10 Ağustos 2010

Evcilik Oyunu...



Birkaç haftadır en eğlenerek izlediğim program "Evcilik Oyunu".


Ama orda da herkesi değil, sadece Kendi ve Yiğit'i izliyorum.çok eğlenceli bi çift.ilk başlarda pek ısınamamıştım onlara ama sonradan alıştım.sanırsam onlarda da aynı şey oldu =)) ilk başta birbirlerine ayak uyduramadılar ama şimdi çok iyi anlaşıyorlar ve ortak bi fikir bulabiliyorlar.Yiğit'in olgun tavırları Kendi'nin şirin ve çocuksu hallei nasıl uyumlu olabilir diyebilirsiniz ama iki tarafta aynı olunca ilişki sıkıcı oluyo.K&Y durumunu sevdim ben.her nete girdiğimde oy yolluyorum.alışkanlık oldu biraz =)))) geçen cumartesi izledim programı ve "bağlılık testi" adı altında bunlara "55 metreden atlayın!" dediler.



Nilay çıktı ama korktu yükseklikten ve indi. bi sürede kendine gelemedi sanırsam.
Sonra Hakan ve Tuğçe çıktı.ama Hakan atlamıycaktı, destek olmak için çıktı.Tuğçe'de korktu indi.
Sıra geldi beni favorim çiftime...bi gazla gittiler.Kendi minderde zıpladı falan sonra giyindiler ve çıkmaya başladılar 55m yukarıya.onlar diğer çiftler gibi "çiftlerden birisi atlasın" düşüncesiyle değil, ikisi beraber atlıcaklarmış... bu amaçla çıkmışlar.yukarı çıkınca, Yiğit Kendi'ye güvendi, Kendi de Yiğit'e...sonra Kendi sarıldı Yiğit'e... Yiğit'de bıraktı kendini aşağıya...bağırışmalarla atladılar =)) Kendi resmen kayboldu Yiğit'in kollarında ama ikiside harika bi atlayış yapmış oldular ve yere indiler.

Bu atlayışı yapana ev verceklermiş.evide K&Y aldı zaten ve bu hafta taşındılar.bunu ev için yapmadılarını sadece adrenalin için yaptıklarını söylediler. yere inincede Yiğit, Kendi'ye teşekkür etti =)))

Çok güzeldi yaa...işte bundan seviyorum bu çifti.
Halkta bişeyleri fark etmiş olcak ki onları bu hafta %90 oy oranıyla 1.yaptı =))))

Tebrikler K&Y...





Elemenin olduğu hafta benim Bandırma'ya gideceğim haftaya denk geliyodu ve oy kullanarak Yıldız ile Sertaç'ı elemiştim.neydi onların ilişkiside öyle ya??? bi anlam verememiştim.bide onlar oyun değil gerçek sevgiliydiler ve evlenmeyi planlıyolardı.çok merak ediyorum acaba evlenmişler midir??? ev falan bakıp hayaller kuruyorlardı.yıktıysam özür dilerim...


Tuğçe ve Hakan çiftinide seviyodum ama onlar bana fazla klasik geliyorlardı.K&Y çiftinden sonra favorim diyebilirdim.Takiii bu hafta gerçeği öğrenene kadar.H&T çifti Evcilik Oyunu'ndan ayrıldılar.bunun altında yatan sebep ise Tuğçe'nin özel hayatına zarar vermesiymiş.Ama asıl sebep konuştukça ortaya çıktı ki Tuğçe'nin sevgilisi varmış.bu programa para için girmiş.bu hafta K&Y çifti bu konu üzerine konuşmuşlardı, bende o şekilde öğrenmiştim.Tuğçe bu duruma çok kızdı ve onlara söylendi.iyide sevgilin varsa bu programa neden giriyorsun ki? kurallar belli.bi adamla aynı evi paylaşıyorsun ve sevgilinde seni TV den izliyo.ben sevgili olsam böyle bişeye izin vermezdim.şimdide programdan ayrıldı ve haftanın birincisi seçilen K&Y için "bu durumdan hiç mutlu olmadım" dedi...Amann çokta umurlarındaydı senin durumun.olan Hakan'a oldu.çok üzüldü çocuk,izlerken bunu fark ettim.onuda belki başka biriyle everiler hemen.aynı Mert'e yaptıkları gibi...


