15 Aralık 2012

Ehliyet Sınavı Olayımız …2


Dersler, kayıtlar bittikten sonra geldik sınav anına yani bugünüme ;)

Efenime söyliyim, sabah kalktım ve her normal insan gibi bindim otobüsüme, gittim sınava gireceğim okula. Ama oda ne? Her yer erkek kaynıyor! Erkeklerden korkan biri değilim de tipler korkunçtu doğrusu. Tespihli, eğri oturup doğru konuşalım şeklinde sürüsüne bereket adam vardı! Sonra kadınları sola, erkekleri sağa aldılar ve işte o an kadınları gördüm (Ouvv yeeaa çektim içimden =) ). Erkeklerle yarışacak kadar değillerse de çoktular yani. Üstümü aradılar, girdim falan buraları geçiyorum da millet de ki heyecanı görmeniz lazımdı. Sanırsanız koca koca kadınlar adamalar ÖSS (bunun adı değişti dimi #) Amann yaşıma verin. Böyle kalsın. Anladınız siz beni dostlar =) ) ye giriyor. Çocuklar annelerine destek veriyordu. Kocalar, eşlerini kapıda arama anına kadar ellerini tutup “Yaparsın.” diyorlardı. Hele kadınlar sırasının arasında eşinin yanında bekleyen adamlar yok mu?! İçlerinden bir öyle bi karısını tutmuştu ki sanırsın kadını kenara çekip taciz etcez. Ulen kadın kadına tek sıra ilerliyoruz. Ne olabilir ki?! Kim ne yapacak karını?! Valla kadın sınav stresimi mi yaşasın yoksa kocasının onu tutmasının verdiği sıkıntıyı mı, anlayamadım.

Bütün bu tuhaflıkların sonunda sınıfımı bulamadım. Çünküüü beni sınıfıma yönlendiren kadın salonumu yanlış biliyordu ve beni iki kere aynı yere yolladı. Koridora çıkıyorum başka koridora bakıcam hoop kadın “Hanımefendi sizin sınıfınız burada değil.” deyip beni ikinciye azarlarca konuşunca “Gidin kendiniz bakın o zaman o koridora. Ben üniversite öğrenciyim. Siz beni cahil biri sandınız herhalde!” dedim de sustu. Böyle bir insan olmama rağmen valla çıldırtıyorlar insanı. Sonra kendim sanki elimle koymuş gibi buldum sınıfımı da girdim sınıfa.

Anaa sınıftaki tek kadın bendim!
O dışarıdaki bütün tesbihliler benim sınıfıma girmişti.

Neyse yerimi buldum, oturdum bi güzelde yerleştim ve görevli geldi uzun uzun yüzüme bakmaya başladı. “Resimdeki benim.” deme ihtiyacı hissettim. “Ay pardon birine benzettim.” dedi ve gitti. Sonralarda o kadının hala uyuduğunu falan düşünüyorum çünkü sıra arkadan, benim olduğum yerden başlamasına rağmen inatla önden kitapçığı, optik cevap anahtarını dağıttı durdu. Hepsinde uyardım (zorunda kaldım desem daha doğru olur.). Hayır, anlamadığım millet nasıl bu kadar şuursuz olabiliyor. Önümde 5 adam oturuyor ve birine benim resmimin olduğu cevap kâğıdı geliyor ama (şuursuz valla şuursuz kimse kusura bakmasın) bu kadın kâğıdı demiyor. Heyecan falan değil bunun adı! Bildiğin cahillik, şuursuzluk! Sonunda her şeyime kavuştum ve tükenmez kalemimi çıkardım. İsmimi yazıp, imzamı attım. Kaçıncı şok bilmiyorum, sınav salonunda benden başka kimsede tükenmez kalem yokmuş! Buna o uyuyan bayan görevlide dahil!

Buradan bu yazıyı okuyan herkese sesleniyorum: Nolur burnunuz akıyorsa selpak mendilinizle sınava girin ve burnunuzu silin. Çekmeyin ya çekmeyin!!! Bir çeker kimse bir şey demez. Adam bekler ses çıkmıyor. Sonra bir daha çeker ve kimse bir şey demez ve üçte öyle bir çeker ki allahım öğürtü geldi. Hiçbir şeyden rahatsız olmam birinin burnunu çekmesi ve masada bacağını sallaması kadar!

Sonuç mu? Sonuçlar 5 Ocak da açıklanacak ve bende haftaya direksiyon derslerime başlayacağım.
Benden size (yazının da özeti olsun bu) bir tavsiye, o gün sakin olun.
Her türlü insanla karşılaşacaksınız, bunu bilin.
Kimseye güvenmeyin ve her türlü araç gerecinizi hazırda bulundurun.
Kolay gelsin =)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)