23 Ağustos 2010

He is gone

İçimden öyle duygular geçiyo ki, kelimeler anlamsız kalıyo ifade etmemde.
Birşeyler söylemek istiyorum ama yapamıyorum.
Uygun nasıl başlanır? ya da nasıl devam edilir? düzgün ifade etmeli miyim? yoksa akışına mı bırakmalı...
En iyisi dedim içimden, akışına bırakmalı ve o şekilde bi yazı yazmalıyım.


Benim için en kolay yol bu.evet bu konuda ilk kez kolayına kaçtım ben.her zaman böyle miydim bu tarz konularda onuda bilmiyorum.
Aslında yazım ne aşk ne de umut verici bir olayı içeriyo.en yakınımı kaybettim geçen hafta ve hala kendimde değilim.olmakta istemiyorum.sanki olunca unutulacak gibi geliyo bazı şeyler,o kişiye olan saygısızlık gibi hissettiriyo insana.saçma sapan konuşmaların dolaştığı bi evden kaçtım ve huzuruma geldim.herkesin bir gün ağladığı, sonra hayatına devam ettiği dünyadayız.çok acı yaşananlar ama insanlar diyor ki "hayat devam ediyo".evet ediyo ama eskisi gibi mi?
Cevap çok net ve açık değil mi?

Kimseyle konuşmak istemedi bir yarım, diğer yarım ise "anlat rahatla" dedi.
Ne yapacağımı bilemedim.konusunu açıp gözlerimin dolmasını engellemeye çalışmak mı kolaydı yoksa kaçmak mı?
Soranlar için bi toplu mesaj yazdım ve gönderdim.
Geri dönüşleri okumadım, okuyamadım...

Ne için gitmiştim Bandırma'ya ya da tatili ne için bir hafta daha uzatmıştım?
İnsan soruyo kendisine "bunun için miydi?" diye.her olay bir sonraki olayı mı getiriyo yoksa olacaklara bizim yaptıklarımızın bir etkisi yok mu?
Hala olanlara inanamıyorum.
O günde öyle oldu.
Güçlü olmaya çalıştım ya da öyle görünmeye... ama dudaklarımım açılmasıyla bütün gücümü yitirdim.direk eve geldim.o yol nasıldı ya da nerden geldim bilmiyorum, hatırlamıyorum belkide... kapıyı açtım, odaya gittim ve ağladım. Ağlamamla açıldım sanki... aklımdan hiç birşey geçmiyordu.kimin kollarındaydım, kiminle konuştum ya da ne dedim bilmiyorum.sonra evden çıktım ve o zor anları yaşadım.önce dik durdum."güçlüydüm ben" öyle olmalıydım.zihnim habire bu cümleleri söylüyordu.ama sonra sadece gözümün ucuyla baktım.
Ne yapmalıydı?
Asıl ben ne yapmalıydım?
O an öyle bi anki duygular karışıyo birbirine.
Kızıyorsun ama kime???

Herşeyin sonunda eve geldiğimde oturdum ve ordan uzun bir süre kalkamadım.sanki sabahtan beri ayakta olan ben değildim.her ağlamamla daha çok boşalıyordum ve uyuyamıyordum.uyumak iyi gelmiyordu.etrafınızdakilerde sizden çok fazla farklı olmuyolar.
Herşey o gün o kadar hızlı ve çabuk oldu ki, elimde sadece çocukluk anılarımın kaldığını hissettim.bu duyguyla beraber son ana kadar konuştum.anlamlı yada anlamsız herşeyi anlattım.yanımda olmasını diledim ya da istedim.imkansızdı ama ben istedim işte.
Bana "kardeşim" demesini yeniden istedim.daha önce anlamsız ya da önemsiz gördüğüm anıları canlandırdım bütün gün zihnimde.son anda gözlerimi kapadım.teyzem gelene kadarda açmadım.
Sabahına uyandım ama ne yaptığımı bilemedim.okuması oldu, gözlerim doldu.durdurmadım bende onları. sessiz sessiz aktılar kendilerince.

Herşey büyük görünürdü eskiden ama o gün fark ettim ki aslında küçücükmüş.

Herkes acısını kendine göre yaşar ama kimse bilmez başkasının içinde kopanları.
O gün yaşadıklarım beni daha bi büyüttü.

Yazarken bitiremiyorum bir türlü...bitince duyguların, anıların, yaşananların silineceğini düşünüyorum belkide...

Çelişkilerdeyim, kafam karışık...
Kimseyi görmek istemiyorum.
Yansıtmıyorum.
Bilenlerle bile konuşmuyorum.
Çok kişinin bilmesi ve herkesle tek tek konuşmak yoruyo beni.
Kendimi biliyorum.

Aklıma geldi şimdi. Ne gelmesi çıkmıyo ki!
Ona dair son hatırladığım sahne: tatilimin ilk günü ve biz köye gül dikmek için gitmişiz.ben kasalarla gül taşıyorum.ona gülümsüyor ve selam veriyorum.aramızdaki konuşma çok kısa çünkü onun yapacak işleri var ve hemen gidiyo zaten.birkaç gün sonra yolda görüyoruz.kamyondaki birkaç adam onu sinir ediyo. oda onlara kızıyo.Sonra arabadan iniyo ve "Naber kardeşim?" diye soruyo ve gene işi var, hemen gidiyo.bir hafta sonra köye gidiyoruz; yatakta yatılmış. yatağı toplamıyoruz, gelip yatsın diyoruz. Ama aradan geçen 4 günün sonunda o bi daha gelmiyo ve hayat burda bitiyo.
Yönetmen ve senarist işi bırakıyo ve tabi oyuncuda sahneleri terk ediyo.isteyerek ya da istemeyerek...

Konuşmaya gerek yok, çünkü konuşacak kişi artık yok !!! 
Bundan sonrası için sorular var ve hiç bir zaman cevaplanmayacaklar.
Merak edicez
ama merak ettiklerimizi göremicez...

İşte sonunda yayınladım.
Kaç gün geçti ama elim el vermedi bi tuşla paylaşmaya...sonunu getirmeye...

Ne "elveda" diycem, ne de "hoşçakal"

Sana uygun kelimeleri bulamıycam.
Bu kadar uzun yazmamın nedenide bu zaten...

1 yorum:

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)