Hande Yener ile olan düeti “Atma”. Şarkıyı şahsen beğenmedim. Zaten çok fazla da düete benzemiyor. Dinlerken en fazla kulağa Hande Yener’in sesi geliyor. Sanki bestecisiyle düet yapmış da kendi albümüne koymuş gibi bir durum olmuş. Bu albümde de gene bir aşk söylentisi var. Hande Yener ile Sinan sevgiliymiş hatta aynı evde kaldıkları falan söyleniyor. Ne kadar doğrudur bilemem tabi. Bu onların hayatı ama bunu bilen magazinciler şimdilik inkâr ettiklerini söylüyor. Bence bu da diğer iki bayanla yaşadığı olay gibi olacak. Promosyon bitince ilişkileri de bitecek. Sadece arkadaştık diyecekler. Klasik magazin oyunları işte.

Şarkının sözlerine baktım da şimdi şöyle bir yer var: Bana Yanlış Yerlerinden Atma… bu nasıl bir cümledir yaa. Sen bu kadar uzun geçmişi olan bir bestecisin ama böyle sözler yazmak… hiç yakıştıramadım. Bildiğin kıçından atma dememişte kibarlaştırmış. Saçma… Şarkıyı mesela ingilizce yapsa milletimiz anlamaz ve bir süre müziği ile dans eder zamanını geçirirdi ama böyle saçma sözlerle olmuyor. Pop müzik demek gereksiz ve alakasız sözleri yan yana getirmek değildir


Hande Yener’in de şarkının bazı yerlerini söylerken ki sesine ise ayrı bir kılım. İzleyin, dinleyin bana hak vereceksiniz. “Ama Şunu Bil ki, Yine Yanıma Gelip” yerini sanki burnu tıkalı gibi söylemiyor mu? Tamam elektronik sound katmak istemiş olabilirler ama sesi orada biraz bozmuşlar yani fazla abartmışlar. Kaçmaz kardeşim benden kaçmaz…

Şarkıdan sonra klibine de birkaç sözüm var. Şimdiki kliplerde mantıksız sadece şarkının olduğu kliplerin moda olduğunu biliyoruz ama ben bunu bu klipte abarttıklarını düşünüyorum. Abi neden siz birbirinizi bu kadar savuruyorsunuz? Habire bir itme çekme, sağa sola savurma hatta bi ara elleri kafalarında saç saça baş başa giriyor gibiler. Hande Yener’in ise saçları çalı süpürgesi gibi sevmedim. Bu klipte soğudum Hande Yener’den ki ben onun yeniliklerini savunan bir kişi olarak artık yerinde saydığını düşünüyorum. Hele o elektronik dans adı verdiği bacakları önde beli arkada yürümesi yok mu… Sanki bacak boyu 2metre beli 30cm gibi yapıyo kendini.  Artık dansını da değiştirmeli. Yoksa Yıldız Tilbe gibi lanse edilecek, olan o olacak. Başka figür mü yok hep o hareket. Bak şimdi klibi izlerken aklıma bir şey daha geldi. Hande Yener neden kliplerinde hep savrulan kadını oynuyo acaba???  Ya savuruyorlar ya da odaya çekiyorlar. Böyle her yapılana karşı koyamayan bir kadın imajı var kliplerinde…

Sinan Akçıl’a geri dönersem ikisinin Beyaz Şov’daki performansını da izledim de o nasıl hareketlerdir öyle yaa… Sanki yılların popçusu gibi bir hali var Sinan’ın. Ceketi çıkarmalar, sallayıp kızların üzerine atmalar falan sonra kendinden geçmeler. Hayranlarına! ellerini uzatmalar. Hande ortamı hazırlıyo oda onun üstüne geliyo. Sonra Beyaz’ın yanına geliyorlar. Sinan kameraya eğiliyor sanli uslu çocuk gibi “Lütfen ya lütfen” diyor. Oradaki garip eğilme hareketini es geçmemek lazım. Aynı hareketi klibinde de görüyoruz. Açı gene tepeden tabi.  İşin garip yanı programa İzel’in de gelmesi ve yeni eski sevgilerinin orada bulunmasıydı. Albümde düetlerinin olması zaten ayrı bir şey de programa gelmeleri gerçekten çok garip.

Peki son olarak ise size Sinan’ın açıklamasını yazıyorum: Eurovision şarkı yarışmasına kendi gitmesi durumunda kesin birinci olurmuşuz.

Buna inanan var mı acaba? Birinci olmayı Hadise’yle katıldığın zaman yapsaydın. Bu tam bir yenilen pehlivan yenilmeye doymazmış sözleri. Bide bu birinciliği “Atma” parçasıyla gerçekleştirirmiş.

Ben insanlarda şunu anlamıyorum. Bir şey yapıyorsunuz bunu yaparken reklam kokan hareketler sergiliyorsunuz ve işler bitince de yaptıklarınızı kötülüyorsunuz. Peki, ilk zamanlarınızdaki o iddialı sözlere ne oluyor. Bunu neden dedim, şundan dedim. Sinan Akçıl en kötü şarkısının Hadise’nin seslendirdiği “Evlenmeliyiz” olduğunu söylemiş. Buna ne gerek vardı ki şimdi? Sanki biz dinleyenler bilmiyorduk. Habire Hadise üzerinden gündem yapmalar falan. Gereksizlik diz boyu.

