17 Şubat 2012

Kabul Ediyorum


Şu birkaç gündür düşünüyorum da ben ne kadar zor bir insanım.
Evet, kabul ediyorum ben çok zor bir insanım.

Bazen benim bile kendime tahammülüm olmazken yakınımdakilerden sonsuz sabır bekliyorum. Ne kadar bencil bir insanım. Al işte gene kendimi düşünüyorum.

Kavga ediyorum içimle, içimdeki sesle.
Bağırıyorum, kırıyorum, elime geçen her şeyi fırlatıyorum.
Vazoları kapılara atıyor sanki o kapının açılmasını istiyor gibi davranıyorum.
Ardından yatağıma uzanıyor ve dönüp duruyorum.

Uyuyamıyorum ve her gün sabahlıyorum. Kafamdaki bütün bu düşüncelerden kurtulmak için ise dizi izliyorum. Ama bir sonraki sahneye geçildiğinde ben hala en baş sahnede kalıyorum. Sinemaya gidiyor filmin yarısında sıkılıp dışarı çıkıyorum. Arabama atlıyor bütün gün yollarda geziyor sonra arabayı deniz kenarına çekip öylece derinliklere bakıyorum. Gün batarken hala sokaklarda oluyorum. Sonra telefonumu elime alıyor ve aklıma gelen ilk kişiye mesaj atıyorum. Aynı saat ve aynı hitapla yazıyorum mesajımı.

Belki de benim bu tuhaf davranışlarıma katlanan tek kişi o olduğu için böyle yapıyorum.
Beni ben olarak kabul eden ve benim bu deli hallerimi sakinleştiren kişi olduğu için.
Alışkanlık bu belki de…

Bazı şeyler değişmiyor işte. Olmuyor. Yerimizde sayıyoruz. Monotonluk, araya giren birkaç olay, birkaç tartışma ve büyük kavgalarla bozulsa da insan yalnız kalamıyor işte.

Hayatımdan birini kolay kolay çıkaramıyorum. Onu değil ilk olarak kendimi düşünüyorum.
Birini sevmek onun iyi ve kötü yönlerini görüp sonra da kabullenmek midir?!
Her şeyimizle açık olmak mıdır?!
Açık olurken o güveni hissetmek midir?
Peki ya o güveni hissettirmek için yaptığımız onca oyun ne oluyor?!

Bir gün birisiyle tanıştım. Sonra onunla konuşmaya başladım. Uzun uzun sabahlara kadar. Konuştukça bir şeyin farkına vardım. Ona göre bencillik bambaşka bir şeydi. Ve benim bu şekilde olmam beni ben yapan bir durumdu. Bunu ilk söylediğinde pek bir şey anlamamıştım ama şimdilerde o zaman ne demek istediğini artık anlıyorum.

Yalan söylemek… Sanki biz çok dürüstmüşüz gibi etrafımızdaki herkesin de dürüst olmasını istiyoruz. Siz annenizin ya da babanızın çocukken ya da gençken ne yaptığını biliyor musunuz? Peki ya kardeşinizin? Sizden ayrı kaldıkları zaman akıllarından neler geçirdiklerini?! Ne siz onları biliyorsunuz ne de onlar sizi. Hep beraberken bile yalnızız aslında. Düşüncelerimizle baş başayız.

Siz, izin verdiğiniz sürece insanlar size yaklaşır ve aynı şekilde siz izin verdiğiniz sürece insanlar size karşı dürüst olur. Zarar görmek istemediğiniz her an yalana biraz daha batarsınız.

Bu nedenle kabul ediyorum: ben bencil, yalnız ve zor bir insanım…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)