Çok özür dilerim.
Blogumu çok boşladım.
Bu haftayı da sayarsak tam iki hafta oluyor tatilim biteli. Bandırma
oradan teyzemle anadolu anadolu Ankara’ya gidiş, orada bir hafta kalış ve teyze
yeğen gecelere akış vs. derken geçen hafta Pazar dönebildim İzmirime. Bide Ankara’da
günlük gülistanlık bir havayla bindiğim uçak, İzmir yakınlarına gelince hava
şartlarından dolayı (İzmir’de olmayanlar
için söyliyim hava nasıl yağmurluydu ve kapalıydı anlatamam. Kara bulutları
yardık.) uçağımız yukarı çıkmaya başladı. O çıktı ben yattım, o çıktı ben
yattım derken vücudum sonunda tepki verdi ve iner inmez hemen attım kendimi
uçaktan. Zaten ertesi günde bütün vücudum tutulmuş halde uyandım. Farkında olmadan
kasmışım kendimi #)
Okul açıldı dedim de tam olarak ilk haftadan açılmadı tabi. Atanmayan
hocalar, yoklama alıp bırakanlar ve gelip 10dk sonra hiçbir şey yapmadan
gidenler… Ben napıyorum? İşe gidip geliyorum. İlk hafta ful gittim fırsattan
istifade ;)
Asıl beni yoran ve
meşgul eden kısım bu oldu: İşe gitmek!
İşimi seviyorum. Koşturmayı seviyorum. Oradan oraya
koşturuyorum. İş yapmayınca uykum geliyor. Kendimce bir psikopatlığım var doğru
heheee =))) Dersler, boş günde işe gitmeler ve aralarda bekle derken günler
akşamlar bir türlü düzene sokamadım ama sokacağım bana birkaç gün verin.
Bütün bunların arasına bir de sporumu sıkıştırıyorum ki
gerçekten kendime şaşıyorum.
Dünde Naz’ın (Muhabbet Kuşum) tırnağını kesiyim dedim. Kestim
kestim artık son tırnağa gelince seninki sıkıldı ve çekti ayağını. O anda da
yakından kesmiş oldum tırnağı. Bu seferde başladı mı kanama! Allahım durduramıyorum.
Neler yaptım neler?! Batikonlar, traş balsamları (Evde bakımlı erkek olmasının
faydası heheee =)) ) ama yok durmadı durmadı. Bi de saat gece 22:30 gibiydi.
Eczane açık olsa gidicem alıcam bir şeyler. Sonunda internete girdim ve
okuduğum ilkyazı “Tırnak keserken oluşan kan kaybından kuşlar ölebilir.” Hobaaa!!!
Zaten kafesin her yeri kan olmuş, damla damla damlarken resmen hayvanı alıp
acile gidecektim o derece panik sardı mı benim etrafımı! Bir sonraki forumda da
“Kuşunuzu ters çevirip ayağını kaldırın.” diyordu. Hemen son çare yaptım ve işe
yaradı :D O anki bendeki sevinç, çılgınca atılan sevinç çığlığı… Ondan sonra
gene batikon ve bugün alamadım ama yarın alacağım bir ilaç buldum. Bu gibi
durumlarda hemen sürüyormuşsun ve pıhtılaşıyormuş. Bi de bir seferde dört
sonraki gün diğer dört parmağını kesicem. Çok üzüldüm gerçekten. Elimden de bir
şey gelmiyor. Kuzu kuzu bi tırnağına bakıyor bi bana balkıyor. O baktıkça ben
üzülüyorum derken ecel terleri döktüm. Şimdi mutluyuz. Kurtulacak =))
Şimdiii elimde yazılmış yazılar var: Ankara geceleri, ailenin
önemi, iş hayatım, okul ve kariyer günü hazırlıklarımı ve tabi barınak yazımın
son partını da yayınlıcam. Bunların hepsini yapıcam.
Evet, başaracağım!
İnanıyorum dostum! ;)
* Bu arada Perşembe günü sınıf arkadaşım Nazlı'nın nişanı var =))) Sınıf arkadaşım, proje arkadaşım, çok şey paylaştığım... Yavaş yavaş çevrem çiftleniyor diyorum da "Takmaaa" diye yazan mailler atıyorsunuz. Her nişan, nikah, düğün benim için forma girmek demek. Çünkü buna yoğunlaşmazsam vallaha depresyona gircem yalnız olmaktan #)
Kendinize şimdilik
iyi bakın.
xoxo