Klibi izlemek isteyen için: http://www.youtube.com/watch?v=SxqntQv1fnc&feature=fvst
Beyaz Şov'daki performanslarını izlemek için: http://www.youtube.com/watch?v=MthHvzznqoU&feature=related


Biraz fazla eleştirel bulan olabilir ama bunlar da benim düşüncelerim.

11 Mart 2011

Bıkana Kadar Müzik ♥ ♥


 

Şu sıralar yeni çıkan albümleri takip edeyim derken kayboldum.
Onun yerine birkaç parçada takılı kaldım gidiyorum =) artık bıkana kadar gider bu böyle…
İlk takıldığım parça Gökhan Özen - Sitemkar. Pek bi sevdim bu parçayı ben ya. Her duyduğumda uzun uzun dinliyorum. Bide Mp3’üme attım ki daha çok dinleyip bıkayım =))  Pek Gökhan Özen takılmam ama bu şarkısının hafif hüzünlü hafif de eğlenceli hali beni şarkıya bağladı sanırsam.

Gelelim ikinci parçamıza; Serdar Ortaç -  Haksızlık.

Üçüncü parçam; Sıla - Kafa. Aslında ben pek Sıla’yı sevmiyorum. Çünkü biraz fazla platonik takılıyo. Ama bu şarkısının,
Hadi kalk gidelim hemen şu anda
Kapa telefonunu bulamasın arayanda
Açarız radyoyu yol nereye biz oraya
İyi gelmez mi hiç deniz havası
Bi göz oda bulur sokarız başımızı
Bide koyarız iki kadeh
Kafa nereye biz oraya…
Sözlerine bitiyorum. Tam benlik sözler. Beni benden alıyo çok hoşuma gidiyo =))

Dördüncü parçam; Petek Dinçöz – Yalanı Boşver. Bu şarkının sözleri bana eskilerden bir olayı hatırlatıyor. Aynısı diyebilirim. Bu şarkıya takılmamdaki sebep bu galiba =)) Tabi bunların yanında şarkının temposu da hareketli olunca bir yandan dinleyip diğer yandan oynuyorum. Tam stres ve geçmişi atmalık bir şarkı =))

Beşinci parçam; Ajda Pekkan & Eren Sandal – Sev Beni.  Enbe Orkestrası’nın başarısını bilmeyen yok artık. Her parçaları resmen hit olma yolunda ilerliyor. Bunlardan biride hareketli temposuyla bu şarkı. Ajda Pekkan’ın cilveli bir şekilde “sev beni yine, öp beni yine, tap bana yine delicesineee..” deyişi çok hoş =)) bence sizde indirin, dinleyin hatta müziğe kendinizi bırakıp dans edin. Şöyle alttan üstten kıvırma ve çalkalama şeklinde olsun ;)

Altıncı parçam; Toygar Işıklı – Sen Bilirsin. Toygar Işıklı dizi müzikleri derken bu işte bayağa bi ilerledi farkındaysanız. Güzel parçaları var. Özelliklede yeni albümündeki parçaları çok beğendim. “sen bilirsin” in yanında “ben hayatın mağlubuyum” da güzel parça. Biri ne kadar hareketli ise diğeri o kadar yavaş. Bu parçanın da,
Son gelince elden gelen koca bir hiçtir anlarsın
Yok yere beni nasıl kırdığın aklına gelir ağlarsın
Sen bilirsin
Gelme bitsin
Yol çok uzun demiştim
Ben ki hayata zor yetiştim
Sözleri çok hoşuma gidiyo =) çok gerçekçi… ben bu şarkıyı bağıra bağıra söylüyorum tam deşarj oluyorum =)) _tavsiye edilir_


Yedinci parçam; Deniz Seki – Suya Hapsettim. Deniz Seki ne kadar da uyuşturucu olaylarından dolayı gözümde değer kaybetse de bu albümündeki şarkılar harika. Özellikle de bu parçası… Albümden ayrıca “Aşk Müzikali” ve “Bugünlerde” parçalarını da dinlemenizi tavsiye ederim. Deniz Seki, o kadar çok medyanın gözü önünde yaşadı ki özel hayatını, bu albümü dinlerken ne anlattığını ya da yeri gelince kimi! anlattığını hemen fark edeceksiniz. Çok içten ve doğal bir albüm olmuş.