Mert'de gözümden düştü.oyunu iyi oynuyordu ama partneri programdan ayrılınca bence oda ayrılmalıydı.bi hayran çıkardılar ona, sonra geçen gün baktım.başka bi kızla evlendirmişler.bu ne biçim bi iştir böyle ya."bunla oyun oynayamadın sen, şimdi bi de bunla dene. belki oynayabilirisin." saçmalık ötesi.ilk partneri Bahar'ında ayrılma sebebi:Mert'in ona çok karışması ve gerçekten evli gibi davranmak istemesiymiş.Tabi sonra gelen açıklamasında ise aynı Tuğçe gibi onunda sevgilisi varmış.
Yeni evlendiği partneri olan Tuğçe ise Bahar'dan sonra konuşmaya başladığı bi bayanmış ama kız Amerika'ya gitmiş.dönüncede hemen Mert kızı yarışmaya soktu.onların durumu bana biraz Yıldız&Sertaç durumunu hatırlattı...hadi hayırlısı...


Bu sırada program yapımcıları boş durmadı ve iki çift daha geldi.

Ozan ve Nilay ilk giren çift.onlarda çok kavga ediyo.Nilay'ın rahat tavırları! Ozan'ı sinirlendiriyo.Bazen hakta veriyorum çocuğa yani.
3 çift yeterdi ama şimdi 4 çift oldu. insan istediği çifti izleyemiyo şimdi.saçmaa.




Diğer giren çift: Taylan&Sevilay...bu çiftimiz diğer üç çiftten biraz daha olgun yani yaşları var.onlarıda izleyip görücez...





Programın saati de farklı zaten.bi gün gece yarısı, bi gün haberlerden sonra.denk geldikçe bakar oldum.

Böyle programları pek izlemem ama sardı resmen... =)))
 

16 Temmuz 2010

Kafam Güzel, Herşey Güzel

Bu gece babamla içtim.Daha öncede yapmıştım ama bu kadar güzel olmamıştı sanırsam. Kaç şişe devirdik bilmiyorum ama baba - kız içmek garip bir duygu. Üstümde salak bir gülümseme ve hafiflik var. Bu yazıyı yazarken bile dans ediyorum. Sanırsam sarhoş oldum =))) Fona da koydum "Lena - Satellite" şarkısını. Onunda klibinde yaptığı gibi kollarımı savuruyorum sağa sola. Şu büyük kulaklıklarımı taktım ki kimse rahatsız olmasın ;) Onlara dokunuyorum iki elimle ve yatağımda zıplıyorum gecenin bi saatinde =)) Ee tabi dizüstü oldu bana yatak üstü =)) "Zıpla zıpla ya da kop kop yaz" yaptım şimdi.

Yarın yola çıkıyorum ve kesinleşti 2 hafta yokum =(( Üzüldüm mü? EVET! 2 hafta çok sanki biraz.

Bak aklıma geldi şimdi: Kaç gündür spor yaptığımı söylemiştim. Şimdi birayla yalan mı oldu acaba yaktığım kaloriler?! Bira göbeği yapmayalım babamla da başla bi şey istemez. Şahsen babam spor adamıdır ama bana öğretemediği bir sporda başarılı: Masa Tenisi.

