17 Ocak 2015

Hayatımın Ortasındasınız

Arada düşünüyorum. Soruyorum.
“Napıyorum? Hayatımda istediğim şekilde mi yürüyorum?”

“Mutlu muyum?” diye sormam genelde. Çünkü en kötü anda bile mutlu olmasını bilirim ben. Huzuru buldum mu mutluyumdur. Çevreme göre kendi düzenimi kurarım. Planımla yaşarım. Bundan dolayı mutlu olmama gibi bir durumum yoktur benim.

Bu iş yolculuklarımda ara ara ümitsizliğe girdiğim anlar oluyor. “Bitsin diyorum.” sonra sabretmem gerektiğini hatırlıyorum. İşim için hayatımı yaşarken arkamda bıraktığım düzenimi de düşünüyorum.

Masamdayım. Her gittiğim yerde bir şekilde olan masamda. Benim olmayan sadece bilgisayarımı açıp, işleri takip etmeme yardımcı olan masam. Kalemliklerim olur geçici, sandalyem olur geçici. Bu sefer ilk kez kendi su şişemi aldım ve masama koydum. Bir şekilde sahiplenmemi sağladı. Hayat benim için göçebe, oradan oraya bir bavulla gitme şeklinde. En azından şimdilik! Ben öyle umuyorum. İsyan etmiyorum ama buraya da yazıyorum. Yazdıkça rahatlıyorum desem.





Ailemi özlüyorum. PİKOmu, arkadaşlarımı, sevdiğimi, Kordon’da gezmelerimi, şemsiyemi kapatıp yağmurda ıslanmamı, PİKO’yu alıp Kordon ve fuarda gezmelerimizi, Küçükpark gecelerini. Şen kahkahaları. Gülmekten gözümden yaş gelen geceleri. Şişenin dibini görmeden gecenin bitmeyişini ve oradan çorba içmeye gitmelerimi. Özlüyorum hepsini.






Her gittiğim yeri seviyorum ama kendi düzenimi özlüyorum. Kuramıyorum. Ev ev üstünde olmuyor. Yavaş yavaş kararlar alıyorum. Gene uzun listeler yapıyorum.

“Yapılacaklar listesi” ismi bu.


Yapılacaklar listesi. Her yapılanın tek tek çizildiği o listelerden biri. Akhisar’da ki amacım işleyişi öğrenmek, kişileri tanımak, ekip arkadaşlarımızla anlaşmak, kritikleri öğrenmek vs derken bir de buradaki köpeği beslemeyi amaç edindim. Ona kocaman kuru mama çuvalı aldım ve günde üç öğün besliyorum. Köpecik ayaklandı. Hopluyor zıplıyor ve saati gelince ofisin kapısından bana bakıp mamasını bekliyor. Keneleri olduğu söyleniyor ama umurumda değil. Ben onu beslemeye devam edeceğim.





Şimdi size bu yazıyı işyerimden masamdan yazıyorum. Beyaz çayımı içiyorum. Detoks yapıyorum. Aslında sağlıklı beslenip bu koşuşturmada kilo almamaya çalışıyorum. Evime, düzenime dönünce yeniden spora başlamak istiyorum. Yapacağım sporu da buldum.









İşte böyle sayın okuyucu. Hayatımı açık ve net özetledim. Sende bunu okudun ve artık biliyorsun.
İş takibime geri dönmem gerek.

xoxo

9 Ocak 2015

Akhisar’dan Selamlar!

 
Bu hafta Akhisar’dayım (Yukarıdaki fotoğraf bizzat odamdaki görüntüdür. Gördüğünüz üzere donmadan bir saat öncesi.). İstanbul ayağım şimdilik son buldu. Yeni yılda İzmirim de ailemle, PİKO’mla girdim.

Şimdi diyeceksiniz “Bu kızda ne geziyor beee ohh ne güzel iş!” Ama işler hiçte öyle pamuk şekeri pembesi değil sayın okuyucu.

İşim gereği bizim fabrikanın her şubesini geziyor ve her işi yapıyorum. Müşteri temsilciliğinden tutunda üretim mühendisliğine, paketlemeye, numune hazırlamaya, üretim planlamaya, kalite güvenceye ve kesime. Hepsinin başında durup işi öğreniyorum. İş öğrenmek sadece okuldaki teorik derslerle olmuyor. Bizzat sahada olmanız gerekiyor. Buradan sonra hala yerim belli olmazsa Ordu, Moldovya, İngiltere ve Almanya diye gezeceğim galiba ahahaa =)
 
İşler güçler yoğun be arkadaş!

Ondan bloğumu çok boşluyorum biliyorum ve bu beni çok üzüyor. Okurken final haftalarında rahatlamak için bir şekilde yazı yazan ben, şimdilerde işten çık eve gel, yemek yap ve ye derken inanın koltukta sızıyorum. Sabahları da erken kalkıyorum vs sonuçta halim kalmıyor. Şimdi size bu satırları iş yerinden yazıyorum.

Bu hafta ve haftaya Akhisar’dayım. Eğitime de katılıyorum. İki dönem dersini alıp zar zor geçtiğim o ders var ya işte onun eğitimi. Ama ne anladım biliyor musunuz?!  O zar zor geçtiğim dersten çok şey öğrenmişim. Çift dikiş çalışmaktan olsa gerek ya da kendi kendime mantığını kurduğum içinde olabilir. Şimdi buradakiler bunu eğitimini alıyorlar. İnanın derste sıkılıyorum çünkü dersi dinlerden “Ben daha çok şey biliyorum oluyorum.” ve buda sıkılmama neden oluyor. Her neyse buradan sıkılmamak için şu anlamı çıkardım; işçileri izliyorum. Nerede takılıp nereleri nasıl anlayıp yapıyorlar. Kendimce kendimi eğitiyorum ;)

 
Aşk!!
Onsuzda olmuyor onunla da. Kavuşmadan geçen günler.
Özlem!
Onun kokusunu doya doya içine çekememek.
Heyecan!
Yanında yemek yiyememe durumum.
Huzur!
Sarıldığında aklımdaki bütün soruların silindiği durumum.
 
 
NOT: Biliyorsunuz çok soğuk günler geçiriyoruz. Lütfen sokakta kalan insanlarımız ve hayvanlarımıza karşı daha duyarlı olalım. Elimizden ne geliyorsa yapalım, yapmaya çalışalım. Özelliklede sokak canları için. Onlar aç kaldıklarında ölüyorlar. Akhisar'da bir tane sokak köpeğini fabrikanın içinde besliyorum. Sizde yapabilirsiniz. Bir kuru mamaya bakıyor.
 
İzmir'de olup sokakta kalan insanlarımız içinde İzmir Büyükşehir Belediyesi tüm ihtiyaçları karşılıyormuş sadece kıyafet, kaban, bot vs ihtiyaçları varmış. Yardım etmek isteyenler için telefon numarasını veriyorum. Bu numaradan irtibata geçebilirsiniz.
 
Anlayış ve alakanız için teşekkür ederim.
İrtibat Telefonu: 02323617151 
                       02323610082
xoxo