1 Mayıs 2010

Elimdeki Tatlı Yaralar …2

Nasıl bi giriş yapacağımı bilemedim ve bu yüzden böyle bi giriş yaptım.
Şimdi şöyle uzaktan bi yazıma bakıyorum da sanki küçük bir çocuğun elleri değmiş gibi =))

Bu yazımın asıl konusu işte geliyor (Fonda davul seslerini duyuyorum) tabi “Fame” dizisinin unutulmaz müziği ;)

İşte haber şu: Sonunda kemandan sahneye çıkıyorum hemde solo performansımla =))

Resmen heyecandan ölmek üzereyim. Bu nasıl bi heyecandır ya!!! Yazarken bile heyecanlandım. Odamda kemanı koyduğum yer şuan tam karşımda. Yazarken hızlı bir şekilde duygularımı hızlı yazmama yardımcı oldu diyebilirim. Nasıl oldu bende bilmiyorum ama azmin zaferi diyebiliriz sanki bu solo olayına ;)

Hayatım boyunca istediğimi aldım ya da kazandım. Bu uğurda bir şeyler kaybettim mi? Evet, tabi ki de kaybettim ama sonunda başardım. Örnek vermek gerekirse, liselere hazırlık sınavına çalışmak, iyi bir Anadolu lisesini kazanmak ve ilerde seçeceğim mesleğim için Almanca öğrenmem gerekiyordu. Bunun için adımlarımı dikkatli bir şekilde atmıştım. Almanca ağırlıklı bir lisede okudum ve sonunda bunu başardım. Ardından sıra gelmişti üniversitede Tekstil Müh. kazanmaya. Başka meslek de olabilirdi ama ilk öncelik bu olmalıydı. Bu meslek içinde tek yer düşünmüştüm o da Ege Üniversitesi. Lise hayatım boyunca bunu düşündüm. Kararlar verdim ve uyguladım. Şimdi bildiğiniz üzere İngilizce hazırlıktayım. Şöyle bi bitmek üzere olan döneme bakıyorum da iyi de bi İngilizcem olmuş =))) İlk sene İtalyanca dersi varmış, onuda seçip İtalyancayı ilerletmek istiyorum. Sonra az seviyede de olsa Koreceyi geliştircem. Geriye ondan sonra yapmayı düşündüğüm başka planlarım var. Onları uygulamaya sokmam gerek. Yavaş ama emin adımlarla ilerliyorum. Aksilikler çıkmıyor mu tabi ki de çıkıyor ama bunları da atlatıyorum. Galiba bunun altında başardıklarımın bana özgüven vermesi yatıyor.

İşte bu keman işi de bende böyle başladı. Malumunuz hepimiz sınavlar falan derken kendimize zaman ayıramıyoruz. Küçüklüğümden kalma içimde hep bi keman dersi almak ve çalmak geçiyordu. Ne saz ne de gitar istedim. Gene tek bi hedefim vardı o da keman çalmak. İlk senemle beraber kursa başladım. Çok da mutlu oldum. Elimdeki Tatlı Yaralar büyüdü genişledi. Her yeri sardı ama yılmadım. O yaraları iyileştirmek için bir çabada sarf etmedim, inadına daha çok açtım. Büyüttüm ve sonunda elimde bu solo performans. Bak gene heyecanlandım. Hayatım boyunca hep sahnelerde rol almışlığım ya da gösteri ve sunum yapmışlığım vardır ama bu seferkinin amacı ve olayın gidişatı hepsinden çook farklı.

Bu haberi öğrenir öğrenmez hemen arkadaşlarımla paylaştım. Resmen insan sevincini paylaşınca daha bi heyecanlanıyor ama çookk da mutlu oluyo. Bu nasıl bir çelişkidir bilmiyorum ama acayip bir duygu hissettiriyor orası kesin işte ;) Otobüs durağında arkadaşlarımla konuşurken ve mesajlaşırken yüzümde beliren gülümse (Hani şu hiç bir şekilde kapanmayan ve kapanması için çalıştığınız cinsten) emin olun eve gelene kadar silinmedi. Dün öğrendim ve anca bugün bu heyecanımı azaltıp yazabiliyorum =)))

Herkese hayatındaki amaçlara ulaşması için bol şanslar diliyorum.
Amacınızı belirleyin ve şimdiden bunun için çalışın.
Emin olun yapınca acayip seviniyorsunuz =)

xoxo

2 yorum:

  1. ben de en istediğim fotoğraf makine mi aldım ama aslında amacımın kalmadığını farkettim :/

    YanıtlaSil
  2. hep mutlu ol sen canım arkadaşım..

    YanıtlaSil

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)