evli mutlu çocuklu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
evli mutlu çocuklu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mart 2015

Akhisar Hikâyesinden Sonra Ne Oldu?


En son sizi Akhisar’da bırakmıştım. Sonrasında yani yazımı yazıp yayınladıktan sonra İzmirime, evime döndüm. “Ohh be!” dedim. İlk gün “Nolcam? Pozisyonum değişecek mi? Kesin son halini alacak mı?” diye düşünmekle geçti. Gün sonunda ne olacağım değil ama kiminle çalışacağım belliydi artık. Ardından iki hafta daha kesimhanede durduktan sonra üretime verildim. Üretimde etüt alıyor, bantlara bakıyor, sayılara ve yoğunluğa göre hatları dengeliyorum. Kalitede sorun olursa müdahale ediyor, yaptıklarımı ortak klasöre yüklüyorum.

İşim çok yoğun aslında. Her gün etüt al sonra onları temize çek derken bütün gün ayakta kalıyorum. Size bu yazıyı yazıyorum çünkü rahatsızlandım. Siz bu satırları okuduğunuz sırada yorgunluktan tansiyonum düşmüş bir vaziyette şekerli kahvemi içiyorumdur (ki ben şekerli nee kremalı hayatta içmem ama işte hasta olunca güzel güzel içiriyorlar.).

Bunun yanında cumartesi günü ilkokuldan sıra arkadaşım N. evleniyor. Düğününe bütün ilkokul olarak gideceğiz. Bunu öğrendikten sonra gene kıyafet arayışına girdim ve oylar sonucunda dar olan elbisem beğenildi. Zayıfım kabul. Sporda yapıyorum ama malum yıllar sonra millet birbirini görecek ya ölümüne diyete girdim. Ondan rahatsızlanmışta olabilirim tabi #)

Araya sıkıştıralım spora başladım çok iyi geldi. Kendimi dinç hissediyorum ayrıca bacaklarım incelmeye de başladı. Faydasını gözle görülür bir şekilde gördükten sonra size ayrıntıları yazacağım söz ;)

Bütün bunların yanında PİKO 1 yaşına girdi!!! Zaman su gibi akıp gidiyor. Elime ilk geldiğinde dört aylıktı. Şimdi 1 yaşını doldurdu bile heyt beee =)))

** 25 Mart malum doğum günüm. Ee zaman azalıyor. Bakalım üniversite bitti, millet ne yapacak?! Çok merak ediyorum. Arkadaşlarımdan benimle zaman geçirmek isteyen olabilir ama ben ne yapacağım hiç bilmiyorum. Çok fazla şaşaya gerek duymadan klasik dileğimi dileyeceğim gibime geliyor. “Huzur” istiyorum aslında en içten dileğim tek bu. O kadar çok şey yaşadım, gördüm ve dinledim ki inanın yoruldum. Şu son dört aydır yaşadıklarımı yazamıyorum bile. Toparlayamıyorum bir türlü aklımı, beynimi. İş hayatı iyi güzel ama ara ara üniversite hayatımı da özlemiyor değilim hani. Özel hayatım deseniz aldı başını bir oraya bir buraya savruluyor. Toparlayamıyorum. Kendime kızdıkça sinirimi kimseden çıkarmıyor ve işime odaklanıyorum. Hırsımla çalışıyorum. İşe geliyor, mesailere kalıyor ve spora gidiyor deşarj oluyorum. Bunların hepsi kimseyi kırmayayım, konuşmayayım diye çünkü yoruldum. Konuşmaktan değil aynı konuları konuşmaktan yoruldum. Konuştuktan sonra bir şeyler değişse konuşalım hatta sabahlayalım ama değişmiyor! Değişmedikçe de yoruluyorsun, tepkisizleşiyorsun. Halsizlik bedenini sardığında umutsuzluğa kapılıyorsun. Korkuyorum öyle olmaktan. Ondan kaçıyorum. Kimseye zararım olmadan uzaklaşıyorum.

