21 Ağustos 2010

Çocukluk Düşleri

İşte en güzel yazım.Bu yazımı öyle birine itaf etmek istedi ki kalbim,okuyamasa da hisseder belki...Okudukça ağladığım tek kişiye...


Seni seviyorum...


NOT:Lütfen okumadan önce "babam ve oğlum-çocukluk düşleri" şarkısını indirin...


Yüzüne söylemek isterdim şimdi yazacaklarımı ama olmadı. artık imkansız zaten.yaşananlar ve yaşantılar ne kadar da hayatları değiştiriyo demi.dün burdaydın ama şimdi yoksun.Ve burda tek güçlü olan benim.Her gün yüzümdeki yalancı gülümsemeyle sana verdiğim sözü yerine getiriyorum.Bunu isterdin sen,başka şeylerde isterdin ama yapamadım olmadı;gerçekleştiremedim.beni düşünür müydün bunca yıl ya da küçüklük anılarımın dışında beni hatırlar mıydın???en sevdiğim rengi,kokuyu,oyuncağı ve yeri bilir miydin??? Hayallerimi,düşlerimi,geleceğimi sormayı düşündün mü? O katı bedenin altındaki yüreği dinledin mi hiç? Onu konuşturdun mu ya da ona kulak verdin mi? Yaşananlara değer miydi? Şöyle bi geçmişe bak. Bak ki hataları gör. Sen sadece beni yakmadın benle beraber herkesi de yaktın. Alevin öyle büyüktü ki yaşananları kül etti ve güzel olan herşey çocuklukta kaldı. Kokunu bile unutmuşken yeniden karşıma çıktın,korkularım olmuştun. Bununla yüzleşmek ne kadar zordu bilemezsin. Ama tam yenerken sen herkesi bırakıp gittin. Yani gene kendince kaçtın. Bıraktın herkesi...Nasıl yaptın bilmiyorum gene arkandan herkes sana saygı duydu. Yani kendini uyguladın.Sana yakışan ve seni sen yapan şeyi...Böyle olmamalıydı.Vedalaşmadın bile benimle...Yalnız çıktın kapıdan geri gelmedin bi daha,ben anladım ama içimdeki ürperti peşimi bırakmadı,yalanlar beni sana getirdi.Biliyo musun seni hala görmeye gelmedim.İnanmamazlık ve bu boşlukta ki eksiklik hala beynime oyun oynuyo.Hatıraları buldum geçen gün,aldığım yere yeniden koydum sanki geri gelip alcakmışsın gibi...İmkansızı oynuyorum bu aralar.Başım yastığa değdiği zaman akan bir kaç damla yaşı ve koca evdeki yalnızlık...İşte bunu sen yazdın,eminim her şeyi planladın,hep böyleydin ki sen planlı,disiplinli ve katı.Beyaz saçlı değildin,yanakların da tombul değildi ama o sendin...İnsanın kokusu siner derlerdi de inanmazdım.Şimdi bütün eşyalar da kokun var...



Seni unutmayacağım...

ÖSS & Arkadaşlık

Bu yazı biraz geç oldu farkındayım ve bütün arkadaşlarımdan özür diliyorum =))
Öss ler açıklandı ve benim bütün arkadaşlarım üniversiteye girdiler =))
Çook sevinçliyim çookkk =)))
Hepinizi tebrik ediyorum.
Çalıştınız ve başardınız.

Bu yorucu tempoda onlar çalışırken benim aklımdan geçen tek şey: Hepsinin İzmir'de kalmasıydı.


Bencilce bir istek, farkındayım! ama kimsenin gitmesini istemedim.Yanımda kalsınlar istedim ve o kadar çok istemiş olmalıyım ki bütün sevdiklerim yanımda kaldı =))
Ben ÖSS'ye girdiğim senede böyle bi istekte bulunmuş ve yarı arkadaşım yanımda kalmıştı =D

Ayrıca oturduğum apartmandan da 2 çocukluk arkadaşım İzmir'de kaldı =))
Hemde Ege Üniversitesi'nde ;))
Bu sene hazırlık okuyacaklar ve onlara emin olun çok yardımcı olucam.
Mesela sınav çeşitlerini, soruları, nereden çalışmaları gerektiğini söylicem =))
Benim şefkatli kollarımda yeniden hayat bulacaklar =D

