30 Ocak 2013

En Son ...5

En Son Dinlediğim Albüm (30.01.2013)















Demet AKALIN - Giderli 16


En Son İzlediğim Film (30.01.2013)















Intouchables (Can Dostum)


En Son Okuduğum Kitap (30.01.2013)















French Oje & T.B. - Erkek Dedikodusu 2, Bu Gece Hiç Bitmesin!


En Son İzlediğim Kore Dizisi (30.01.2013)











Beethoven Virus - 베토벤 바이러스

28 Ocak 2013

Ehliyet Sınavı Olayımız …3

E.S.O. 1 ve E.S.O. 2 den sonra geldik son aşamaya.
Hey millet, artık benim de ehliyetim var =))

Bugün yarın arabanın kaskosuna adımı da yazdırdım mı ouvv kim tutar beni. Evde geçirdiğim sıkıcı günler hatta geçmek bilmeyen saatler sonunda anladım ki ben işkolik, çalışmayı seven biriyim yani öyle hiçbir şey yapmadan durabilen biri değilim. Evde dursam kesin spor yapıyorum (Enerjimi atmam lazım), sokağa çıksam uzun uzun yürüyorum. Sıkıntıdan neler yaptım neler ki yaptıklarımı size yazıp yayınlıcam ;)

Her neyse olayımız bu değil. Asıl olayımız ehliyetime sonunda kavuşmam =))

En son teorikte kaldık diye hatırlıyorum. O zaman direksiyon sınavımla olayımızı anlatmaya başlıyım. 19’unda sabahtan gittim sınav alanına. Sıramı bekliyorum, bir yandan da giren kalabalığı izliyorum. Ama nasıl yağmur yağıyor anlatamam. Giden yarım saat geçiyor hala gelmiyor falan derken sonunda sıram geldi ve bindim arabaya. Verdim kimliğimi “Merhaba” dedim (Amacım hani samimi olmak değildi. Sadece sürüşe iyi başlamaktı.). Komite “Başlayın.” dedi.

Başlıyım tamam da benden önce arabayı kullanan erkekler el frenine bildiğiniz abanmışlar!
İndiremiyorum!

Yanımdaki komiteye “İndiremiyorum.” dedim. Adam tip tip baktı suratıma ve el frenini tuttu “Gerçekten bu ne ya?” dedi. Kendisi bile zor indirdi ve biz böyle başladık kalkışa. Arabayı, adam el frenini indirmesine rağmen kaydırmadım (Kendimi her aklıma gelişinde kutluyorum çünkü millet bizim orada arabayı hep kaydırdı. Sıra bana gelince de “Acaba ben napcam?” dedim ve kaydırmayınca da mutlu oldum tabi.). İşte böyle çıktık yola. Ben sürüyorum, komitenin komutlarına uyuyorum derken bana manevra yapacağız dediler. Tamam, dedim ama manevra yapacağımız yer o kadar kalabalıktı ki beklenmezdi. Onlarda “Sür. İlerde yap.” dediler. Tamam, dedim ve onların dediği yere yanaştım ama dedikleri yer arabanın yarısını içeri alacak kadar büyük ve yol boyunca devam eden çukurlardan oluşuyordu. “Burada çukur var.” dedim. Adamda “Nolmuş?” dedi. “Arabaya zarar verebilir.” dedim (Burada belirtelim, arabanın başına bir şey gelirse sizden sonraki adaylar da etkileniyor.). “Bir şey olmaz. Manevra yap.” dediler ve hocama dönüp “Hep ezberletiyorsunuz ondan sonra böyle oluyor, yapamıyorlar” dedi. Sen misin bunu diyen! Hemen bende “Ezber falan yok. Tamam, yapıyorum.” dedim ve güzelce manevra yaptım. Bu sefer adam “Yanlış yerden döndün. Direğin duvara yakın olan yerinden döneceksin.” dedi. “Tamam, çıkıp bir daha yapayım.” dedim ve çıkıp yeniden yaptım. Bunu yaparken de “Oradaki çukur daha derin, ondan buradan döndüm.” dedim. Adamda “Amma taktın çukura ha!” dedi. Resmen sinir!! Dediğini yapıp o çukuru düşünmeden manevramı yaptım ve güzelce girdim. “Tamam, oldu mu?” dedim ve adamda “Tamam.” dedi. Ardından arabayı çalıştırdım ama bu seferde adam, ben tam kalkarken ayağıyla arabaya müdahale etti ve araç stop etti. Anladım adamın yaptığını ama bozuntuya vermedim ve direk kalkış yapıp yoluma çıktım. Adam dönüp bana “Çukura bizi sokmadan nasıl çıktınız?” dedi. “İşte ben böyle girer böylede çıkarım.” dedim. Komite o an şok ve sus pus oldu. Kimse benim dalıma basamaz efendim. Altı üstü komitesin yani ki ben şehir içinde de araba kullanmış biriyim. Buluyorlar beni yemin ediyorum. En sinirlisi, en kılı, en sorunlusu vb. Sınav alanına gelirken kuyruğa girdik (O kadar kalabalık ki sınav alanı, gidip görmek lazım. Anlatılmaz yaşanır.). Oradan da düzgünce geçtim ve sonunda aracı aldığım yere sinyalimi de verip girdim. Bir güzelde aracı durdurdum. “Şimdi napıyoruz?” dedim. “Arabadan iniyorsunuz.” dediler. “O zaman kimliğimi alabilir miyim?” dedim. Adamda “Buyurun.” dedi ve ben araçtan indim.

