25 Mayıs 2014

LINE’dan ücretsiz internet!

Dünyanın önde gelen mobil platformu LINE, 50MB ücretsiz internet olanağı sağlayarak kullanıcılarının iletişim olanaklarını artırmalarına ve birbirleriyle dayanışmalarına katkıda bulunuyor.  Mesajlaşma, yüksek kalitede sesli ve görüntülü arama, sesli mesaj, fotoğraf ve lokasyon göndermeyi bir arada ve ücretsiz sunan LINE, kullanıcılarına 50 MB’lık interneti ücretsiz sunmakla kalmıyor, aynı zamanda  internet paketi kazananlara isterlerse bunu başkalarına hediye etme olanağı da yaratıyor.

Yalnızca LINE kullanıcılarına sunulan kampanyaya katılmak için çok basit ve eğlenceli bir yol bulunmuş:

Öncelikle telefonunuza LINE’ı indirmeniz gerekiyor: http://line.me/tr/download

1) Etkinlik haftası olan 26 Mayıs - 1 Haziran tarihleri arasında LINE arkadaşlarınıza en az 3 farklı günde mesaj, sticker ya da fotoğraf gönderin.

2) Mesaj gönderdiğiniz her gün için 1 puan kazanacaksınız.


3) 3 puanı topladığınızda, ücretsiz 50 MB internet sizin olacak!


Gerekli puana ulaştıktan sonra LINE Türkiye resmi hesabı tarafından iki hafta içerisinde bilgi mesajı alacaksınız. Mesajda belirtilen alana internet paketinin yüklenmesini istediğiniz telefon numarasını girmeniz yeterli. İnternet paketi giriş yaptığınız anda geçerli olacak ve 24 saat boyunca kullanılabilecek. Bilgi mesajının size ulaşabilmesi için LINE Türkiye resmi hesabını arkadaşınız olarak eklediğinize emin olun. Bunun için; LINE’ın ana menüsünde yer alan Diğer/Daha Fazlası > Resmi Hesaplar bölümünü kullanabilirsiniz.


50 MB’lık internet paketi, Turkcell abonesi numaralar tarafından kullanılabiliyor.  “Ama benim hattım Turkcell değil” diyorsanız üzülmeyin, bilgi mesajıyla birlikte gelen formu doldururken arkadaşlarınız ya da sevdiklerinizin numarasını girerek kazandığınız internet paketini onlara hediye edebilirsiniz.


Ücretsiz internet paketinize hemen sahip olmak için LINE yükleyin! http://line.me/tr/download

Bir boomads advertorial içeriğidir.

20 Mayıs 2014

Tut Ve Çek Kurtar Beni!


Ne istiyorum biliyor musun?!
Bir tutam huzur, sevgi, şefkat, mutluluk, güven.

Beni bütün bu çirkin adamlardan kurtaracak o kişiyi istiyorum.
Centilmence beni düşünsün ve kurtarsın bütün bunlardan.
Çirkin iltifatlardan, tekliflerden, sinsice yaklaşıp arkadaş ayağıyla içime sinenlerden, sızanlardan kurtarsın beni.
Bütün bu yorgunluğumu anlasın.
Beni ben olduğum için sevsin.
Beni inzivadan çıkarsın.
Onunlayken mutlu olayım ve yüzümdeki gülümsemenin sebebi sadece onu düşünmem olsun.
Çok mu şey istiyorum?!

Bu geceki sarhoş ben değilim ama sarhoş halim gibi cesaretliyim.
Gece yarısı demeden arasam ve “Sen söyleyemiyorsun o zaman ben söyliyim.” desem.
İnan ki bunu bu gece diyebilirim!

Diyeceğim kişi beni bu hayattan tutup çeksin ve bambaşka bir hayat sunsun.
xoxo

Hi, ex-boyfriend!



Kim derdi ki adamın benden ayrıldıktan sonra dansçı olacağını hem de latin dansçısı olacağını?!

Kimden mi bahsediyorum tabi ki de bu bu ve buradaki velet sevgilimden. Ayrıl barış ayrıl barış. Fırtınalı bir ilişkiden kaç kurtul sonra gene barış ve en son sen terk et sonra o seni unutamasın ve yüzsüzce yanıma gelip saçma sapan sözler söyleyip sarhoş kafasıyla sözde beni rezil ederken kendisini rezil etsin. Şimdi velet diyorum ama o zaman seviyordum işte. Aşkın gözü kör mü dersin yoksa saplantılı ilişkilerin kadını olduğumu mu yoksa acıdan zevk aldığımı mı yoksa “Hepsi seçeneği varsa ben onu işaretlemek istiyorum.” mu dersin? Sen istediğini seç ama ben hepsini seçeceğim galiba. Kendime acı çektirmekten, sanki dünyada bir tek o var ve ben bunu sonunda anlamış gibi davranıyor ve kurtulana kadar damar damar üstüne yaşıyorum. Telefonumu kapatmıyorum. Konuşuyorum, saçmalıyorum. Önemsenmeyi istemek de denmez buna. Ne olduğunu bilsem bu kadar dibine kadar batmazdım.