Bu sene arkadaşlarımın yerleşmesinden ayrı kendi bölümümünde puan ve kaçıncı öğrenciyle aldığına da baktım ve çok mutlu oldum =))
Ege Tekstil Mühendisliği gene başarısını üst sıralarda tutmayı başarmış ve yerini kaptırmamış.
O sevinçle hemen arkadaşımı aradım ve bu durumu söyledim.Tepkisinin nasıl olacağını bilmiyordum ama bana söylediği söz: Tabi kızım zekiyiz biz.Bizimde yanımıza zeki öğrenciler gelmeli zaten. dedi =)))
"Bu kadarda olmaz yani" dedim gülüştük. Aslında haklıydı =)
Seni seviyorum canım arkadaşım, haklısın çünkü =)))

Ayrıca bu yaz farklı bir sevinçte başka bir arkadaşımdan geldi. Geçen sene isteyip de giremediği bölüme bu sene girdi. Hemde en yakın arkadaşıyla bi evde beraber kalmak gibi güzel bir ödülle beraber =))
Onuda tebrik ettim, bide burdan tebrik ediyim bari =))
Artık Ankara'ya gidersem misafirleri olurum =)) Tabi S&B da İzmir'e gelip de bende kalmak şartıyla =)))

Yanımda kalan herkese çook teşekkürler...
Eğitim hayatımız bol başarılı başlasın =))

Evcilik Oyunu Bitti. Sıra Nikahta!

Bundan önceki yazımda "Evcilik Oyunu" nu ne kadar çok severek izlediğimi yazmıştım.ama artık hiç izlemiyorum çünkü favorim olan Kendi & Yiğit çifti ayrıldılar.neden yarıldılar hiç bilmiyorum ama benim fikrime göre her yarışmacının! belli bir süre bu oyunda kalması gerekiyo ve sonra ayrılıyo.

Ayrılırken gene kendilerinin diğer çiftlerden farklı olduklarını kanıtladılar ve kavgasız, gürültüsüz, modern bir şekilde ayrıldılar.
Onları tebrik ediyorum.
İşte bu yüzden, onların ayrılmalarından beri programı izlemiyorum.

Ayrılmalarını gösterdikleri bölümde haftanın en sevilen çifti seçilmişlerdi hemde "%90" oyla.yani benden başka seven kişilerde vardı.
Şöyle bir forumlara bakınca bayağa bi seveni varmış favorilerimin ;)))

Kendi & Yiğit ayrılınca hemen yeni bir çift sokmuşlar yarışmaya.

Adları Serdar & Eda.Ben bi yerden çıkaramadım kişileri ama belki siz bilirsiniz.Şahsen pek umurumda da değil.Adam türkücüymüş sanırsam çünkü habire türkü söylüyo =S

Taylan & Sevilay çifti desen, olgun iki insan.
İlişkilerinde ne istediklerini biliyorlar ve o şekilde birbirlerine davranıyorlar.

Ozan & Nilay ise hala kavgalı bir ilişki içindeler.

Amann sıktılar resmen.

VEEE SON DAKİKA HABERİ: Şuan bu yazıyı yazarken TV açık ve Show tv yeni bi yarışma daha yayına sokmaya hazırlanıyormuş.

Adını söylüyorum: Nikahta Keramet Var.


Show TV yıllardır evlilik programlarıyla ün yapmış bi kanal olarak, bu konuda kendini (Her bi yeni yarışmayla) aştı diyebilirim. Benimle evlenir misinler, kayınvalideler falan filan hep bu Show TV'nin marifetiydi maşallah. Şimdide,
"Evlenme çağına gelmiş, genç, güzel bir kadın mısınız?"
ya da
"Genç kızların kalbini çalacak yakışıklı bir erkek misiniz?"

sorularıyla programın fragmanını yayınlamaya başlamış bile. Sonunda da "Annenizden onay alıp "Nikahta Keramet Var" diyorsanız, mutluluğu Show TV ekranlarında bulup 500.000 TL ödülün sahibi olabilirsiniz!" diyerek bitiriyorlar. Yani aslında geriye dönüş var gibi biraz ne dersiniz?