Oynayamıyorum kardeşim. Beceremiyorum işte. Kimler denedi ama yok. Kanımda da olsa beceremiyorum işte. Lise zamanlarında, tatillerde, kumsalda ve üniversitede. Her yerde denedim ama oynayamıyorum. Bu zamana kadar kaç ampül kırdım hatırlamıyorum bile #) En iyisi bırakmak dedim ve bıraktım bu spor dalını. Oynayanları izlemek daha başarılı, eğlenceli. Ayrıca beceremesem de kenardan taktik vermek ayrı bir zevk ;)

Eğlencenin son noktalarındayım ama durmaya niyetim yok. Birazdan arkadaşlarımı arıcam =)) Bu gece şu bi kaç gündür yaşadığım yoğun iş temposundan kurtuluşumu kutladım sanki =)))

Herkese Bol Çakır Keyifli Geceler =)))

15 Temmuz 2010

Mimlenmişim


CMOS beni mimlemişti ama ben daha yeni yazıyorum. ne yapalım ben meşgul bi insanım ;))

evet şimdi benim, onun sorularına cevaplarım;


Felsefem : "Kendin Ol Yeter" ve "Kafaya Tokadan Başka Bişey Takmayacaksın!"
Hayat : Bazen yorucu ve zor olduğunu düşündüğüm dakikalarda aklıma gelen durum.Ama ASLA sıkıcı olduğunu düşünmem.Aslında sıkıcı olan şey hayat değil, o anki durumdur.Bunuda ortadan kaldırmak elimde zaten ;))
Çocukluk : Aahh ahhh!!! çok özlediğim dönem.Kafamda bi sürü düşüncenin ve hayalin yer aldığı beni ben yapan zamanlar.İçimde yaşattığım kişilik.
Güneş : Gizemini çözmek için bir 6 ay kafayı patlattığım ve sonunu öğrenip korktuğum nesne.Ayrıca insana verdiği zararın korkusu sonucu olarak artık güneşlenmiyorum.
Gözler : Vücudumda en sevdiğim yer =)) Ayrıca öyle renkli gözlerden de etkilenen kızlardan değilimdir.
Yıldızlar : Bana ilham veren nesneler.Küçükken bütün gün uzanıp onları izlerdim.Büyüdükçe şehrin ışıkları onların ışığını bastırmış olsada, genede içim sıkılınca bi şekilde bulup izlerim.
Güzellik : Yüzyıllar boyu tartışılan ve bi sonuca ulaşılamayan konu. Kendim için söylemek gerekir ise güzelimdir =))
Sevgi : İlk olarak aileden öğrenilmeli.Kişinin kendisini tanımada ve diğer insanlarla ilişki kurmasında,nasıl bi yön izleyeceğini öğrenmesindeki gizli bilgi.
Aşk : Çoook sevmek.Sevdiğinin yanında salak salak gülmek.İstemeden de olsa gizemli olmak.Onu anlamaya çalışmak.Her fırsatta yanında olmasını sitediğin kişiye karşı hissedilen his =)))
Müzik : Hayatımın en önemli parçası.Okyanus benim için ve ben artık o korkuyu yenip açıldım bi kere derinlere. "MP3 üm Olmadan Asla!"
Dost : Aradığım ve bulduğumu sandığım zamanlardaki kişiler.Ama artık eminim. Sonunda o kişi(leri)yi buldum.
Para : İlerde çok istediğim bir şey.İlk maaşımla alacaklarımı bile planladım.Para biriktirip bi stüdyo daire almak istiyorum =)) o kadar şey istiyorum ki "Ölmeden önce yapacaklarım" ın listesinde ilk 5 madde para ile ilgili =S =))
Zaman : Yapmak istediklerimin çok olduğu zamanlarda yetersiz olan şey.Keşke biraz daha diye yalvardığım,uykudan feragat edip ürettiğim anlar. Ayrıca 3.sınıfa kadar saati bilmeme rağmen hiç zorluk yaşamamıştım. =))
Erkekler : Olmazsa olmaz =))) Yazılarımda ilham kaynaklarım ;))
Savaş : Lanet okuduğum olay. Hala cevabının bulunamadığı sorunun sorulduğu konu: "Kime göre haklılık???"
Ağlamak : Liseye başlayınca daha az ağlar olmuştum.Sanırsam bi yazda olgunlaştım ben.Ayrıca ağlamak bazen bi silah olabiliyor.Tabi suratınıza yakışıyorsa.Yoksa rimeliniz akmış bi ağlama iğrenç görünebilir.
Deniz : "İzmir'in sokakları kız ve deniz kokar" .Bir İzmir'li olarak başka bi söze gerek var mı ;)))
Ayna : Mutlaka sabahları ve yatmadan önce bakmam gerekir. En az yarım saat =)))
Hayal : Hep kurduğum ve gerçekleştirmek için uzun uğraşlar verdiğim olay =)) Hayallerime "realist" ol diyenlere kızıyorum...



