Gün daha bitmedi
biliyorum ama yazı yazmak istiyorum.
Biraz içimi dökeyim
bakalım.
Beklediğim kişiler hala aramamışken beklemediğim kişilerin
hepsi aradı. En yakının olanlar zaten yakınındaysa, bendeki bu bencilce
düşünceler ne o zaman? Dünyaları dolaşan, özgür olan herkes yanımdaymış, öyle
diyorlar.
Konuşmalıymışım.
Söylemeliymişim.
Neden neden olmayan
bir şeyin üzerine gidiyim ki?
Bu gün şunu anladım; kimseye doğum gününü söyleme!
Söylemeyeceksin ve hatırlanmasını bekleyeceksin. Kendi halinde
kalabilirsin. Senin gösterdiğin sevginin gramını göremeyebilirsin. Üzüleceksin ve
ben, gün daha bitmeden bunu anladım. Her sevdiğim erkekten neden ayrıldığımı
kavradım. Doğum günümü önemsiyorum ben! Hem de çok önemsiyorum. Yılın bir
gününde özel hissetmek istiyorum. Bencilce ama istiyorum işte. Hediyeler istemiyorum.
Sadece aranmak istiyorum. Bana telefonumdan ulaşabilecek kişiler varken faceden
kutlamalarına gerçeği söylemek gerekirse sinir oluyorum. Telefonumdan ulaşamayacak
olanlar için bir şey demiyorum ama ulaşabilecekken faceden iki cümle?! Çok
tuhaf ama not aldım bunların hepsini. Ki ben arkadaşım dediğim insanlar için sürprizler
hazırladım, hediyeler aldım, hepsini şaşırttım ama sonuç? Günün sonunda insana
seni takmıyoruz, belki de saymıyoruz mesajı verdiler.
Çok teşekkür ediyorum
hem de hepsine!
Yıllarca yaşadığım insanlar, bunu bana yapanlar. Çok bozuldum,
çok kızdım. Bunu unutmamaya karar verdim. Ne sürpriz yaparım ne parti hazırlarım
ne de milleti toplarım. Benim koşuşturmamın birazını toplaşıp yapsalar
affedicem ama fark etmediler biliyorum. Bu hayatta politik olmak lazımmış. Sonra ben gider topluca arayalım, uykusundan uyandırıp şarkı söyleyelim bla bla!..
Aynı gün mü herkesin işi çıkar, aynı gün mü herkes kaybolur
ve aynı gün mü dersleri yoğundur bu insanların?! Evet, sitem ediyorum. Yazımı okuyan
herkes üzerine alınabilir.
Git ara Z.S.
Ayıp olmasın,
O senin kuzenin Z.S!
O senin akraban Z.S!
O senin arkadaşın Z.S!
O senin sevgilin Z.S!
Peki, ya bu Z.S için siz ne düşündünüz? O kadar kızdım ki
size, hepinizi toplayıp bir çuvala koymak ve ardından denize atmak istiyorum.
Akrabaymış, arkadaşmış ya da sevgiliymiş artık umurumda değil! İlişkilerdeki soğuk
tavrımı sorgulayanlar vardı. Tepki oluşturanlar. Her sene farklı bir doğum günü
yaşıyorum. Susuyor ve izliyorum. Bugün bölümden bir arkadaşım, neden doğum
günüm olduğunu söylemediğimi sordu. Söylemem. Artık ilkokulda değiliz ki. Face diye
bir şey var. Nasıl olsa oradaki uyarıyı göreceksin. İlkokuldaki doğum günü kutlamalarımı
özledim. Sınıfça sözde sürpriz yapardık. En uzun teneffüste sınıfça “Peki &
Gazoz” alır gelirdik. Herkes Pekisinin yarısını doğum günü çocuğuna verirdi. Ne
kadar masumca, ne kadar saf bir kutlama. Paramız ona yeterdi. O ikisini almak
lükstü ve o lüksümüzü paylaşırdık. Yarım pekiyimizle doymazdık ama gene de
paylaşırdık. Doğum günü çocuğu olarak da hepsini yiyemezdin zaten. Sende dağıtırdın
ve öyle geçerdi =) Güzeldi hem de çok güzeldi.
Öyle işte. Gün biterken ve akşam olurken tek istediğim
arabaya binip yollarda gezinmek.
Telefonumu da evde bırakayım.
Gece yarısı olunca
da faceden kutlayanlara cevap atıyım ve…