27 Haziran 2010

Aşk-ı Memnu


   Aşk-ı Memnu bitti. 

Türkiye bi diziye daha veda etti.herkesin yazdığı bu konuyu yazmadan önce aslında çok düşündüm.çünkü bu konu malzemesi en bol olan bi konu.çok fazla üstüne düşünülecek bişey yok aslında...

Ama bugün internette gezerken bazı kişilerin düşüncelerini okudum ve evet hakta verdim.meclistekiler dizinin finalini izlemek için evlerine gitmiş ve biliyoruz ki hergün şehit haberleri oluyo.ölenler, yaralananlar ve patlamalar...türkiyede şu sıralar bi dram ve olumsuzluklar var.burda siyasi olaylara girmicem çünkü benim blogum siyasi olayların yazıldığı yer değil ama şunuda söylemeden geçemicem; bu kadar olumsuzlara sonunda kendi adıma DUR dedim ve artık tvde haber izlemiyorum.çok dikkatimi çekerse bakıyorum şöyle.çünkü hergün tartışma programları ve ölenleri duymak hele bunu her akşam haberlerde duymak gerçekten benim psikolojimi bozdu.diyebilirsiniz ki "ne kadar vurdumduymazsın.sende bu ülkede yaşıyorsun." diye ama ben kendimi korumak istiyorum ve bu yüzden de yasta olan bi türkiye gününde herkes gibi oturdum Aşk-ı Memnu'yu izledim.reytingi arttırdım ve evet sonunda ağladım.



SPOILER...


Dizinin VEDA bölümünü izlemeyenler için başını izlemeyin derim ben.Nihal'in kına gecesi falan çok gereksizdi.ama Bihter'in o telefonda Behlül'e "peki" demesine bittim.masum masum çocuksu bi ses tonuyla söyledi ve ondan sonraki sahneler zaten en güzel yerdi.banyoda söylediği "bir günah gibi" şarkısı güzel bi ayrıntıydı.ardından sonunda Beşir konuştu.onunda konuşması hiç duyulmadı.konuştu mu fısıldadı mı anlamadım =)) o konuşuyo ben ses açıyorum falan. eminim izleyenler aynı anda "söylesene bee" dedi.peki sonrasında ne oldu??? hemen geliyor.

Adnan öğrendi ve yatak odasına doğru "Bihteeerr" diye diye koştu.bu sırada ne oldu işte benim asıl sahnem.beyaz bi elbise içinde Bihter Behlül'le odada.yavaşça odayı kilitler.Behlül tedirgindir.Adnan kapının arkasında kapıyı açmasını ister.hatta tekmeler ve bağırır.Nihal bu sırada gelinliğiyle eve gelmiş merdiveleri çıkmaktadır.Firdevs Hanım bavullarını toplamış evden ayrılıyordur aynı saniyelerde.

bu sırada asla unutulmayacak sözlerini söyler Bihter: Nihal, bir nefeste sönüverecek bir çiçek, peki ya bihter?"

Behlül yalvarır "bırak o silahı" diye.

-Bihter'in suratındaki çaresizlik,umutsuzluk ve hüzün duyguları o kadar güzeldi ki.ben bile kıyamadım.-

ardından 2.sözü gelir "bu kapı açılınca senin için de bitmeyecek mi her şey...o kapı açıldığında da öleceğim.benim ölmemi istiyor musun beni kaybetmeyi göze alabiliyor musun..." Bihter bu sözleri söylerken Behlül hiç bişey yapamadan sadece yalvarır "bihteer..." vee işte Bihter'in beni bitiren cümlesi: "beni kaybetmeyi beni beni beni beni...bihterini..."

-bu sözcüklerdeki "beni beni beni beni" yerini nasıl güzel söylemiş öyle ya Beren Saat.-

bu sözlerden sonra Adnan odaya dalar.-resmen "sonunda" dedim- ama tek söyleyebildiği söz:"sen benim oğlumdun!.."bu sözlerden sonra Bihter'in parmaklarıyla silahı kavrayışını görüyoruz ve ardından ateş edişini.-gözleri açık gitti zaten.-ardından cenaze sahnesi. ve beni en çok şaşırtan sahne ise Firdevs Hanım'ın felç olması oldu.anladık ki: Ateş düştüğü yeri yakar.o kadarki babasının yanına gömülen Bihter'in soyadı "Ziyagil" değildi.soyadlarını vermemişler.bu sahneden sonra Behlül'ü görürüz dağılmış halde.o kadar söz söyler ama bi türlü "ben seni çok..." sözünün devamını getiremez.herkes aslında ne olduğunu anlar.ama o bi türlü bunu dile giteremez.zaten dizinin başında getirse çoktan kaçmışlardı ama Behlül gene aynı Behlül olarak "şimdi bana en çok yakışan şeyi yapacağım.başka türlüsünü yapmak elimden gelmiyor çünkü sen de gördün.her zaman her sıkıştığımda yaptığım gibi..cesaretle sahiplenemediğim her şeyi bırakıp gittiğim gibi gideceğim..hadi aşkım.."gülü mezara bırakır.mezar taşını öper gözlerindeki yaşlar mezarın toprağına düşer ve behlül: behlül kaçar.." der ve gider.


sonunda Adnan Bey ile Nihal'in konuşmasıda güzeldi.

nihal: kendimi şu ağaçtan daha yaşlı hissediyorum
adnan: kendimi o şu ağaç kadar şanslı hissediyorum.
nihal: neden?
adnan: canlıyım bir kere..her geçen gün, yeni bir nedenle yeşeriyorum..

gülümseyen nihale bakar..
adnan: bir küçük tebessümle filizleniyorum..
nihal daha çok gülümser..
adnan: zehirli sarmaşıklarımdan arındım..

Nihal babasına hüzünle bakar.
nihal: ne zaman iyileşeceğiz baba?

Gözleri dolu dolu Adnan: birbirimizle şifa bulacağız taklım..yine kahkahalarınla çınlatacaksın evimizi, yeni bahçemizi..
nihal: beni hiç yalnız yalnız bırakma baba..hep beraber olalım..yaşarken de ölürken de..


vee sonunda evi kapatırlar.Adnan Bey arabayı çalıştırır.Deniz Hanım Nihal'inde isteğiyle öne oturur.Nihal ve Bülent arkaya otururlar..
araba hareket eder..
araba uzaklaşırken
ekranda yazı belirir: SON



Bu dizinin sonunda en karlı kuşkusuz Deniz Hanım oldu. =))) Nihal'de o kadar bağırdı çağırdı ona ama sonunda kuzu kuzu silik Nihal oldu yeniden.


Evet bi dizi daha sona erdi. Bazıları "yeni fenomen" dedi, bazıları ise "eskisi daha güzel" ama şu kesin ki bu dizideki oyuncular için bu dizi ve roller onlar için dönüm noktası olcak.


NOT: Fonda çalan şarkının aslında bizi ağlattığını düşünmekteyim. adı: addagio enstrümantal..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)