Mim' i 10 kişiye göndermek gerekiyormuş ama ben +2 yaptım =))

http://kopmusinsanmodeli.blogspot.com/
http://uydurukprenses.blogspot.com/
http://profiterole92.blogspot.com/
http://eylulozlemi.blogspot.com/
http://serdarsen35.blogspot.com/
http://modatasarimstil.blogspot.com/
http://sercanselvi.blogspot.com/
http://cmosundnyasi.blogspot.com/
http://cafemetropol.blogspot.com/
http://ahmetalper92.blogspot.com/
http://hayalmeyalbuschra.blogspot.com/
http://maskeliballo.blogspot.com/

=)))

14 Temmuz 2010

{Küçük bi Dost Tavsiyesi Daha} ...2

Vayy SBS ler açıklanmış.Sıra gelmiş LYS lere.

Hadi bakalım hayırlısı olsun arkadaşlar.
Bu uğurda yeniden giren arkadaşlarıma bol şans dilemiştim.
inş sonucunda istediğiniz yerde olursunuz.
Sizin gibi bütün yıl bende heyecanlandım.

Pek aramadım sizi -bu bi itiraftır: çünkü konsantrelerinizin bozulmasını istemedim- bende bu durum çok olmuştu ve kendi başıma gelen bu olayın başkasının başına gelmesini istemem.kırılanlar olduysa nedenim buydu...


Şu her sonuş açıklandıktan sonra 1.leri ya da 2.leri en iyisi şöyle diyelim derece yapanları TVlere çıkarıp soruyorlar ya;

-Nasıl çalıştınız?
-Bu çalışmada sosyal hayatınız oldu mu?
-Aile desteğiniz ya da dershane desteği nasıldı?
-Tercihleriniz nasıl yaptınız?
...

Bu sorular uzarda uzar ama bu tecrübe şunu söyler: ekrana çıkan bu çocukları dinlemeyin çünkü onların verdiği cevaplar tamamen yalandır.

İnsan başkasını kendinden bilir.


İlk soruya cevap: "eşşşek gibi çalıştım" bu cevabı veren kızı bi daha TV de göremedim.halbuki kız doğruyu söylemişti.o kadar 1. çıkmıştı. tabi eşek gibi çalışcaktı.bütün soruları çalışmadan vahiyle mi çözücekti sanki.


2.soruya verilen cevap: evet oldu.yüzdüm, tenise gittim, koştum, futbol oynadım.,YALAAANNNN....yalan kardeşim.kim bunu yapan ve sonunda 1. olan. çıksın karşıma.yüzüpte kaç saat yüzdün? onun yerine eminin soru çözdün.insan bu temponun her dk sında "soru çözmeliyim ya da konu çalışmayım" diye düşünüyo.otobüs ya da duraklar,ders araları... okullarda hep koşuşturmaca olur.özellikle o son sınıfların katlarına bi bakın.herkes soru çözüyodur ya da hocaların yanında soruların cevabını arıyordur.en azından benim okuduğum anadolu lisesinde biz böyleydik ve sonunda %75 başarı elde ettik.geri kalanda "istediği yer olmadı" diye yeniden deneyenlerdi.gerçekçi olalım.sosyal hayat yoktu ve tek amaç bir sene boyunca çalışmak sonunda da azda olsa! rahat etmekti. üni.de tamam daha rahatsın ama tam olarakta salmıyosunuz.genede herkes bunu yaşamalı ve bu yüzden bir senelik bırakın sosyal hayatı.ödül olarak diyetlerde çikolata yemek gibi düşünün bu eğlence saatlerini =))

3.soru: ailer destekte olur köstek de.