Evlilik!!!
Türk yapısında önemli bir konu ve bu konu üzerinden her türlü yarışma ya da eğlence programı çok kolay bi biçimde yapılabiliyor. Bunu da beklicem ve bakıcam. Gerçekten kızlar güzel, erkekler yakışıklı mı?

Kızları manken, oğlanları da mühendis falan seçip "Evlenin" mi dicekler yeniden?
Çok merak ediyorum işte.

10 Ağustos 2010

SIKILDIIMMMM ...2



Bu ayın Sıkılma Konusu kesinlikle ve açık ara farkla "Demet Akalın - Önder Bekensir" çifti oldu.
Kendilerine bu başarılarından dolayı tebriklerimi yolluyorum.

Peki bu işi nasıl başardılar?

Ben konuyu inceledim ve işte o rapor.
Aslında ister istemez Türk magazin basınını ve ekranlarını doldurarak bu raporu yazmamda bana çok yardımcı oldular. Siz bile yazabilirsiniz.

İşte başlıyoruz;
İlk önce aynı evde yaşayıp, arkadaşız ayağına yattılar. Sonra evlendiler. 4 ay geçti geçmedi Demet Akalın bu sırada albüm çıkardı. Albüm tanıtımındaki transparan kıyafeti ve yeni imajından çok eşi Önder Bekensir ile kameralar karşında öpüşmesi konuşuldu. Ardından klibinde oynattı eşini. Aynı yıllar önce İbrahim Kutluay'a yaptığı gibi. Klibin adı ise "Evli, Mutlu, Çocuklu".

Sonra boşanma haberleri çıktı. İftiralar, mahkeme dilekçeleri... TVlere telefonla bağlandı Önder Bey ve sevdiğini, ayrılmak istemediğini söyledi. Eski eşi Önder Bey'e "Demet'e 4 ay bile çok dayandı." dedi. Sonrasında bi bot resimleri çıktı. O resimlerin üzerine de bir sürü yorum yapıldı. Adamın cinsel tercihi üzerine bile konuşuldu. Bütün bu konuşulanları Demet Akalın susturdu. İşler daha çok karışamaz derken çiftin "Evlilik Hayatı" adlı programı başladı Show TV de. İzledim mi? Evet, izledim. Bu işin arkasında ne var diye baktım. Bide gece yaşamım olduğu için izlemeye mecbur da kaldım. Bütün bölümleri izlemesem bile geneline baktığımda, bol eğlenceli bi Demet Akalın gördüm ve her daim konser, eğlence, bol bol öpüşme sahneleri. Ama program beklenen reytingi elde edememiş sanırsam ki yayından kalktı. Ben bu haber üzerine de "Kesin bi şey çıkacak bunun altından." dedim ve dediğim gibi de oldu. Hemen programda kavga görüntüleri verildi ve boşanma haberleri yeniden çıktı. Haberi okurken son dakika olarak boşandıkları haberini de okudum. Şimdiki son haber ise evlenmeden sevgili şeklinde yaşamaya karar verdikleri.
Konuşturmasınlar beni. Bas bayağa dost hayatı yaşıyorlar.

Resmen sıkıldım!

Aslında bana ne ya da bize ne! Ama işte bi şekilde TVden ya da gazetelerden ister istemez okuyoruz ve öğreniyoruz. "Beynimiz doluyo!" desem yeridir. Bu tür yazılar ve eski anılarımdaki saçma olayların hepsi bilinçaltımı etkiliyor. Bi tek benim değil aslında hepimizin. İşte ben bu ve bu tür olaylardan, kişilerden, bu kişilerin hayatlarından, ne yaşadıklarından, sulu sulu kamera görüntülerinden, onların programını eleştiren insanlardan bile SIKILDIM!!!

Şahsen bu kadar çok konuşulan programın nasıl reytingi düşük olur onuda anlamış değilim ve birkaç teorim var: kesin bunların boşanma düşünceleri vardı ama programın fiyatı iyi gelmiş olabilir ya da barışmak için programı kullandılar. Bir diğer teorim ise, kendi reklamları için biten ilişkinin reklamını yapıyorlar. Yoksa bitmeyen bir şeyi kim kameralarla herkese izletir? Bu nasıl  bir düşüncedir?

Aklımda kalmıştı şimdi yazdım, rahatladım.
Yanıtları bile saçma olan sorularla beynimize eziyet eden bu kişilerden SI-KIL-DIMMM!!!