Amaçlar edindim. Listeme yeni maddeler ekledim.
Yaşıyorum ya. Dik duruyorum.


xoxo

10 Ağustos 2010

SIKILDIIMMMM ...2



Bu ayın Sıkılma Konusu kesinlikle ve açık ara farkla "Demet Akalın - Önder Bekensir" çifti oldu.
Kendilerine bu başarılarından dolayı tebriklerimi yolluyorum.

Peki bu işi nasıl başardılar?

Ben konuyu inceledim ve işte o rapor.
Aslında ister istemez Türk magazin basınını ve ekranlarını doldurarak bu raporu yazmamda bana çok yardımcı oldular. Siz bile yazabilirsiniz.

İşte başlıyoruz;
İlk önce aynı evde yaşayıp, arkadaşız ayağına yattılar. Sonra evlendiler. 4 ay geçti geçmedi Demet Akalın bu sırada albüm çıkardı. Albüm tanıtımındaki transparan kıyafeti ve yeni imajından çok eşi Önder Bekensir ile kameralar karşında öpüşmesi konuşuldu. Ardından klibinde oynattı eşini. Aynı yıllar önce İbrahim Kutluay'a yaptığı gibi. Klibin adı ise "Evli, Mutlu, Çocuklu".

Sonra boşanma haberleri çıktı. İftiralar, mahkeme dilekçeleri... TVlere telefonla bağlandı Önder Bey ve sevdiğini, ayrılmak istemediğini söyledi. Eski eşi Önder Bey'e "Demet'e 4 ay bile çok dayandı." dedi. Sonrasında bi bot resimleri çıktı. O resimlerin üzerine de bir sürü yorum yapıldı. Adamın cinsel tercihi üzerine bile konuşuldu. Bütün bu konuşulanları Demet Akalın susturdu. İşler daha çok karışamaz derken çiftin "Evlilik Hayatı" adlı programı başladı Show TV de. İzledim mi? Evet, izledim. Bu işin arkasında ne var diye baktım. Bide gece yaşamım olduğu için izlemeye mecbur da kaldım. Bütün bölümleri izlemesem bile geneline baktığımda, bol eğlenceli bi Demet Akalın gördüm ve her daim konser, eğlence, bol bol öpüşme sahneleri. Ama program beklenen reytingi elde edememiş sanırsam ki yayından kalktı. Ben bu haber üzerine de "Kesin bi şey çıkacak bunun altından." dedim ve dediğim gibi de oldu. Hemen programda kavga görüntüleri verildi ve boşanma haberleri yeniden çıktı. Haberi okurken son dakika olarak boşandıkları haberini de okudum. Şimdiki son haber ise evlenmeden sevgili şeklinde yaşamaya karar verdikleri.
Konuşturmasınlar beni. Bas bayağa dost hayatı yaşıyorlar.

Resmen sıkıldım!

Aslında bana ne ya da bize ne! Ama işte bi şekilde TVden ya da gazetelerden ister istemez okuyoruz ve öğreniyoruz. "Beynimiz doluyo!" desem yeridir. Bu tür yazılar ve eski anılarımdaki saçma olayların hepsi bilinçaltımı etkiliyor. Bi tek benim değil aslında hepimizin. İşte ben bu ve bu tür olaylardan, kişilerden, bu kişilerin hayatlarından, ne yaşadıklarından, sulu sulu kamera görüntülerinden, onların programını eleştiren insanlardan bile SIKILDIM!!!

Şahsen bu kadar çok konuşulan programın nasıl reytingi düşük olur onuda anlamış değilim ve birkaç teorim var: kesin bunların boşanma düşünceleri vardı ama programın fiyatı iyi gelmiş olabilir ya da barışmak için programı kullandılar. Bir diğer teorim ise, kendi reklamları için biten ilişkinin reklamını yapıyorlar. Yoksa bitmeyen bir şeyi kim kameralarla herkese izletir? Bu nasıl  bir düşüncedir?

Aklımda kalmıştı şimdi yazdım, rahatladım.
Yanıtları bile saçma olan sorularla beynimize eziyet eden bu kişilerden SI-KIL-DIMMM!!!