
Malum kış mevsimine adam akıllı girdiğimiz (Bence PAT diye
oldu) şu günlerde bizim ailede de kış hazırlığı başlamış bulunuyor. Benim için
kış demek buz gibi, donmuş halde eve girdiğimde bol tarçınlı (Olmazsa olmaz) salep
içmektir. Başka bir şey istemem. Dolu dolu insanı tokta tutan, tarçın ile kan
şekerinizi de düzene sokan bu içecek, benim için kış demek =) Hava soğudumu
alırım onları kutu kutu bir de sütü koyarım dolabıma. Sonra sabah akşam ne
zaman üşüsem içerim. Yazın limonatayla yaşayan ben, kışında saleple yaşarım o
derece seviyorum =))) Bunun yanında Doğadan’ın A,C,E vitaminli yeşil çayı ile Ginkgolu
yeşil çayını da bu listeme ekleyebilirim. Ayrıca hazır kış gelmişken yaz boyu
ördüğüm atkılarımı da takarım. Tabi olmazsa olmaz şapka koleksiyonuma da
yenilerini eklerim.
Annem için kış demek kalın giyinmek demekken (Kazak,
boyunluk, kaban, manto, eldiven, şapka ne varsa takar takıştırır.) babam için
kış demek bayağı uzun bir liste demek ;)
Babamın listesine gelin bakalım;
1 Numara: Tavuk ve tavuk suyuna çorbalar. Çok bereketli
yemek yapar babam =) Tavuğu haşlar onu sunar, suyuna çorbalar yapar. O çorbalar
ama öyle boş olmaz. İçine tavuk diter, tereyağı koyar bazen de erişte ekler. Olur
sana dopingli kış çorbası! Onu ye sonra yakmak için kaç saat koş, spor yap :D
2 Numara: Makarna ve bulgur pilavı. Favorimiz. Bizim akşam
soframızın olmazsa olmazları. Diyet yaptığım günlerde inadına bana yaptırırdı. Bende
kendimce yapardım hehee =)) Bi kere babamın mutfağıyla benim mutfağım farklı. Benim
mutfağımda ya yağsız yapılır o makarna yani sosla pişer ya da çok az yağ konur
(1 çay kaşığı kadarcık!). Babamınki öyle mi canım?! Bol soslu, bol yağlı yapar
o makarnasını. Ondan da benim karışmamı istemez.
3 Numara: Salatalar. İşte işin en can alıcı yerindeyiz. Ben yeşillikli,
bol limonlu severim ama babamın ekşiye alerjisi olduğu için limon koyamıyoruz. Koyarsak
sirke! Onu da ben sevmiyorum. Öyle olunca ayırıyoruz. Vee tabi salataya konan
yağ ile tuz. Babam bol yağ koyar, ben hiç ya da gene aynı 1 çay kaşığıcık. Tuz ise
hiç kullanmıyorum ama yook bizimkiler “Tuzsuz bu.” derler koyarda koyarlar. Böyle
durumlarda babamla gene ayrılıyoruz.
4 Numara: Ceviz, fındık, fıstık ve kuru üzüm. Hatırlıyorum da
ilkokula gittiğim yıllarda okul önlüğümün cebinde hep kuru üzüm olurdu =))) O
kadar çoktu ki derste yer, sıra arkadaşım Nermin’e de verir, ondan başkasına
sınıfın yarısını beslerdim yaa hahaaa :D Çok yerdik çookk =)) Sonra annem
önlükleri yıkarken ceplerimi kontrol etmediyse s*çtık! Yapış yapış olur o hadi
bakalım yersin azarı. Ama benim suçum yoktu ki. Babam gelir önlük cebine “Üşüme
kızım.” deyip koyardı. Her gün kona kona o cep davul olurdu =)) Ulen ne
manyaklık. Sınıfça “Ye babam ye mod” =) Bu yaşıma geldim babam hala aynı. Neyse
ki dar paça pantolon giyiyorum da bahaneyle “Yok baba sağol, yemicem.”
diyebiliyorum. Diyet yaptığım zamanda babam resmen karşıma geçip bir kocaman
kavanoz cevizi yiyordu #) Tabi karnınız açsa, otobüs beklerken daha da
acıktıysanız cebinizden çıkan kuru yemişler o kadar tatlı gelir ki. Bunu da es
geçmeyelim ;)
5 Numara: Bal, tahin & pekmez. Kilo aldırıcı bir besin
grubu daha. Allahım kavanoz kavanoz. Bıraksan eve depo yapacak “Yiyin yiyin.”
diye =))) O bal ne zaman alınır da ne zaman biter, yeni kavanoz ne zaman alınır
hiç anlayamadım! Ya evde akşam cini var ya da hepsini babam kendi yiyo hmm O.o Benim
ise şu hayatta dayanamadığım şeylerden biride tahin pekmez ama yedikçe de kilo
yapan bir şey bu! Sınanıyorum valla sınanıyorum. Sonra bahara girerken kiler,
mutfak temizliği yaparken “Bu kadar kavanoz nerden çıktı acaba?” diye sorar
Z.S. Nerden çıktı acaba alla allah çok ilginç?! :D
Bunların hepsi babamın Denizlili olmasından dolayı. Soğuk yerde
yaşaya yaşaya bu şekilde beslenmesi normal tabi.
Şimdilerde kış geldi
ya artık bizim ev bunlarla dolmaya başladı.
Dünkü kahvaltıdan
sonra bunu kesinkes anlamış bulunuyorum.
Hadi bakalım bu kışı da
kilo almadan geçir Z.S.
İyi Haftalar
xoxo




