16 Temmuz 2010

Kafam Güzel, Herşey Güzel

Bu gece babamla içtim.Daha öncede yapmıştım ama bu kadar güzel olmamıştı sanırsam. Kaç şişe devirdik bilmiyorum ama baba - kız içmek garip bir duygu. Üstümde salak bir gülümseme ve hafiflik var. Bu yazıyı yazarken bile dans ediyorum. Sanırsam sarhoş oldum =))) Fona da koydum "Lena - Satellite" şarkısını. Onunda klibinde yaptığı gibi kollarımı savuruyorum sağa sola. Şu büyük kulaklıklarımı taktım ki kimse rahatsız olmasın ;) Onlara dokunuyorum iki elimle ve yatağımda zıplıyorum gecenin bi saatinde =)) Ee tabi dizüstü oldu bana yatak üstü =)) "Zıpla zıpla ya da kop kop yaz" yaptım şimdi.

Yarın yola çıkıyorum ve kesinleşti 2 hafta yokum =(( Üzüldüm mü? EVET! 2 hafta çok sanki biraz.

Bak aklıma geldi şimdi: Kaç gündür spor yaptığımı söylemiştim. Şimdi birayla yalan mı oldu acaba yaktığım kaloriler?! Bira göbeği yapmayalım babamla da başla bi şey istemez. Şahsen babam spor adamıdır ama bana öğretemediği bir sporda başarılı: Masa Tenisi.

Oynayamıyorum kardeşim. Beceremiyorum işte. Kimler denedi ama yok. Kanımda da olsa beceremiyorum işte. Lise zamanlarında, tatillerde, kumsalda ve üniversitede. Her yerde denedim ama oynayamıyorum. Bu zamana kadar kaç ampül kırdım hatırlamıyorum bile #) En iyisi bırakmak dedim ve bıraktım bu spor dalını. Oynayanları izlemek daha başarılı, eğlenceli. Ayrıca beceremesem de kenardan taktik vermek ayrı bir zevk ;)

Eğlencenin son noktalarındayım ama durmaya niyetim yok. Birazdan arkadaşlarımı arıcam =)) Bu gece şu bi kaç gündür yaşadığım yoğun iş temposundan kurtuluşumu kutladım sanki =)))

Herkese Bol Çakır Keyifli Geceler =)))

15 Temmuz 2010

Mimlenmişim


CMOS beni mimlemişti ama ben daha yeni yazıyorum. ne yapalım ben meşgul bi insanım ;))

evet şimdi benim, onun sorularına cevaplarım;