Çünkü onlarda sizinle beraber sınava girerler.belki hissettirirler belki de hissettirmezler ama sonuçta onlarda sizi düşünür.sınava girerken dışarda beklemeleri sizin ruh halinizden farksız değildir.

Peki dershane desteği mi??? işte o konuda benim hiç iyi tecrübelerim yok.bi orta okulda faydasını gördüm, o da soru çözme tekniği öğretmede işime yaradı sonra Fısss...moralden çok moralsizlik yarattı bende.mesela ben Final DD'ine gittim ki harika bi dershanedir. tek geçerim. ama onların bi baş rehber hocaları vardı, resmen hoca moralimi bozuyordu.onun yüzünden sonraki sınavda sınıf düşmüştüm çünkü bu şekilde devam etmek istememiştim. -rehber hocam olmasın diye.- rehber hocası netlerine bakıp, her seferinde "bu şekilde olmaz" diyordu.ama yöntemde söylemiyordu.arada TV8 de kendisini görüyorum zaten.aman istemem hiç birini.gerçekçi değil bunlar.kimse bizi yalan cümleler ile pohpohlasın demiyorum ama moral verici belkide "gaza getirici" bi cümle bile işimize bu yolda yarayabilir.ama anlamıyorlar işte.

Aslında 4.sorunun cevabıda açık bi şekilde belirmiş oldu."Tercihlerini kim yaptı?" ...ben sınava girip en iyisini yaptıktan sonra istediğim bölümün her ünideki bölümü oluyordu.işim garantiydi yani ama genede ailem rehber hocasıyla konuşmak istedi ve gittik.bekle bekle sinir olduk. bana randevu verdikleri tarih son günden 3 gün önceydi.biz gittik açıklandıktan 4 gün sonra.işte bu randevu verme işide saçma.3 gün öncede ne demek canım??? saçma işte.tek yapılanda siteden puanımı ve kişi sılamamı belirleyip, istediğim alanları işaretlemek.ardından çıkan sonuçları çıktı olarak almak,olanları işaretlemek.istemediklerini sen sonra atıyosun ve tabi son olarak kodluyosun.görüştüğümüz rehber hocası "bitirince son halini görüyim" demişti.dediğini yapmış, gitmiştim 2 ya da 3 saat bekledim.baktı ve bi tek "tamam" dedi.kuru, sade bi "tamam".içerde 10 dk bile kalmadım.ben hocayla beraber giriş yaparız sanıyordum ama bana sadece siteye girişi gösterdi, onuda sorduğum için.peki niye sordum? bilmediğimden mi Hayır.sordum çünkü şaşırmıştım ve bunun devamında hocanın ne yapacağını merak ettiğim için... eve geldim kendim girdim siteye ve gene kendim kodladım.zor muydu? Hayır.

Ama ilgileniliyormuş gibi yapılması yanlış.


Bu yazıda başka bi sınav tecrübem ilgili oldu.

Aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz cevaplarım..
Herkesin gönlündeki yer olması dileğimle...


*Başarı sizin içinizde etrafa aldırmayın.
*Rehberlikçileri ise bu işe pek karıştırmayın.
*Planlayın, istikrarlı bir şekilde kendinize göre uygulayın.
*Tabi gerçekçi olun.
*Başkalarını kandırabilirsiniz ama kendinizi ASLA !!!