Sonra eve gelip oradan yazlığa gittim. Harika bir hafta sonu ve PURSAT ımla zaman geçirmek aklımdayken (Sonuçların bu kadar çabuk açıklanacağı aklımın ucundan geçmiyordu.) hoopp cep telefonuma gelen mesaj! Mesajda direksiyon sınavında başarılı olduğum yazıyordu. Hemen hocam aradı, o aramasa ben arayacaktım zaten ve birbirimizi kutladık. Komite kafadan 10 puanı herkesten kırıyormuş, nedeni de heyecanmış. Peh! Benden sakinini görmemişlerdir ya neyse.

Sonuçta geçtim mi geçtim. Önemli olan da buydu =))
Uff gene uzun upuzun olmuş. Ehliyet çıkarma olayımız bir sonraki yazıma kaldı iyi mi?! ;)

19 Ocak 2013

CEM YILMAZ – CM101MMXI FUNDAMENTALS

Cem YILMAZ, Türkiye’nin artık marka olmuş isimlerinden biri.
Gösterilerini sevende var sevmeyende ama şöyle bir gerçek var adam tam bir yetenek ve izleyicilerini nasıl etkileyeceğini biliyor.

Dün filmine gittim (Zor bilet bulduk. Önceden rezervasyon yaptırdık. Artık siz düşünün. Aklınızda olsun diye diyorum.). Güldüm hem de kahkaha atarak hatta çoğu yerde gözümden yaş geldi =)) Cem YILMAZ’a gidip de “Ben gülmedim.” diyen insanın kesinlikle sorunu vardır diyorum açık ve net! Birine gülmesen diğerine kesin gülmen gerek.

Film hakkında bir şey söylemicem. Sonuçta gösterisini izliyorsunuz. Aslında Cem YILMAZ çok zekice bir şey yaptı. Sonuçta gösterilerinin biletleri 2 ay önceden bitiyor. Giden var gidemeyen var ve en son DVD (Ne var?! Ben hala DVD arşivi yapıyorum =) ) sini alıp arşivlemek zorunda kalıyorduk. Ama böyle her kesime hitap edip onlara ulaşmış oldu. Hem kendi kazandı hem de seyirci. Yani alan memnun satan memnun durumu. 4 günde 600bin izleyici ve dün öğrendim ki milyonları bulmuş kişi sayısı.

Benden birkaç gözlem;

* Öncelikle sinema salonunda gülüyorsunuz yani öyle sessiz, “Hışt! Sessiz olun.” diye bir durum yok. Bütün salon gülmekten yarılıyor ve kahkahalar havada uçuşuyor.

* Benim oturduğum sıranın sağında abim ve bir çift vardı. Solumda ise ful erkek. Zaten salonda kadından çok erkek vardı. Önceleri solumdaki erkekler gülemedi (O sırada +18 espriler yapıyordu Cem). Bende bir yerden sonra kopunca artık onlarda rahatladı ve salon bir yerden sonra samimi mi oldu desem yoksa herkes rahatladı mı desem bilemedim =))

* Klasik Cem YILMAZ Gösterisi durumu olan çıktıktan sonra hiç bir şey hatırlamıyorsunuz =)

* Alakasız ama Cem YILMAZ yaşlanmış ya =(

* Tadı damağınızda kalacak bir gösteri sizi bekliyor.

* Tek hoşuma gitmeyen şey, adamın biri 8 (en fazla 9 dur ama fazla değildir.) yaşındaki kızını getirmiş. O kız için o espriler fazlaydı. Tabi burada suç, babasında ya neyse.

Özetle bu yağmurlu havalarda gidin, deşarj olun, bol bol gülün hatta ağlayın ve sakın su ya da mısır yemeyin valla gülerken bir kazaya neden olabilirsiniz. Böyle bir durum istemeyiz değil mi?! ;)

İyi Seyirler =))

17 Ocak 2013

En Son ...4

En Son Dinlediğim Albüm (17.01.2013)













PAPYON - İlk Ateş


En Son İzlediğim Film (17.01.2013)















Life of Pi (Pi'nin Yaşamı)

En Son Okuduğum Kitap (17.01.2013)














Christine BARD - Pantolonun Politik Tarihi (Une Histoire Politique Du Pantalon)

En Son İzlediğim Kore Dizisi (17.01.2013)















Princess' Man - 공주의 남자