bora kozanoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bora kozanoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Temmuz 2013

Bumerang Deneyim Günü …2


Nerde kalmıştım hmm hatırladım bekliyordum ;)

Beklerken sıkıntıdan annemi aradım oda konuşmadı kapattı. Arkadaşımı aradım uykusundan uyandırdım ve sonunda Ahmet Bey’i aradım =)) Bir yandan da meydana bakıyorum. Karşı heykelde üç kız, ilerde iki oğlan ve ben derken iki kız daha geldi. Kesin hepimiz bloggerız da çaktırmıyoruz dedim =)) İlk olarak wantthefashion ve kendimyapdiydim ile tanıştım. Ardından egedentarifler zerrun la derken ekür baya bi toplandı ve biz, üç turuncu bir siyah Renault Capturlarımızın yanında muhabbete başladık. Sabah yorgunluğu üstüme çöktükçe işin gerçeği mayışmaya başlamıştım.

O gün hangi bloggerlar vardı merak ediyorsanız buyurunuz ;)

Araçlara geçişte Zerrun’un turuncuyu seçmesi benimde aklımın turuncada kalması sonucunda hemen ona koştuk. Yetmedi gittim bir de en öne oturdum. Şoförümüz Ömer sağolsun aracı kurcalamama da kızmadı (THNX THNX =) ). Huyum kurusun gitmeden önce araç hakkında o kadar çok şey araştırmıştım ki fiyatı, aksamları, ekstraları ve devamı. Sor sor bana sor dostum ;)

Çeşme otobanında konvoy halinde yola çıkışımız, birbirimizi tanımaya başlamamız ve iki araç yan yana gelince birbirimize bakışlar atmamız, fotoğraflar çekmemiz gezinin eğlenceli geçeceğinin habercisiydi.

Maalesef ben fotoğraf çekmedim. Daha çok anı yaşadım. Diğer bloggerları tanıdım, etrafı izledim, dinledim, baktım.

Bu nedenle sitede kullandığım fotoğraflar wantthefashion zerrun BumerangNet ten alıntıdır.

Sonunda Bora KOZANOĞLU’nun sörf okuluna geldik. Hadi itiraf edelim kızlar olarak (Bende dâhil) Bora KOZANOĞLU’nu merak ediyorduk. Uzun olduğunu biliyordum da yanında yavru gibi kalacağımı hiç düşünmemiştim #) Annesi Sinem Hanım ile babası Celal Bey’in sıcak tavırları, Sinem Hanımın bize çay ikram etmesi ve Bora Kozanoğlu’nun sörf tahtasına çıkış, duruş gibi temel bilgileri vermesi güzeldi. Ben olayı izleyip bir yandan da çayımı yudumluyordum. Anı yaşamak buydu benim için. Keyif almak ;)

Ardından geldik suya girmeyeeee hohoo. Zerrun wantthefashion ve ben üçlü grup olduk ve Hocamızda Hasan Hoca oldu. Bence iyi bir grup olmuştuk. Enerjimiz tutmuştu. Hattan Zerrun ile son bir deneme bile yaptık. Günün sonunda rüzgâr sörfünü sevdiğimi anladım. Birazda yetenekliyim galiba hehee =)) Bunun için grup arkadaşlarım zerrun wantthefashion ve Hasan Hocama teşekkür ederim.


Neler öğrendim;

* Sudan korkmamayı
* Sörf tahtasına çıkmayı
* Kolların her koşulda paralel tutmak gerektiğini
* Kol ve göğüs kası gerektiğini
* Denizi sevmeyi
* Soğuğa alışmayı
* Sabırlı olmayı
* Rüzgârı arkama almam gerektiğini
* Hocamı dinlemeyi
* Eğlenmeyi bilmeyi

Ayrıca o gün Bora KOZANOĞLU’nun doğum günüymüş!

İyi ki Doğdun Bora KOZANOĞLU =))

Gün biter ve sonuç; keyifli saatler, bol spor, deniz, yeni arkadaşlıklar, harika bir kumru ve Bora KOZANOĞLU! :))

#BumerangDeneyimGunleri

Daha ne olsun ya daha ne olsun.

Bu güzel gün için
Bumerang Ekibinden bizimle iletişime geçen ve gün boyu bizimle olan Hilal Hanım ile Ahmet Bey'e,
Bizi kabul eden Bora KOZANOĞLU ve ailesine,
Sörf hocam Hasan PERÇİN'e
Teşekkür Ederim. 

xoxo

Bumerang Deneyim Günü …1


Geçen hafta tam leyleği havada gördüm. Bir sırt çantasıyla oradan oraya yol aldım durdum. Geçen hafta annemler işten izin alıp yazlığa gitmiş, bizde abi kardeş evde yalnız kalmıştık. Zaten ben işten çık eve gel, yemek ye derken genelde sızıyordum. Salı günü ise dışarı çıkmış gene eve geç dönerek sınırlarımı zorlamıştım.

