6 Ekim 2012

Haftayı Bitirdik


Valla bitti.
Öyle ya da böyle günler geçiyor işte.
Birileri gene evleniyor ve ben ayrılıyorum. Naparsın =)

Aman üzüntüleri geride bırakalım. Haftayı bitirmenin verdiği o mutluluğu hissedelim biraz. Amma yorucuydu ya, uff anlatılmaz yaşanır bir haftaydı. En yakın arkadaşımı bile göremedim. Buluşamıyoruz, buluşmayı geçtim telefonla bile konuşurken derslerimiz denk gelmiyor. Kuzumu aradım da geçen gün dersteymiş. Jelibonum desem oda aynı.

Haftayı gün gün inceleyim, bakalım nolmuş? Hmmm…

*Pazartesi: Kalıp dersinde etek kalıbı çıkarmayı öğrenip bir de minicik etek kalıbı çıkardım. Yetmedi bide onu yapıştırdım. Artık benimde minik bir Barbie eteğim var hehe =)) Termodinamik dersinde tabloların arasında kayboldum ve sonunda baktım dersi takip edemiyorum amaan deyip (içimden de sömürdüm yani. Bu ne bee diyorum. Bu kadar tablo artı ders notları. Sıra yetmedi. Eşyam sığmadı durumları içinde böyle bir anda üstüme üstüme gelmenin verdiği sıkıntıyla patladım tabi içimde) bütün tabloları kaldırdım ve çantanın en derinine attım. Zaten takip mi etcem yoksa yazcak mıyım anlaşılmıyor ki aa durun ya, yazarken fark ettim hoca ödev vermişti #) Resmen ilkokulda gibiyim. Hafta sonu ödevlerim var #) Masama bir kâğıt astım ve aklıma gelen her türlü ödev ya da yapılması gereken iş varsa yazıyorum. Yoksa o kadar beynim dolu ki unutuyorum =// Kafa boşaltmaca yapmam lazım benim acil “SOS” ;)

**AVEA bana heryöne 60dk konuşma hediye etti. Neden etti ve neden ben hiç bilmiyorum. Hoşuma gitti ama kimi arasam ulaşamadım #) İlginç...

*Salı: Makine elemanlarına girdim ve dersten soğudum! Sınıfın gürültüsü mü beni bozdu yoksa hocanın dersteki halimi bilemiyorum. Böyle bir hevesim kaçtı. Geçen hafta o kalabalık sınıfın içinden çıkıp “4 zamanlı araba motorunu” bilmiş birde anlatmıştım. Çıkışta herkes beni konuşuyordu, böyle kabarmıştım falan hehe =)) Olay aslında hocada benceeee. Bir kere adamın boyu uzun (topluca ne alaka çekelim ama durun dostlar söylicem) ve (şimdi söylüyorum) DİK DURMUYOR! Takarım ben kardeşim! O omuz dik duracak (reklamdaki gibi oldu =)) ). Derste ayağa kalkıp böyle sırtına bastırıp göğüs dışarı yapmamak için kendimi zor tutuyorum. Bide hocanın yüksek olmayan ses tonuyla konuyu anlatması yok mu?! Yaka mikrofonu getircem o olacak. Bütün bunlar beni benden aldı valla derste bedenen bulunup, ruhen astral seyahatte olmayı başarıcam. Evet evet, bunu millet yapabilmek için yıllarını harcıyor ama gerek yok. Gelin girin derse ;) Bu ders gittim en öne oturdum, hocayla aramda 1m var ve hala duyamıyorum! Duysam da anlamıyorum ki dersi. Böyle adama bakıp “Ne diyo acaba?” diyorum. Hatta bir ara “Ne işliyorduk, hangi ara bu konuya geldik?” bile dedim ki işte o anda anladım ki bu derse ekstra not lazım ;) Ayrıca bugün en olmasını istemediğim şey oldu. Hani birinin sizi en güzel anınızla görmesini istersiniz ve bunun için çabalarsınız ama o sizi görmez. Sonra gün gelir sizi en paspal halinize yakın görür. Hah, işte aynen bu oldu. Bütün hafta giymişim etekleri, takmışım kemerleri, ayağımda topuklularım ama adam yok etrafta derken bir sabah derse geç kalma saatinde uyanıp dolaptan ne bulduysam giydiğim halimle gittim. O gün “O gün” beni o halimle gördü. Kader, neden bu hafta bana böyle davranıyorsun sen? Olmuyo ama. İlişkimizi bir daha gözden geçirelim bence ;)

