11 Mayıs 2012

Arınmam Lazımdı

En çok kimden korkarım biliyor musunuz?!
Vicdansız olanlardan.

Bu vicdansızlık sadece insanlara karşı değil ama. Hayvanlara karşıda mesleğine karşıda ve hayata bakış açısında da vicdansız olanları kastediyorum.

Vicdansızlıklarının içinde boğuluyorlar. Bencilliklerini de ekleyip yavaş yavaş sonlarını hazırlıyorlar ve bu son iyi olmadığı için aslında hiçte iyi bir yere gitmiyorlar. İşin gerçeği aslında şimdiden bitmişler ama farkında değiller. Şuursuzca bencil olup yanındakileri düşünmeden asalak gibi yaşayan insanlar var ya işte onlara ayrı bir sinir oluyorum. Onlara kızdığımın iki katı kadar onları bu hale getirenlere kızıyorum. Kızıyorum ama artık nafile.

Dönüp dolaşıp aynı konuları konuşuyor ve tartışıyoruz.
Ben üzülüyor, ben sinirleniyorum ama sonuç bir HİÇ!!!
Bu hiçliğin içinde sıkıntıdan uçuk bile çıkardım. Ki ben, hayatımda uçuk çıkarmayan insandım. Uçuğum geçmek bilmedi. Bildiğin kanayan yaraya dönüştü.

Bugünlerde aslında hiç mutlu değilim. Şu üç gündür gülmüyorum resmen yaşayan bir ölü modun da geziniyorum. Bir anda her şey değişti gözümde. Hayat enerjim emildi sanki. Bir anda her şey gözüme batmaya başladı. Küçük şeyleri takar oldum. Bunun sonucunda akşamları klasik dizimi izleyip sonra sessiz sakin koltuğumda oturuyorum. Kim ne almış, ne getirmiş hiç ilgimi çekmiyor. İnanın ağzımı açıp konuşmak bile istemiyorum. Depresyona mı girdin diyeceksiniz ama değil. Başta da dediğim gibi etrafımı vicdansız insanlar sardıkça sinir olup kendimi yıpratacağıma artık hiç konuşmamayı seçtim.

Yatağıma uzanıp zıplayan topumu duvara atıp tutuyorum sonra yeniden atıyor ve yeniden tutuyorum.
Böyle bir rahatlama yok!! Tavsiye edilir ;)

Bu nedenlerle ne bloğuma girebildim ne yazılarımı düzenleyip yayınlayabildim. Her gün düzenli olarak sayfamı açsam da bir şeyler eksikti yazmak için. Şimdide arınmak için yazıyorum. Buyum yani. Burası da bazen benim arınma duvarım. Aslında hepimiz yalnızız. Ne kadar etrafımızda insanlar olsa da yalnızız işte. Şimdi ben odamda gecenin bu saatinde radyom açık bu yazıyı yazıyor ve size sunuyorum. Belki bazınız “Bu ne ya?!” diyecek bazınızda “Aynen” ya da “Saçma” deyip kapatacak. Blog açmak ve istikrarla yazmak bu işte. Yazacak konunuzun olması.

Sen olman!
Sen olmak!
Benimsenmek ve vicdanlı olmak.

Düşünüyorum da ben doğadaki her küçük canlıya bile saygı duyarım. Bu sabah balkonda kahvaltı yaparken camda minicik bir sinek vardı. Tek amacı camdan dışarı çıkabilmekti ama yapamıyor habire cama tosluyordu. Burada yapılacak birkaç seçenek var. Birincisi “Ayy iğrenç! Kahvaltı yapıyorum.” deyip öldürmek, sırtınızı dönmek ya da bütün camı sürgülü olarak çekmeyi göze alıp o sineği dışarı özgürlüğüne kavuşturmak. Ben ikinci dediğimi yaptım. Sonuçta onunda yaşamaya hakkı var.

Sen daha büyüksün diye onu parmağınla ezemezsin. O saatte orada olmasan onu görmeyecektin. Ama oradaydın ve onun mücadelesini gördün. Bir nedeni olmalı. Senin orada olmanın bir nedeni olmalı ve bu neden o koca parmağınla sineği ezmek değil ya da iğrenip başkasına ezdirtmek.

İnsanlara bunu dediğim zaman “İğrençsin Z.S” diyorlar.
Evet, ben iğrencim ve siz temizlikten parlıyorsunuz zaten değil mi?

Hiç kimse bir başka yaşayan canlı için ölsün diyemez! Benim dünyamda böyle bir şeye yer yok. Kedilerden korkuyor kız ölsünler diyor. Adam, köpekten tırsıyo “Lanet olsun bunlara!” diyebiliyor.

N’oluyo ya n’oluyo yani?!

Mutlak mısınız siz nesiniz ya da tek kişi siz misiniz??? Dünyayı biz yönetiyor gibi görünüyoruz, beyinlerimiz daha büyük ya hemen herkesi ezmemiz lazım yoksa olmaz böyle!! Bu düşüncelerden sıkıldım. Nefret etmeyen ben, artık bu tarz şeylerden nefret ediyorum.

Bu aralar gözüme her şey batıyor derken bütün bu kişilere ve olaylara “Gerizekalı” demek istiyorum. Benim lügatimdeki tek küfür. Kızdığım zaman ağzıma gelen her şeyi söylemem ama saman alevi gibi bir anda parlar gerizekalıyı ilk söyler ve içimdeki bütün cümleleri karşımdaki kırılır mı yoksa üzülür mü diye düşünmeden söyler ve sonra susar yerime otururum. Finallerim yaklaşırken keyfim kaçmasın diye susuyorum. Sonra patladığım zaman nedenim “Sınav sonuç stresi” olarak insanlar tarafından algılanacak biliyorum ama size bir şey diyeyim mi inanın HİÇ umurumda değil. Bir şeylere dur demenin zamanı her dakika daha çok yaklaşıyor.

Zaman bizim için uzun olabilir ama dünyaya göre bizim yüz hatta bin yılımız onun için sadece bir göz kırpma süresine eşitmiş.
Bende zamanımı bekliyorum kirlenmiş, cümlelerin şuursuzca söylendiği, değişen insanların yaşadığı dünyamda.

2 yorum:

  1. Bunu okuyup "ne yazı ama" diyesim geldi. Ama iyi anlamda :)Helal olsun ;)

    YanıtlaSil

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)