22 Haziran 2015

Pazartesi Sendromu


Sabah uyanamamak ve işe gelmek zorunda olmak off!

İlk kez bu kadar salak gibiyim. Sabah panjurun arasından odama vuran gün ışığı, hafif serin hava, biraz daha uyuma isteği doğuran durum. Kalktım, giyindim ve servise bindim. Servise biner binmez de uyumaya devam etmişim. “-meşim.” diyorum çünkü o anları hatırlamıyorum, deliksiz uyumuşum. Gün nasıl geçti onu da hatırlamıyorum. Hala geçmedi!

Saat, iş çıkışına gelse de ben günü yaşayamadım. İçtiğim kahveler, yediğim yemekler benim uykumu açmaya yetmedi. Şimdi de spora gitmem gerek. Spor hocam bugün başka bir hoca olduğu için rahatım. Spordan sonra daha bir enerjik oluyorum. Adrenalin dolayısıyla galiba.

Karnım aç değil. Sadece uyumak istiyorum. Belki iş çıkışı uyurum biraz.

Yaz sezonu İzmir’e çoktan geldi. Deniz soğuk ama olsun biz giriyoruz. Arkadaşlarla geçen eğlenceli ve bir o kadar da hızlı hafta sonundan sonra bu yaşadığım yorgunluğa şaşmamalı aslında.

Ayy başım!

İç suyu, iç suyu ve ayılmaya çalış Z.S.!
Bir gece önce alkol alırsın ve ertesi günün böyle manyak gibi geçer ya aynen öyleyim.
Alkol alsam gam yemicem ama bedenen yıkılıyorum.

Siz siz olun bu kadar ordan oraya koşturmayın!

xoxo

17 Haziran 2015

OHA!


Oha o hisse kapıldım şu an!

Teker teker üniversiteden arkadaşlarım, çocukluk arkadaşlarım ve şimdi de iş arkadaşlarım nişanlanmaya başladı. Hatta evlenenler bile var. Bu kadar sık olması bende şok etkisi yarattı doğal olarak. Geçen sene evlenenler bu yıl hamile.

O zaman, o kara hissi hissetmemin zamanı gelmiş.
Hissettim.
Yüzümde bir yanma oluyor. Şimdi saç diplerim de yanıyor.
Kulakların o muhabbetleri dinliyor.

Anı yaşıyorsun ama o an kendini düşünüyorsun. Millet dinlemediğini anlamasın diye hafif hafif sırıtıyor ve tebrik ediyorsun.

Hissettim. Şu an evlenemeyeceğimi hissettim. O kişi orada bir yerde ama bana gelmiyor.

“Anı yaşa Z.S.”
O özgür kız değil miydin sen?!
Hani bir sırt çantasıyla her yeri gezen. Kim ne derse desin gene de bildiğini okuyan o dik kafalı koç burcu kadını değil miydin peki?

Asi, serseri ruhum şimdilerde kafayı buna taktı. Yalnızlıktan hem korkuyorum hem de korkmuyorum. İnsan zaman geçtikçe düşünmeye başlıyor. Acaba benim çocuğum olsa nasıl olur? Olmalı mı? Ne zaman olur? Kimden olur? Güzel mi yoksa yakışıklı mı olur? Bakabilir miyim? Ona benim yaşadığım gibi güzel bir hayat sunabilir miyim? Ona yetebilir miyim? Pişman olur muyum? Sorular sorular. Aklımda deli sorular modundayım. İşlere odaklanırken bir anda yalnız kalıyorum. Gece araba kullanırken şehrin ışıklarını görüyorum. Hem hüzünleniyor hem de orada hayatın devam ettiğini hissettikçe mutlu oluyorum. Bir evim olduğu, ailem olduğu, sevenim olduğunu düşünüyor, biliyor ve içimde o ateşi hissediyor ve iyi ki burada yaşıyorum diyorum.

Kafamda planlar var. Yakın zaman ve uzak planlar. Yakın olarak 5 Temmuz’da gideceğim Karadeniz Turu yaklaştıkça heyecanlanıyorum. İşler güçler derken iznimi tasarruflu kullanmak zorundayım. Uzun planlar yaptım.

Şimdi işlerime dönüyorum. Artık sesim daha çok çıkıyor. Saygımın, eziklik olarak algılanmasına üzüldükten sonra bende dişimi çıkarmıştım şimdi de pençelerimi.


xoxo

2 Haziran 2015

Hayvan Sevgisi “Kedicikler Minikler”

İş yerindeki minik kediciği daha doğrusu kedicikleri sahiplendim. Annelerini zaten sahiplenmiştim de yavrular şimdi bana bonus oldu J

Aslında iki tane yavru kedimiz vardı. Kışın onlara bakıyordum. PİKO’nun yemediği kuru mamaları getirip onlara veriyordum. Daha sonra İstanbul – Akhisar derken bir geldim ki benimkiler büyümüş ve şimdi bir tanesi iki tane daha doğurmuş ve gitmiş. Yani eskiler büyüdü gitti, elimizde siyah beyaz ve beyaz gri iki yavru kedi kaldı. Anneleri yok (Solda fotoğrafını gördüğünüz anneleri oluyor.).






En fazla iki aylık olan bu kediciklere gene PİKO’nun yemediği kuru mamaları getiriyorum (Sağdaki fotoğrafta yavrulardan birini görüyorsunuz. Bu cin olan hehee.).

Bizimkinin burnuna koymadığı mamaları valla tek seferde yiyorlar. Haspama en kaliteli mamaları alıp paralar döktüğüm için bekledikçe bozulacağına işe yarasın bari.

Bu hafta onları güzelce besleyip göbiş yaptıracağım. Kuru, kemikleri sayılacak yavruların o kadar zayıflar açlıktan. İyice doyup oyun ve yatış hallerini alana kadar yedir Z.S. heheee :)

Sonuç olarak;

* İş stresi,
* Aile stresi,
* Para sıkıntısı,
* Kilo verme çabası, sporu,
* Arkadaş kaprisi,

Şehir gürültüsü derken cumartesi kaçtım yazlığa gittim. Ohh iyi geldi. Bahçede gülleri kestim, verandayı temizledim. Kitap okudum, denize girdim. Bugün Salı hatta Haziran’ın 2’si! Ne zaman 2015’e girdik ve ne zaman yılı yarıladık anlamadım ben.

İçinizdeki hayvan sevgisinin eksik olmadığı, havanın ısınmasıyla artan mutluluğun daha çok arttığı güzel bir yaz diliyorum.


xoxo