Başlığa “Gezi Parkı Direnişi” diyecektim ama bu direniş
artık her yerde devam ediyor. Sokaklar da, meydanlarda, İzmir’de, Adana’da,
Ankara’da, İstanbul’da ve yurdumun dört bir tarafında. Sınırlarını aştı hatta
yurtdışından bile duyuldu isteklerimiz, sesimiz.
Aslında tam merkezinde olup destek vermek gerekirdi ama
gidemedik. İzmir’den katıldık. Kendi gözlerimle gördüm biber gazına maruz
kalmış gençlerin kollarının ve bacaklarının kızardığını, maskelerin çokta işe
yaramadığını, gözlerinin yaşlarla dolu olduğunu, tek bir limonun kaç kişi
arasında paylaşıldığını ve bütün bu olayların ortasında centilmenliği
ellerinden bırakmayan erkeklerin olduğunu.
Her akşamda direnişe evlerden katılıyoruz. Saat 21:00 olunca
Tüm Türkiye olarak ayaklanıyor, tencerelerimizle, tavalarımızla onlar yoksa
alkışlarımızla ve sesimizle, sloganlarımızla destek çıkıyoruz.
#heryertaksimheryerdirenis
artık tarihe geçmiş bir söz, bir slogan!
Çapulcuda olduk
Ayyaşta.
Bölücü, Ateist, Sapık,
Azınlık…
Ne istersiniz başka?
Ne olalım? Anket düzenleyelim mi?
En güzeli ne biliyor musunuz?! Hangi partiye oy verdiğinin,
hangi takımı tuttuğunun, hangi semtte oturduğunun, hangi siyasi görüşü
benimsediğin, ne giydiğin, ne yediğin, ne de yaşadığın hayat standartlarının önemi
var burada. Herkes eşit, herkes aynı amaç için toplanmış.
İnsanlar sonunda isyan etti. Kimisi kısıtlanan özgürlükler
için, kimisi yıllardır başımızda olan yönetimden sıkıldığı AKP için, kimisi
doğa için, kimisi aşk için, kimisi RTE’nin patavatsız, politikadan anlamayan,
seviyesiz, kabadayı konuşmalarına kızdığı için, sanat için, çiçekler için,
böcekler için, çocuğu için, torunu için, kendi için, eşi için, sevgilisi için,
hayvanı için, hayvanlar için, barış için, polisin sert ve kontrolsüz saldırgan
müdahalelerine kızdığı için, her gün şehit olan askerlerimiz için,
askerlerimize ve ordumuza açılan davalar için, nedeni belli olmayan ve
sonucunun önceden alındığını düşündüğü davalar için, kararlar için, yıllarca
sanki bu ülkeye ihanet etmiş gibi cezalar alan sanatçılarımız için, ihanet edenlerin ise hala yaşadığını gördüğü için, bıçaklanıp
ölen ve hala katili bulunamayanlar için, adaletin halka gelince işlemediğini
ama yönetenlere gelince birkaç saatte işlendiğini görüp çıldıranlar için,
eğitim sisteminden sıkılan, parasızlıktan dolayı okuyamayanlar için, dini
sömürmek için kullananlara tepkisini ortaya koymak için…
Doldukça dolduk. Enerjimiz 10 yılda öyle bir patladı ki
şimdi RTE ister kulaklarını tıkayıp duymazdan gelsin ister o oy aldığım dediği
%50’lik kesimi evinde tutsun. Bu insanların, bizlerin istekleri var. Doktoru,
memuru, öğrencisi, sanatçısı, işsizi, emeklisi ve daha nicesinin ortak
istekleri. En başta özür dileseydi belki bu kadar uçlara kadar gidilmeyecekti. Ama
onun o dik kafalı, dediğim dedik şeklinde izlediği politika, Dünya’nın da bu
eylem sonucunda dikkatini çekti.
İsmet İNÖNÜ bir gün M. Kemal ATATÜRK’e sorar: “Kemal, sana
göre dünyanın en zor işi nedir?” ATATÜRK cevap verir: “TÜRK MİLLETİNİ ayağa
kaldırmaktır. En çok bu konuda zorlandım.” der. ATATÜRK, İnönü'ye “Şimdi bana
bundan daha zor bir şey var mı diye sor.” der. İnönü de sorar. Ve Atam da cevap
verir: “Harekete geçince bu milleti durdurmaktır.” der.
Milletini bu kadar iyi tanıyan bir önder sevilmez de,
sayılmaz da, minnet duyulmaz da napılır biri bana söylesin.
Yazımı daha yazarım da yazarım biliyorum. Cümlelerim çok ama
düşüncelerimin hepsini buraya yazmam, sığdırmam çok zor.
Son olarak SOSYAL
MEDYAYI SONUNA KADAR KULLANIN!
KORKMAYIN!
GÖRSEL BASIN YANDAŞ
OLUP SESSİZ KALDIKÇA BURALAR BİZİM.
BU ÜLKE BİZİM!
#direngezi #direnizmir #direnankara #direnistanbul #direnkugulu
#direnguvenpark #direngeziparkı #siddetidurdurun #occupygezi #direnturkiye #siddeteson
#siddetehayır #bubirsivildirenis
Sizinle birkaç video linkini paylaşacağım. İzleyelim.