Felsefem : "Kendin Ol Yeter" ve "Kafaya Tokadan Başka Bişey Takmayacaksın!"
Hayat : Bazen yorucu ve zor olduğunu düşündüğüm dakikalarda aklıma gelen durum.Ama ASLA sıkıcı olduğunu düşünmem.Aslında sıkıcı olan şey hayat değil, o anki durumdur.Bunuda ortadan kaldırmak elimde zaten ;))
Çocukluk : Aahh ahhh!!! çok özlediğim dönem.Kafamda bi sürü düşüncenin ve hayalin yer aldığı beni ben yapan zamanlar.İçimde yaşattığım kişilik.
Güneş : Gizemini çözmek için bir 6 ay kafayı patlattığım ve sonunu öğrenip korktuğum nesne.Ayrıca insana verdiği zararın korkusu sonucu olarak artık güneşlenmiyorum.
Gözler : Vücudumda en sevdiğim yer =)) Ayrıca öyle renkli gözlerden de etkilenen kızlardan değilimdir.
Yıldızlar : Bana ilham veren nesneler.Küçükken bütün gün uzanıp onları izlerdim.Büyüdükçe şehrin ışıkları onların ışığını bastırmış olsada, genede içim sıkılınca bi şekilde bulup izlerim.
Güzellik : Yüzyıllar boyu tartışılan ve bi sonuca ulaşılamayan konu. Kendim için söylemek gerekir ise güzelimdir =))
Sevgi : İlk olarak aileden öğrenilmeli.Kişinin kendisini tanımada ve diğer insanlarla ilişki kurmasında,nasıl bi yön izleyeceğini öğrenmesindeki gizli bilgi.
Aşk : Çoook sevmek.Sevdiğinin yanında salak salak gülmek.İstemeden de olsa gizemli olmak.Onu anlamaya çalışmak.Her fırsatta yanında olmasını sitediğin kişiye karşı hissedilen his =)))
Müzik : Hayatımın en önemli parçası.Okyanus benim için ve ben artık o korkuyu yenip açıldım bi kere derinlere. "MP3 üm Olmadan Asla!"
Dost : Aradığım ve bulduğumu sandığım zamanlardaki kişiler.Ama artık eminim. Sonunda o kişi(leri)yi buldum.
Para : İlerde çok istediğim bir şey.İlk maaşımla alacaklarımı bile planladım.Para biriktirip bi stüdyo daire almak istiyorum =)) o kadar şey istiyorum ki "Ölmeden önce yapacaklarım" ın listesinde ilk 5 madde para ile ilgili =S =))
Zaman : Yapmak istediklerimin çok olduğu zamanlarda yetersiz olan şey.Keşke biraz daha diye yalvardığım,uykudan feragat edip ürettiğim anlar. Ayrıca 3.sınıfa kadar saati bilmeme rağmen hiç zorluk yaşamamıştım. =))
Erkekler : Olmazsa olmaz =))) Yazılarımda ilham kaynaklarım ;))
Savaş : Lanet okuduğum olay. Hala cevabının bulunamadığı sorunun sorulduğu konu: "Kime göre haklılık???"
Ağlamak : Liseye başlayınca daha az ağlar olmuştum.Sanırsam bi yazda olgunlaştım ben.Ayrıca ağlamak bazen bi silah olabiliyor.Tabi suratınıza yakışıyorsa.Yoksa rimeliniz akmış bi ağlama iğrenç görünebilir.
Deniz : "İzmir'in sokakları kız ve deniz kokar" .Bir İzmir'li olarak başka bi söze gerek var mı ;)))
Ayna : Mutlaka sabahları ve yatmadan önce bakmam gerekir. En az yarım saat =)))
Hayal : Hep kurduğum ve gerçekleştirmek için uzun uğraşlar verdiğim olay =)) Hayallerime "realist" ol diyenlere kızıyorum...



Mim' i 10 kişiye göndermek gerekiyormuş ama ben +2 yaptım =))

http://kopmusinsanmodeli.blogspot.com/
http://uydurukprenses.blogspot.com/
http://profiterole92.blogspot.com/
http://eylulozlemi.blogspot.com/
http://serdarsen35.blogspot.com/
http://modatasarimstil.blogspot.com/
http://sercanselvi.blogspot.com/
http://cmosundnyasi.blogspot.com/
http://cafemetropol.blogspot.com/
http://ahmetalper92.blogspot.com/
http://hayalmeyalbuschra.blogspot.com/
http://maskeliballo.blogspot.com/

=)))

14 Temmuz 2010

{Küçük bi Dost Tavsiyesi Daha} ...2

Vayy SBS ler açıklanmış.Sıra gelmiş LYS lere.

Hadi bakalım hayırlısı olsun arkadaşlar.
Bu uğurda yeniden giren arkadaşlarıma bol şans dilemiştim.
inş sonucunda istediğiniz yerde olursunuz.
Sizin gibi bütün yıl bende heyecanlandım.

Pek aramadım sizi -bu bi itiraftır: çünkü konsantrelerinizin bozulmasını istemedim- bende bu durum çok olmuştu ve kendi başıma gelen bu olayın başkasının başına gelmesini istemem.kırılanlar olduysa nedenim buydu...


Şu her sonuş açıklandıktan sonra 1.leri ya da 2.leri en iyisi şöyle diyelim derece yapanları TVlere çıkarıp soruyorlar ya;

-Nasıl çalıştınız?
-Bu çalışmada sosyal hayatınız oldu mu?
-Aile desteğiniz ya da dershane desteği nasıldı?
-Tercihleriniz nasıl yaptınız?
...

Bu sorular uzarda uzar ama bu tecrübe şunu söyler: ekrana çıkan bu çocukları dinlemeyin çünkü onların verdiği cevaplar tamamen yalandır.

İnsan başkasını kendinden bilir.


İlk soruya cevap: "eşşşek gibi çalıştım" bu cevabı veren kızı bi daha TV de göremedim.halbuki kız doğruyu söylemişti.o kadar 1. çıkmıştı. tabi eşek gibi çalışcaktı.bütün soruları çalışmadan vahiyle mi çözücekti sanki.


