9 Şubat 2015

Kısa Kısa Nerde Kalmıştık?!


Üç nokta koydum gene yazı yazmadan önce. Hâlbuki aklımda bir sürü cümle ve fikir varken hepsini aynı anda yazmak isterken toparlayamıyorum. Eskiden böyle değildim ben. Akhisar’dan yavaş yavaş soğuyorum. Eskiden daha çok yazardım şimdi yazı sıklığım değişti. Azaldı sanki. Bu da benim moralimi bozuyor. Deşarj olamıyorum. Cümlelerim içimde birikiyor.

İş açısından verimli günler yaşarken aşk acısı çekmediğim için üzerimde odaklanamama yaşadığım günler yaşıyorum. Dün C. ile konuşurken “Aşk acısını nasıl yaşıyorsun hiç düşündün mü?” diye sordum. Kısa bir sessizlikten sonra “Aşk acısı iki türlüdür.” dedi. “Ya hayata küsersin ya da hırs edersin ve ben ilk cümlemdeki gibi yaşıyorum yani hayata küsüyorum.” dedi. Ben ise hırs olarak yaşayanım. O benim için bağdaş kuramayan sevgilim ;) İşte şu an aşk acısı çekmediğim için de hırslanamıyorum. O acıyı çalışarak yenebildiğim için rahatlıyordum. Sonuç olarak bugünlerde yazı yazamıyorum. Saçma sapan cümleler kuruyorum sonra bir daha okuyorum düzeltiyorum.

Yeniden arabaya atlayıp kaçmak istiyorum.
Bu serseri zamanlarımı özledim.

Şu hayatta en güzel şey, yeni bir yer görmek. Yaşamak. Bir de sevdiğin varsa yanında değme keyfine. Bütün gün kumsalda gezin, yağmuru dinle, gök gürledikçe ona daha çok sarıl ve ateşin yetersiz kaldığı anda sarıl sevgiline, beraber uyu gecelerce. Sabah “Soğuk!” de ve yataktan çıkma. Gerçek bu olsa bile bahanen olsun. Sevgilin makarna yapsın. Onun elinden yaptığı yemeği ye.

Yeniden incelme programına başladım. Şu iş gezilerinin sonunda kilo aldım verdim aldım derken yeniden düzenli bir hayata başlamak iyi gelecek. Dönünce spora başlıyorum! HEYOO!!! Şimdiden o meşhur “Tost – Çorba Diyetimi” yapıyorum. İlk hafta için iyi inceldim ama hafta sonu biraz eğlence ile bozmuş olabilirim uuppss!

xoxo       

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)