ingiltere etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ingiltere etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mart 2012

Mart, Bahar ve Pazar


Bugün güzel İzmir’im de çok güzel bir hava var.Sıcak desem sıcak değil soğuk desem hiç değil.

Dünden zaten kendime söz vermiştim sabah erken kalkacaktım. Dediğimi de yaptım. Bu güzel pazar sabahı erkenden kalktım ve fırına ekmek koydum sonra da sporumu yaptım ve eve geldiğimde güzel bir duşla ayıldım =) Tabi zengin bir pazar kahvaltısı yapılmadan o gün “Pazar” olmaz dimi ;) Ardından da TV’nin karşısına geçtim. Geçmiş senelerden hatırladığım ve Cnbc-e’de de yayınlanmış olan Emma adlı diziye BBC HD de denk geldim. Dün ilk iki bölümünü izlemiş ve çok beğenmiştim. Meğer bugünse diğer iki bölümü yayınlanıyormuş. Oturdum bir güzel onu izledim ve havadan mıdır nedir bilemiyorum bugünü “Romantik Pazar Günüm” olarak ilan ediyorum.

Emma’ya gelirsem, ne güzel bir diziymiş öyle o ya =)) Emma’nın çöpçatanlığını izlerken kendimden bir sürü şey gördüm. Başkalarının aşk hayatlarını izleyip bazen eğlenirken bazen de üzüldüğüm anları hatırladım. Emma, çöpçatanlığın ilk kuralını unutmuştu. Aslında gözünün önündeki kişiyi hiçbir zaman fark etmedi. İşin gerçeği aslında ikisi de birbirini fark etmedi. Yıllarca süren arkadaşlık elbette bir gün aşka dönüşecekti. Emma, büyük bir oyunda aşkı ararken asıl amacı aşkın ne olduğunu ve nasıl hissettirdiğini bilmek istemeseydi. Hayranlık mı merak mı derken Frank’a ilgi duyduğunu sandı. Kendi içindeki gerçekleri fark etmesi biraz zaman alsa da sonunda aşkın ne olduğunu oda anladı =) Harika bir diziydi. Dört bölümdü ve idealdi. Tadı damağımda kaldı =)

Emma’yla birbirimize benzeyen yönlerimize bakarsam ikimizde güzel, yeri geldiğinde çokbilmiş olabilen, zeki ve tabi özgüveni yüksek kişileriz. Bunların yanında ikimizde dertsiz, tasasız bir haldeyiz. O zengin bir bayan. Ayrıca yaşıtları gibi soylu biriyle evlenmek zorunda da değil. Ben ise yaşıtlarım ve yaşıt kız arkadaşlarımın düşüncelerinden çok farklı düşünerek hatta bir noktaya bakıp onlar ağacı görürken ben orada anında masallar, hikâyeler, kurgular çıkarıp aklımda yazarak yaşıyorum. Buradan yola çıkarsak ikimizin de dönemleri ayrı olsa da yaşadığımız dönemlerin bize dayattığı her şeye karşı çıkıyoruz ve bu şekilde yaşıyoruz.
En benzer noktamız ise kuşkusuz başkalarının aşk hayatını düzene sokarken kendi aşk hayatımızı düzgün bir raya oturtmakta bir o kadar beceriksizliğimiz =)

Dizide geçen klasik oda müziklerini dinledikten sonra yeniden keman çalmak istedim.
Böyle bir havada belki de ilham bugün gelir de beni bulur belli mi olur?!
Birkaç parça çıkarırım belki =)

Uzun zaman oldu.
Parmaklarımın nasırları azaldı.
Azıcık yara açalım =)

Herkese İyi Pazarlar =)

2 Nisan 2011

Hangisi Ben

* Abime göre hayatı çok yoğun ve yeri gelince de arabesk yaşıyormuşum.
* Hızlı konuşan bir kişiyim. Bunun yanında hızlı okuma yarışmalarını kazanmışlığım vardır. Bir şey anlatırken ki özellikle de heyecanlıysam bir hızlanırım ki durduramazsınız =)
* “Arabesk” kelimesini bazen söyleyemem.
* Eskiden “kahverengi” rengine “kafferengi” derdim =))
* Kışın dondurma yemeği yaza göre daha çok severim.
* Pek üşümem. Kışın askılılarla derslere gitmişliğim olmuştur. 15 Derece İzmir için üşüme sınırım.
* Keman çalmayı severim. Ayrıca en büyük isteğim buydu.
* Klasik, kore pop, R&B şu sıralar en çok dinlediğim müzik türleri.
* Cnbc-e bağımlısıyım.
* Birini sevdim mi çok severim ama baktım takıntı noktasına doğru gidiyor o zaman da kolay bırakırım.
* Sütü içmeden önce çalkalarım.
* Yazı yazmayı severim. Bu şekilde kendimi daha iyi ifade ettiğimi düşünüyorum.
* Pek makyaj yapmam. Güzel bir kız olduğumu düşünüyorum. Temiz bir cilde sadece göz kalemi yeter =)
* Güney Kore kültürünü ve tarihini severim ve koreceyi de öğrenmeye başladım zaten.
* Tarihi araştırmak benim için bir hobiden de öte. İngiltere, Fransa, İspanya ve Kore tarihini çok iyi bilirim.
* Kütüphanede zaman geçirmeye bayılıyorum. Bana kalsa bütün gün orada yaşıcam =)
* Matematik ve fizik türevi dersleri seviyorum.
* Kimya ve türevleri dersleri yapabiliyorum ama sevmiyorum.
* Masa tenisi oynayamıyorum. Bu konuda babam ödüllü biri de olsa ben ona çekememişim.
* Manyak bir şekilde futbol ve basketbol maçı izlerim =))
* Totem yaparım =)
* Şapka koleksiyonum vardır.
* Durmadan ilginç atkı modelleri türetir ve tabi onları örerim =)
* MP3 ve telefonumdan vazgeçemem.
* 11 yaşında Can’ım (kuş) vardı ağustosta kaybettim. Şimdi 1,5 yaşında Naz’ım var ama kendisi erkek =)
* Hayvanları çok severim ve ayırt etmem.
* Yumuşak olan deniz ürünlerini yemem, yiyemem. Midye, ahtapot gibi…
* Kırmızı şarap, yeşil çay ve meyve çayları favorimdir.
* Yeni şeyler denemeyi severim. Yeri geldiğinde adrenalin manyağı olabiliyorum =))
* Aşırı spor yaparım.

=)))