4 Şubat 2017

Aşk Dediğin Neydi?


Bir anda onu özleyip gitmek?
Aramak?

Aşkla sevgiyi ne zaman karıştırır olduk?  Aşkı nefrete çevirmek bir anlık yaşanmışlık olduğunu kaçımız biliyor? Kaçımız ne yaşadık da yaşanılanlar, duyulanlar üzerinden ahkâm kesiyoruz?

Çok soru soruyoruz ama cevabını almayı beklemeden kestirip atıyoruz. Uzun uzun cümleler kuran insanlardan kaçıyoruz. Dinlemek mi zor geliyor yoksa kendi dertlerimizde boğulurken bu daha mı kolayımıza geliyor anlamış değilim.

Kolay olunan hatta kolay elde edilen şeylerden kolay vazgeçebildiğimiz doğru. Bunu kırmak ya da inkar etmek, kabul etmemek de bizim elimizde.

Eski sevgilinin kokusu özlenir mi? Sesini duyunca mutlu olduğun arkadaşınla sabahlara kadar muhabbet edip dedikodunun dibine vurduğunda nasıl deşarj oluyorsun?! Bazen kafanı rahatlatmak için bir şeyleri feda ediyorsun. Bu yeri geliyor paran oluyor, yeri geliyor huzurun.

Aradığımın ne olduğunu bilmiyorum. Sevilmek istiyorum. Huzur ve güven en başta. Yeni bir şeyler öğrenmek istiyorum. Araştırmak bolca. Heykel yapmak istiyorum. Resim yapmak. Her yerimin saçımın, burnumun, yüzümün rengârenk olmasını istiyorum. Lavaboda kollarımı yıkarken bütün o renklerin karışıp suda akmasını izlemek istiyorum. Aklımın içindeki renk cümbüşünü karıştırmak istiyorum. Karışıp siyah olsunlar. Sonra yeniden o renkleri elde etmek istiyorum. Doğrularımı yeniden yazmak, karar vermek ve en önemlisi de uygulamak istiyorum. Çok şey mi istiyorum? Hayır! Sadece bütün bunları yapmak için irademin bana ihtiyacı var ve ben kendimde o gücü bu aralar hissedemiyorum. Bütün bu yorgunluğumla nasıl yeni birine kendimi açabilirim? “Evet, adamım seni kabul ediyorum” ya da “Seni seviyorum.” diyebilirim?

Sorular soran, aklı dalgın bu kadını bu şekilde kabul etmiyorsan zaten bırak gitsin.
Rahat bırak beni.
Aklımı, bedenimi, ruhumu en önemlisi de özgürlüğümü.

Sorular sor, sabaha kadar felsefe yapalım. Muhabbetin dibine vuralım. Sekste konuşalım, işte, bilimde, ölümü de, doğumu da, yaşamı da. Sabah gün doğsun. Gözlerimiz acısın ama biz hala konuşalım. Anlatacaklarım var sana. Bir sürü konu ve cümleler biriktirdim. Beni sen anlarsın bir tek. Biliyorum çünkü. Bilmek acı veriyor olsa da biliyorum.

Aşk neydi? Sevgi? Dostluk? Yoksa bunların hepsinin yalan olup kendine aşık bu kadının belki de yeniden doğum zamanı gelmiştir.


xoxo