Sevgiliyken anladığım bir şey daha;
“Birini aldatırsanız sonunda sizde aldattığınızdan aldatılırsınız.”

Karışık işlerin içine kendimi soktuktan sonra kurtulmak için neler yapmadım ki. İç dünyama döndüm ve Antalya’daki sempozyum dahil kendimi işlerime adadım. Ondan buralarda yoktum ki size bunu uzun uzun yazacağım.

Bizim velete dönersek, ayrıldıktan sonra üzerimden kocaman bir yük kalkmış gibi oldu.
Peki, bütün sosyal ağlardan beni silen bu adam hakkında nasıl mı bilgim oldu?

Hikâyemiz bu sefer benim en yakın arkadaşıma dayanıyor. Malum mezuniyetimiz yaklaşıyor.

Bir yıl önceden mezun olan arkadaşlarım evlendiler desem!!!
Şimdilerde ise kız isteme olayları bayağa popüler desem!
Ne dersiniz?!

İşte gene böyle bir durumda kız arkadaşım sevgilisiyle dans kursuna gitmek istediğini anlatıyordu. Düğünde dans edeceklermiş falan filan. Sevgilisi “Sen gez beğen. Ben gelirim hayatım. Sana güveniyorum.” demiş ve tırıs tırıs kaçmış, topu bizim kıza atmış. Şimdiden buraya yazıyorum bunların evlilikleri de böyle gitcek yani oğlan kıza bırakacak bütün sorumlulukları yükleri yani her şeyi. Yıllar içinde bizimki ezilip büzülmesinde. Yazık olur vallaha.

Ha dur konuya geri dönelim bi dakka nerde kalmıştık ha dans kursunda! İşte böyle bizimki gezmiş tozmuş fiyat almış bakmış derken bir yer gösterdi, broşürleri serdi önüme bakıyorum bende ve ANA!!!! Onun adı evet evet onun adı! Ex-boyfriend hayatımın 6 ayının içine eden o isim! Şok oldum ama çaktırmadım (Arkadaşımın yüzüne bakıp nasıl çaktırmadım bilemiyorum. Bu rol işinde iyice ilerledim sanırsam. Helal olsun bana.).

“B., ya bu hocanın yaşı kaç acaba? Çok farklı bir ismi varmış.” dedim sanki umursamıyormuş gibi. Bizimki de hemen atlayıp “dimi ya! Aynen, genç. Bizden 2 yaş küçük ama kaslı güçlü. Senden benden büyük gösteriyor ama boyu kısa. Oda dansta avantaj diyorlar. Sence?” dedi. Oha dedim ya bu kadarda olmaz. Bir soruya verilen cevaba bak sen! Sanırsın yıllarca bu soruyu ve bu cevabı biriktirmiş bizimkisi içinde. “Aa öyle mi, bilmem olabilir.” dedim sonrasındaki olayla şokun etkisi tsunami gibi oldu.

“Dur sana fotoğrafını göstereyim. Sanırsam bu kursa gitcem.” dedi ve evet oydu!
Lanet olsun ki oydu!
Canlı kanlı, o tuhaf saçlarıyla ve dapdar kıyafetlerin içindeki VELET ti!!!

Ey allahım dedim nerden çıktı bu çocuk şimdi karşıma. Hani Antalya’ya gidecektin sen? Hani etrafımda olmayacaktın? Yakınımda değil aynı şehirde bile bulanamayacak kadar sinir etmiştim seni. O son özlü sözlerinden birini söyleyip defolmamış mıydın hayatımdan?!

Umursamıyorum. Kim ne yaparsa yapsın. Düğün gününde gidip dans eder, yalnızlar masasına oturur (O zamana kadar sevgilim hala olmazsa) ve arkadaşlarımla eğlenirim. Aa dur aklıma geldi ben bizimkine mesaj atayım da sakın dans hocasını falan çağırmaya kalkmasın beni de sinir etmesin.

Şimdilik sakinleşme aşamasındayım.
Ben artık bu şekilde yaşamaya alıştım. Bu benim ve bu da benim hayatım.
Dünya "Küçük". Özellikle de benim için.
xoxo