16 Kasım 2009

SIKILDIIMMMM....!!!



şu ingilizce hazırlıktaki Reading dersinden,
dersi veren hocadan,
Müjde Ar'ın saçma sapan açıklamalarından,
Hadise'yi her yerde görmekten-özelliklede poposunu-,
kampüsteki tiki gençlikten,
yolda yürürken sanki seni tanıcak gibi bakan bi grup insandan,
şapkalarıma laf edenlerden,
saçma sapan şarkı dünyasından ve gereksiz kliplerden,
Zerrin Özer'in yıllardır süre gelen "bana biri tecavüz etti ama ismini söylemem" demesinden ve bunu bi kaç yılda bir yeniden gündeme getirmesinden,
diyetle kilo vermesini ballandıra ballandıra anlatmasından-ki kilo vermek önemli ama onu koruyabilmek asıl önemli olan şey bence-
Aşk-ı Memnu dizisinin iyice uzamasından-ki bu dönem bitiyomuş-
Yaprak Dökümü'nün ise her bölümde daha da dramatik hale gelmesinden.-buda haziranda biticekti ama yeniyıl dendi.şimdi yeniden haziran ayı deniyo bakıcaz-
durmadan diziler yayınlanıyo ve yayından kaldırıyo. bu durumdan,
"dizi Atv'de izlenir" sloganından -kesinlikle yalan!!!NEFES ve AİLE SAADETİ, ELVEDA RUMELİ dizilerini kaldırdı [SON DAKİKA: Canım Ailem'de kalkıcakmış]-
msn.com.tr deki durmadan çıkan seks haberlerinden,
mail kutuma dolan reklamlardan,
terlik giyme işkencesinden,
herşeyi bildiğini sanıp aslında hiç bişey bilmeyen insan grubundan,
1 yaş büyük olduğunu bilen kişilerin size ablaymış gibi davranmasından,
"seni dışlıyoruz -dıışş" gibi saçma sapan bi espiriyi hergün duymaktan,
farklı olmak adına aval aval dolananlardan,


ÇooooooooooOOOoooKKKkkkkk  Sıkıldım...

10 Kasım 2009

10 Kasım

Sabah 8:20
Sabah sabah derse ön hazırlık.
Evet bugün 10 Kasım.
Bugün yataktan farklı bir duyguyla uyandım. İçimdeki burukluk her sabah yaptığım rutin işlere de yansıdı. Belki durumumu değiştirir diye radyoyu açtım ama oda neşemi ve durumumu değiştirmedi. Best Fm'de ki Cem Arslan'ı dinledim. O'da okumaz mı "Elif'in Kağnısı"nı... En sevdiğim, bir o kadar da hüzünlendiğim bir şiirdir (çok da güzel okudu zaten). En sıkıcı ve en iç karartıcı şekilde çıktım evden. Suratım asıktı biraz.

Saat 8:30
Hoca derse girdi.
Yarım saat sonra herkes dışarı çıkar ve saygı duruşu ile beraber İstiklal Marşı okunur.

Saat 8:50
Evet dışarıdayız. Bütün kampüs toplandık ve konumumuzu alıyoruz.

Saat 9:05
Sirenler çalınıyor ve o an geliyor.
Herkes dim dik saygı duruşuna geçiyor ve ardından İstiklal Marşı okunuyor.
Sadece kampüs içinden gelmiyor bu sesler. Bütün İzmir'de yankılanıyo.

Saat 13:00
Gündoğdu Meydanı'nda başlayacak ve Kordon'da yürüyerek bitirilecek olan "Ata'ya Saygı Yürüyüşü" ne yetişmeye çalışıyoruz.
Her yerde Al Bayraklar var, İzmir'im işte ya. Hiç şüphem yoktu. Beklediğim görüntüyü gördüm burada. Her yaştan kişi gelmiş. Özellikle de gençler. Okul üniformalarıyla gelmişler. Ellerinde kitapları, okuldan çıkıp buraya koşmuşlar sanki.

Evet bugün 10 Kasım.

İçimizde ki hüzün ve Atamıza duyduğumuz sevgi hiç yok olmayacak.

ATAM İZİNDEYİZ ve SENİ SAYGIYLA ANIYORUZ !!!

9 Kasım 2009

Elimdeki Tatlı Yaralar


Belki eski, belki yeni ama seviyorum kemanı ya.

Özellikle de kendi kemanımı. Benden bir parçaymış gibi bakıyorum ona. Belkide ondan bu kadar güzel çıkıyor sesi kim bilir.

Notaların ritmi ruhumu oluşturuyor,sesleri ise bedenimi...

Bugün 1,5 saat daha çalıştım. Sağ işaret parmağım morardı resmen. 2 baş parmağım ise kızardı hatta. Boynum ve kolum ise alıştı sanırım çünkü artık acımıyorlar. Galiba bunların hepsi kemanımla bir bütün oluşturmamdan kaynaklanıyor.
Hevesliyim ve seviyorum uleennn =))

Daha başlardayım ama hızlı ilerliyorum ve çook çalışıyorum diyebilirim. Bu sene İngilizce hazırlığın yanında bunu da götürcem. Sonuna kadar, kesin kararlıyım.

Keman çalmak isteyen arkadaşlar için ise;
- Parmaklarınız ve boynunuz uzun olmalı,
- Hevesli olmalısınız (hemde çok, belkide tutkuyla),
- Kemanınızı sevmelisiniz,
- Sabretmelisiniz (hemen şarkı çalamazsınız),
- İyi bir keman almalısınız (ne kadar iyi, o kadar güzel ses demek çünkü.).

* Parmaklarınızdaki yaraları önemsemeyin çünkü bunların hepsi elinizdeki tatlı yaralar olacak. Zamanla onlarda yerlerini bulacak. Kemanın rahatlatıcı sesiyle elinizdeki, boynunuzdaki yaralar size zevk vermeye başlayacak, çalmadığınız süre zarfında bunu isteyecek ve özleyeceksiniz ;)

Tabi bunların hepsi siz istediğinizde ve aşkla sevdiğiniz de olacak.
Çalışmak çalışmak çalışmak!!!
Çalışmaya geri dönüş =)))