Sekizinci parçam, Hande Yener – Bi Gideni Mi Var? Duygusal ve yavaş bir parça. Yalnız bir şekilde otururken çok dinliyorum bu parçayı. Kütüphane, bölümün bahçesi…hiç fark etmiyor anlayacağınız. Gene geçmişi hatırlatan bir parça bu. En sevdiğim yeri ise,

Bi gideni mi var bu aşkın?
Bi küseni mi var da yoksa
Senin haberin yok
Ya da kederin yok
Hiç olmadı olmasın da zaten

Dokuzuncu parçam, Pinhani – Yitirmeden. Bu parçayla Kavak Yelleri’ni izlerken tanıştım. Dağhan hayranı olduğumu daha önceki yazılarımda belitmiştim. Şimdi sadece onun için diziye bakıyorum. İşte geçen haftalarda Efe, Aslı’ya bir sürpriz yaptı ve çok hoş bir şiir okudu. Fonda da bu şarkı vardı. Biraz araştırdım ve buldum. Bıkmadan usanmadan dinliyorum. Klibide çok güzel =) aslında bu parçayı dinlerken içimde hem aşk hem sevgi hem arkadaşlık hem de kaybettiklerimin bende oluşturduğu duygular birleşiyor. Bu yüzden bu şarkıyı hep yalnızlken dinliyorum. Genelde de gözlerim doluyo. Ağlıyorum biraz ve rahatlıyorum. Parçada en sevdiğim yer bir değil bu sefer.
Hepsi =)

Durup düşünmeye zamanın olur mu?
Yitirmeden anlamaz insan
Sevdiklerin yolun sonunda
Sarıl her fırsatında o insana,
Arkasından ağlayan olma
Geri getirmez çok ağlasan da
Durur, durur belki başucunda
Annen baban kendi çapında
Abin bile kırk yedi yaşında
Ömür, ömür sanki bi kara kutuymuş
Günü gelince herkesin açılmış
Ama sorarsan hep geç kalınmış
Güzel günlerimizin bittiğini sanma
Belki bir daha böylesi olmaz
Ama her bi gün güzel aslında
Yakın durmanın zor olduğu ortada
Uzak olmak her zaman en kolay
Ama en zoru yalnız olunca
Uyur… Uyur belki hep yanında
İlk sevgilin kendi solunda
Her hatıra asılı duvarında
Ömür… Ömür sanki bi kara kutuymuş
Günü gelince herkesin açılmış
Ama sorarsan hep geç kalınmış
Uyur… Uyur belki hep yanında
İlk sevgilin kendi solunda
Her hatıra asılı duvarında
Ömür… Ömür sanki bi kara kutuymuş
Günü gelince herkesin açılmış
Ama sorarsan hep geç kalınmış
Benim hayatımın biraz özeti gibi bu şarkı zaten…


Çok alakasız ama Müslüm Baba’nın yeni albümünü dinlediniz mi? Çok farklı olmuş =) Şu sıralar radyoda en çok “Sensiz Olmaz” parçasını çalıyorlar. Yavaş yavaş söylemiş. Güzel gitmiş bence ona. Ama Şebnem Ferah’ın “Sigara” parçasını söylemeseymiş olurmuş ;) Bir Şebnem sever olarak bende “Sigara” şarkısının yeri ayrı değil apayrıdır ve başkasından duymak istemem =)


NOT: Bunların çoğunu Radyo Moda sağolsun oradan dinliyorum. Bütün gün çalıyorlar. Ee bende bulmuşum tabi frekansı çevirmiyorum =))

7 Eylül 2009

Ciara ft Justin Timberlake - Love Sex Magic

Haberi okudum ve şok oldum diyebilirim.
RTÜK bütün işlerini bırakıp bu klibi nasıl yasakladı ya!

En sevdiğim kliplerden biriydi.
Neymiş efendim çocukların ahlakını bozarmış, şehvet duygusu uyandırıyormuş.
İyi de hangi küçük çocuk Numberone TV'yi izler ya da MTV'yi?!

Bu klip yasaklanana kadar yasaklanacak o kadar çok klip var ki! Hip Hop ya da bazı zenci rapçilerin o bacak ya da kucak danslarını görseler nolcak acaba?! Kanala kapatma cezaları verirler artık. Sinir oldum gerçekten tam sinir oldum. MTV'de seyrettiğim Tila programını sakın görmesin RTÜK. O zaman elimdeki tek kanalı da alır. İşte o zaman tam kızarım (Ayrıca böyle daha çok merak edildi klip. Her haber sitesinde "İşte o yasaklanan klip" diye veriyorlar.).


Bir de şu var ki tabi, izlemek isteyen gene netten bulur izler. Sonuçta kanallara uyarı vermekle bir şey olmuyor. Ayrıca klip yayınlanalı o kadar uzun zaman oldu ki bu yüzden RTÜK geç kaldı. Bu anlamda klibi doya doya seyrettim ve ahlakımda bozulmadı =))

Hande Yener'in klibini de böyle sansürlemişti. O marjinal klip heba olmuştu.

RTÜK böyle yaptıkça, iyice saçma sapan, 3-5 kamerayla çekilen ve arabesk kokan klipleri görmek zorunda kalıcaz. Klasikleşmiş kalıpların dışına çıkamıcaz.

Sanki hayatımızda öpüşen ya da sevişen insanları görmüyor gibi yapıp bunları yasaklamanın anlamını anlamıyorum. Bastırılmış duyguları sevmiyorum ve bu yasaklama bazı şeyleri bastırıyor bence yavaştan yavaştan.