Perşembe günü işte yoğun olduğum hatta paketlemeye yardım ettiğim sıralarda telefonum çaldı hem de uzun uzuunnn. Önce çok takmadım ama bu aralar vizeydi, belgeydi derken o kadar çok aranıyorum ki herhalde önemli değip açtım. Ama gürültüden bir şey anlamıyordum ki. Ahmet Bey’den izin isteyip sessiz bir yer buldum ve konuşmaya başladık. Bana Bumerang Deneyim Gününden, Alaçatı’dan, rüzgâr sörfünden ve tabi Bora KOZANOĞLU’ndan bahsetmeye başladı.  İş yorgunu afalladım, anlayamadım derken “Sizde katılmak ister misiniz?” Sorusuyla kendime geldim. “İyide ben yarışmaya katılmamıştım.” dedim. Onlarda bana davetli olarak yazılarımı beğendiklerini ve bu şekilde katılabileceğimi söylediler.

Nasıl sevindim anlatamam =))

İşin aslı yarışmaya katılmak istemiş ama iş yorgunluğundan yazı yazacak zaman bulamamıştım. Kabul ettikten sonra odadan çıkışım ve işletmeye bir koşuşum vardı ki görmeliydiniz =) En son böyle vizemi aldığımda sevinmiştim ;) Bu gazla bütün işleri yaptım, bitirdim. Enerji patlaması yaşadım hahaa =))

Cuma abim işten çıkıp annemlerin yanına yazlığa gitmişti. Bende o gün işe sırt çantamı alıp gelmiş ve iş çıkışı İzban - Otobüs (1 saat 15dk) yapacaktım. Son duraktan da annemler beni alacaktı. İyi güzel çıktım işten, bindim izbana. Sonra otobüse bincem ana otobüste “SERVİS DIŞI” yazıyor! Allah dedim yolculuk nasıl başladı?! Şoförde bir yandan binin binin yok bir şey diyordu. Baktım millet biniyo bende bindim. Binmemle arabanın 5 defa stop etmesi, garip sesler çıkarması ve titremesi bir oldu. Millet kelime-i şehadet getirmeye, korkmaya başladı. İncez inemiyoz da şoför oturun diye baskı yapıyo! Hayatımda şoför baskısı da gördüm ya artık gözüm açık gitmem #) Neyse efenim biz zarda zorda olsa yola çıktık ve işte o bitmeyen virajlar, bitmeyen duraklar başlamış oldu. Tek tesellim yarın Bumerang Deneyim Gününe gidecek olmamdı. Derken son durağa geldik. Otobüsten bir ben indim birde yakışıklı! O bana bakıyo ben ona, annemler ortada yok.

Boş yol boş durak!

Annemleri arıyorum telefonları meşgul! Başladı mı bende bir tırsma hali derken bir araba gözümü alırcasına yanaştı. Annemler sandım ama değilmiş yakışıklıyı almaya gelmiş. Çocuk arabaya bindi ve içinden “Ömür Beldesi’ne mi gideceksiniz?” diye soran yakışıklının kafası göründü.

Hazır olun benden çıkan cevap: Evet gidiyorum!

Bunu dedim ve “Sizi bırakalım.” teklifine “Annemler beni alacaktı ama ulaşamıyorum.” cevabından sonra her kibar kızın vereceği tepkiyle zahmet olmasın değip araca bindim! Yolu yarılamışken anneme sonunda ulaştım ve annemin “Nerdesin şimdi?” sorusuna yakışıklının babasına “Eğilip kimsiniz, isminizi öğrenebilir miyim?” dedim (Bunu şimdi mi soruyorsun hem de arabaya bindikten sonra diyebilirsiniz haklısınız. Adrenalin bana yaramıyor bazen. Bide anneme adamı tarif etsem annem nasıl bilecekse artık.). Veee Bey amca bizim oradaki en bilinen sitenin başkanı çıktı! Bula bula başkanı, oğlunu ve arabasını bulmuş, binmiş eve gidiyordum. Yarı yolda annemler bize yetişti ve ben araçtan indim. İnene kadar isimlerini, evlerini, yaşlarını çoktan öğrenmiş benim bilgileri de vermiştim. Eve gel, sarıl, otur bir haftayı anneme 30bin kelimeyle anlat derken çok geç olmadan yattım ve sabah 5:30’da kalktım. Neden çünkü İzmir Cumhuriyet Meydanı’nda sabah 10:00’da Bloggerlar olarak buluşcaktık. Gene son durak oradan otobüs - izban ve 09:30’da İzmirdeydim.

Nefis bir espressodan sonra başladım beklemeye…