*Çarşamba gününe gelelim; dikim uygulamalarında kâğıt dikiminden cebe geçtik ve ben hala cebi dikmedim. Çok güzel çook güzel ve hocanın ödevini de bitiremedim. Ama bu benim suçum değil ki =( Hoca önce kâğıt dikeceksiniz dedi ve bizde iyi dedik ve dikmeye başladık. Ama bu ödevler vizeden önce bitmeli aslına bakarsanız daha çok var görünüyor fakat bu hafta cep dikimine geçti. Ee onu dikince kâğıtlar kalacak. Ben sorun etmedim ve evde dikerim dedim. Geldim eve ve oturdum makinemin başına iğnemi taktım, kâğıdımı koydum, son kontrollerden sonra bastım pedala ve makineden gelen ses ile şok oldum. Makine ip kopuşu var diyor! İp kopuşu mu, ne kopuşu ki masuramda ip yok! Benimki, elektronik olduğu için olmayan iple dikmiyormuş artiste bak ya!! Altı üstü iğneyi benim istediğim desen ile kumaşa batıracaksın ama yok illa ip istiyor. Bende baktım olmuyor ipi taktım ve diktim. İyi de diktim aramızda kalsın. Sonra hocaya gittim ve kağıtlarımı gösterip durumu böyle böyle deyip en saf halimle anlattım. Hocanın cevap direk “sök bu ipi” oldu. İçimden öyle bir “neyyyy???” çektim ki gözlerim büyümüş olabilir #) Düz dikişin en zor sökülen dikiş olduğunu artı diğer adının kilit dikiş olduğunu bilmiyor herhâlde! Bütün saflığımla “Peki sökerim.” dedim. Ve eve geldim başladım nakış makasıyla sökmeye. Bir elimde makas, bir elimde cımbız söküyorum. Lanet olası şeyi 3 gündür söküyorum. Toplamda 4 kâğıt söktüm ve arkamda 3 kağıt daha var! Aman allahım. Bayramda falan dikiş dikmemek için bu acılara katlanıyorum, yemin ederim.

*Perşembe: İyiydi tabi günün içindeki olaylar olmasa. Sonuçta toplamda aynı sınıfta geçen iki dersim vardı. Çantam hafif, alacağım fotokopi yok ve dersten erken çıkacak yemeğe de erken gidecektim (hala yemek hala yemek =)) ). Anlayacağınız gün iyiydi =) Sabahki o ilginç konuşmayı atlamak istiyorum, hoşuma gitti ama olsun. O başka bir yazıya sayın okuyucu ;) Şimdi bizim laboratuvar grupları açıklanacaktı ve listelerde sayılar eşit olacaktı. Benim olduğum grupta sayılar fazla. Hani bunu herkes biliyor. Neyse efenim listeler bir açıklandı ben A grubuna atılmışım! Bende bir şok dalgası beynimden aşağıya doğru aktı geçti. Direk hocayla konuşmaya girdim odasına. Aslında daha önce konuşacaktım ama yetişmem gereken yerler ve hocayı bulamama durumum yüzünden tam hocayı buldum anında hoca listeyi asmıştı. Girdim ben odaya ve tam konuya girecektim ki hoca bir anda parladı. Hayatımda ben öyle bir tepkiyle hiç karşılaşmadım. Sesim titredi, gözlerim doldu. Böyle kal geldi derler ya öyle oldum. Kaldım öylece. Konuşmak istedim sesim çıkmadı, çıkınca da titredi ve cümlelerim kekeledi. Salak bir durumdu (kabul ediyorum). Sonrası uzun hikâye anlatmıyım. Sağolsun bir hocam araya girdi o an ve o olay tatlıya bağlandı. Tabi bu durum sinirimi çok bozdu. Ders arasında olduğu içinde derse yeniden girdiğimde ilk 15dk hoca ne anlattı anlayamadım. Sonra yavaş yavaş kendime geldim. Kendime geldiğimde valla tebrik ettim. Helal olsun kızım sana dedim kendi kendime. Eskiden olsa tepkin uçlarda olurdu ama şimdi çok saygılı davrandın. Doğruydu. Eskiden olsa hemen bende bağır karşılık verirdim. Şimdi susmayı öğrendim ama susarken de böyle bir tepkiyi görünce darmaduman oldum yani =//

*Cuma: Ouvv yani şu an =))) Mutluyum mutluyum mutluuu =) Sevgilim yok, evde odamda parti var. Ve odam an itibariyle başlı başına bir disko topu ;)

Yarının tatil olmasını,
Ödevleri,
Ayrılsam da bunu atlatmayı,
Sevilmemi,
Sevdiğim hocalarla günü ve haftayı kapatmayı,
Yıldızımın yeniden yükselmesini kutluyorum.

Kutladıkça kutlanan şeyler illa çıkar ;) Sizin benim yanımda olduğunuzu hissetmeyi kutluyorum.
Yazılarıma destek veren herkese teşekkür ederim ;)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)