29 Ağustos 2017

Umutlar… Yanıldık.




Bazen başladığın bir şeyin güzel gitmesini istersin. Mutluyken mutluluğunun daim olmasını, severken sevginin sonsuz olmasını istemek gibi. Bu koca ütopyada belki de inanmak elinden gelen tek şeydir. Küçük bir umudun peşinden sürüklenir gidersin. Bazen ordan oraya, ordan oraya çarpa çarpa. 

Her olumsuzlukta yüreğine öküz oturur sanki. Böyle suratına durağan bir ifade yerleşir. İçinden bağırmak gelir, susarsın. Ağlamak gelir, yaşlarını tutarsın. Burnundan gelen o sızlamayı iki parmağınla geçiştirirsin. Evde tek olup ağlamak isterken, arabaya atlayıp hız yapmak ve tek başına kalmak en korkutucu olanıyken aslından en güzel olanıdır o gece.

Şarkıların sözlerine odaklanırsın yeniden.
Halbuki müziğiydi seni en son mutlu eden.

Üzülmek, ağlamak sevgilinin ardından en kolay olan an. Nolcak ki? Gözlerinden süzülen bir iki damla yaş. Ama ya sonrası. Yeniden yalnızlık, yeniden birini tanıma çabası ve geçen zaman. Halbuki çok fazla bir şey istemiyordum hayattan. Sevdiğim adamla yaşamaktan başka. Muhabbetini bile özleyeceğim birine git demek aslında çok sevdiğimden. Sevdiğini serbest bırak demişti bir yazar, sana dönmeyeceğini bilsen de bırak. Gitsin.

Mutluluğunu gittiği yerde bulacağını bilirsin ya da öyle olmasını istersin. Çok sevdiğin içindir bu istek. Yoksa senden ayrı için için seni özlemesini istemek ve bunu kendine itiraf etmek en doğal olandır.

Gözyaşların süzülürken gözlerinden, onu uğurlamaya giderken gösterdiğin direnç, son kez sarıldığında kokusunu içine çektiğinde yaşadığın o bütün hislerin yoğunluğu… Arkanı döndüğünde, son kez bakmak için bile kendinde güç bulamayacaksın. 

Döneceksin!
Bakacaksın!
Yüzüne sahte bir tebessüm koyacak ve el sallayacaksın.
Beyninde salak bir şarkı çalacak.
Gözlerin dolacak.
Gidip sarılmak isteyecek ama olmayacak.
Arabana binip gözlerin şişene kadar isyan edip ağlayacaksın.

Mutlu ol G.
Çok mutlu ol.
Seni burada her zaman özleyen ve unutmayan biri olduğunu da bil.

Elveda…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)