2.soruya verilen cevap: evet oldu.yüzdüm, tenise gittim, koştum, futbol oynadım.,YALAAANNNN....yalan kardeşim.kim bunu yapan ve sonunda 1. olan. çıksın karşıma.yüzüpte kaç saat yüzdün? onun yerine eminin soru çözdün.insan bu temponun her dk sında "soru çözmeliyim ya da konu çalışmayım" diye düşünüyo.otobüs ya da duraklar,ders araları... okullarda hep koşuşturmaca olur.özellikle o son sınıfların katlarına bi bakın.herkes soru çözüyodur ya da hocaların yanında soruların cevabını arıyordur.en azından benim okuduğum anadolu lisesinde biz böyleydik ve sonunda %75 başarı elde ettik.geri kalanda "istediği yer olmadı" diye yeniden deneyenlerdi.gerçekçi olalım.sosyal hayat yoktu ve tek amaç bir sene boyunca çalışmak sonunda da azda olsa! rahat etmekti. üni.de tamam daha rahatsın ama tam olarakta salmıyosunuz.genede herkes bunu yaşamalı ve bu yüzden bir senelik bırakın sosyal hayatı.ödül olarak diyetlerde çikolata yemek gibi düşünün bu eğlence saatlerini =))

3.soru: ailer destekte olur köstek de.

Çünkü onlarda sizinle beraber sınava girerler.belki hissettirirler belki de hissettirmezler ama sonuçta onlarda sizi düşünür.sınava girerken dışarda beklemeleri sizin ruh halinizden farksız değildir.

Peki dershane desteği mi??? işte o konuda benim hiç iyi tecrübelerim yok.bi orta okulda faydasını gördüm, o da soru çözme tekniği öğretmede işime yaradı sonra Fısss...moralden çok moralsizlik yarattı bende.mesela ben Final DD'ine gittim ki harika bi dershanedir. tek geçerim. ama onların bi baş rehber hocaları vardı, resmen hoca moralimi bozuyordu.onun yüzünden sonraki sınavda sınıf düşmüştüm çünkü bu şekilde devam etmek istememiştim. -rehber hocam olmasın diye.- rehber hocası netlerine bakıp, her seferinde "bu şekilde olmaz" diyordu.ama yöntemde söylemiyordu.arada TV8 de kendisini görüyorum zaten.aman istemem hiç birini.gerçekçi değil bunlar.kimse bizi yalan cümleler ile pohpohlasın demiyorum ama moral verici belkide "gaza getirici" bi cümle bile işimize bu yolda yarayabilir.ama anlamıyorlar işte.

Aslında 4.sorunun cevabıda açık bi şekilde belirmiş oldu."Tercihlerini kim yaptı?" ...ben sınava girip en iyisini yaptıktan sonra istediğim bölümün her ünideki bölümü oluyordu.işim garantiydi yani ama genede ailem rehber hocasıyla konuşmak istedi ve gittik.bekle bekle sinir olduk. bana randevu verdikleri tarih son günden 3 gün önceydi.biz gittik açıklandıktan 4 gün sonra.işte bu randevu verme işide saçma.3 gün öncede ne demek canım??? saçma işte.tek yapılanda siteden puanımı ve kişi sılamamı belirleyip, istediğim alanları işaretlemek.ardından çıkan sonuçları çıktı olarak almak,olanları işaretlemek.istemediklerini sen sonra atıyosun ve tabi son olarak kodluyosun.görüştüğümüz rehber hocası "bitirince son halini görüyim" demişti.dediğini yapmış, gitmiştim 2 ya da 3 saat bekledim.baktı ve bi tek "tamam" dedi.kuru, sade bi "tamam".içerde 10 dk bile kalmadım.ben hocayla beraber giriş yaparız sanıyordum ama bana sadece siteye girişi gösterdi, onuda sorduğum için.peki niye sordum? bilmediğimden mi Hayır.sordum çünkü şaşırmıştım ve bunun devamında hocanın ne yapacağını merak ettiğim için... eve geldim kendim girdim siteye ve gene kendim kodladım.zor muydu? Hayır.

Ama ilgileniliyormuş gibi yapılması yanlış.


Bu yazıda başka bi sınav tecrübem ilgili oldu.

Aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz cevaplarım..
Herkesin gönlündeki yer olması dileğimle...


*Başarı sizin içinizde etrafa aldırmayın.
*Rehberlikçileri ise bu işe pek karıştırmayın.
*Planlayın, istikrarlı bir şekilde kendinize göre uygulayın.
*Tabi gerçekçi olun.
*Başkalarını kandırabilirsiniz ama kendinizi ASLA !!!

Görev ...2: Bahçe Dekorasyonu

Mezuniyet töreni macerası yazımdan sonra bu yazı önceki konunun devamı gibi gelebilir ama iç içe olmasın diye ayrı yazdım.


Şuan ajandama bakıyorum da bugün (Saat itibariyle) son keman dersim var. Bir hafta erken bitti dersler. Vayy bee 3 ya da 4 haftalık bi tatil sonrasında yeniden keman dersine başlıcam ama olsun tatil tatildir. İzmir sıcağında kemana gitmek (Ne kadar sevsem de) zor oluyordu. Çalışırken zaten terliyorsunuz (İster istemez) bide İzmir sıcağı, 2 kat yorgunluk. Unutmadan kemanım için yeni bir yastık alıcam. Markasını not aldım. Umarım bulurum. Sonra başka yerde aramak istemiyorum. Veee bugün sürpriz bi haber çıktı!

* Cuma günü Bandırma'ya gidiyorum. Anneannemin evine gül dikip, bahçe düzenlicez bir de evi temizlicez. Diğer evi önce boyayıp sonra temizlicez ama bu konuda tecrübeliyim en azında =)) Geçen yaz kendi evimizi annem, babam ve ben 3'lü boyamıştık. 1 haftada bitmişti ev (Toplama dahil). Reklam ilanı gibi oldu sanki bu son cümle. Evden eve hahaa =))

Şiiimdiiii... Bu bahçe işinin başına dönersek tabi en başına değil. O kadar uzun yazamıcam şimdi. Orta bölümünü anlatsam gene yeterli olur sanırsam =))

Geçen pazar Ödemiş'de bir nikaha katılmak için yola çıktık ve Bayındır'dan geçtik. Daha önce buraya gitmemiştim. Ve söylüyorum: Harika bir yer. Adamlar sadece çiçekçilik yaparak para kazanıyorlar. Oradakilerin geçimi bu ama görmelisiniz. Yollardan giderken sağlı sollu çiçek seraları ve bahçeleri var. Türlü türlü, çeşit çeşit çiçekler. Sağa sola bakınmaktan yol nasıl geçti bilemedik. Dönüşte de uğradık birine ve 13 tane gül aldık. Fiyatı söylüyorum: Tanesi 1TL! Şaşırdınız dimi? Şehirde olsa 7TL.

İç piyasa analizi yaparak "Bu nasıl bir uçurumdur?" dedim. 13 liraya gül + başka bitkilerde aldık. Karlı çıktık diyebilirim. Zaten orası çiçek festivali de yapıyormuş. Toplu her yere çiçek satıyorlarmış. Muhteşem bir yer ya. Çiçek tarlalarını görmelisiniz müthiş bir şey. Renk renk ayrıca sadece çiçekte değil filiz yetiştiriciliği de var. Palmiye bile yetiştirmişler, satıyorlar.

Nikah sonrası oraya uğramak güne farklı bir eğlence kattı =)) Şimdi işte oradan aldığımız bu bitkileri dikicez.

Hanım Ağa (Kendisi anneannemdir. Ben ona "Hanım Ağa" derim.) oturacak sandalyesine ve parmağıyla göstercek biz dikicez. Küçüklüğümden beri pek bi severim o evi zaten. Eskiden daha büyük gelirdi bana =)) Her noktasında bir anım var benim. Bu tatilde kemanımı ve laptopu (TDK "laptop" yerine artık "dizüstü" deyin diyo!) alıcam, oturcam o "Eski Evler" in oraya ve ilham toplucam. Bomba gibi gelmek istiyorum İzmir'e.

*"Eski Evler" bu anlattığım yerin bi bölümünün adı ;)

Bakalım nostalji eşliğinde ne sonuç çıkıcak. Bekleyip görücez tabi hal kalırsa.
İşte diyorum ajandam hep dolu hep dolu.
Herkese İyi Tatiller ;)