20 Mayıs 2014

Hi, ex-boyfriend!



Kim derdi ki adamın benden ayrıldıktan sonra dansçı olacağını hem de latin dansçısı olacağını?!

Kimden mi bahsediyorum tabi ki de bu bu ve buradaki velet sevgilimden. Ayrıl barış ayrıl barış. Fırtınalı bir ilişkiden kaç kurtul sonra gene barış ve en son sen terk et sonra o seni unutamasın ve yüzsüzce yanıma gelip saçma sapan sözler söyleyip sarhoş kafasıyla sözde beni rezil ederken kendisini rezil etsin. Şimdi velet diyorum ama o zaman seviyordum işte. Aşkın gözü kör mü dersin yoksa saplantılı ilişkilerin kadını olduğumu mu yoksa acıdan zevk aldığımı mı yoksa “Hepsi seçeneği varsa ben onu işaretlemek istiyorum.” mu dersin? Sen istediğini seç ama ben hepsini seçeceğim galiba. Kendime acı çektirmekten, sanki dünyada bir tek o var ve ben bunu sonunda anlamış gibi davranıyor ve kurtulana kadar damar damar üstüne yaşıyorum. Telefonumu kapatmıyorum. Konuşuyorum, saçmalıyorum. Önemsenmeyi istemek de denmez buna. Ne olduğunu bilsem bu kadar dibine kadar batmazdım.

Sevgiliyken anladığım bir şey daha;
“Birini aldatırsanız sonunda sizde aldattığınızdan aldatılırsınız.”

Karışık işlerin içine kendimi soktuktan sonra kurtulmak için neler yapmadım ki. İç dünyama döndüm ve Antalya’daki sempozyum dahil kendimi işlerime adadım. Ondan buralarda yoktum ki size bunu uzun uzun yazacağım.

Bizim velete dönersek, ayrıldıktan sonra üzerimden kocaman bir yük kalkmış gibi oldu.
Peki, bütün sosyal ağlardan beni silen bu adam hakkında nasıl mı bilgim oldu?

Hikâyemiz bu sefer benim en yakın arkadaşıma dayanıyor. Malum mezuniyetimiz yaklaşıyor.

Bir yıl önceden mezun olan arkadaşlarım evlendiler desem!!!
Şimdilerde ise kız isteme olayları bayağa popüler desem!
Ne dersiniz?!

İşte gene böyle bir durumda kız arkadaşım sevgilisiyle dans kursuna gitmek istediğini anlatıyordu. Düğünde dans edeceklermiş falan filan. Sevgilisi “Sen gez beğen. Ben gelirim hayatım. Sana güveniyorum.” demiş ve tırıs tırıs kaçmış, topu bizim kıza atmış. Şimdiden buraya yazıyorum bunların evlilikleri de böyle gitcek yani oğlan kıza bırakacak bütün sorumlulukları yükleri yani her şeyi. Yıllar içinde bizimki ezilip büzülmesinde. Yazık olur vallaha.

Ha dur konuya geri dönelim bi dakka nerde kalmıştık ha dans kursunda! İşte böyle bizimki gezmiş tozmuş fiyat almış bakmış derken bir yer gösterdi, broşürleri serdi önüme bakıyorum bende ve ANA!!!! Onun adı evet evet onun adı! Ex-boyfriend hayatımın 6 ayının içine eden o isim! Şok oldum ama çaktırmadım (Arkadaşımın yüzüne bakıp nasıl çaktırmadım bilemiyorum. Bu rol işinde iyice ilerledim sanırsam. Helal olsun bana.).

“B., ya bu hocanın yaşı kaç acaba? Çok farklı bir ismi varmış.” dedim sanki umursamıyormuş gibi. Bizimki de hemen atlayıp “dimi ya! Aynen, genç. Bizden 2 yaş küçük ama kaslı güçlü. Senden benden büyük gösteriyor ama boyu kısa. Oda dansta avantaj diyorlar. Sence?” dedi. Oha dedim ya bu kadarda olmaz. Bir soruya verilen cevaba bak sen! Sanırsın yıllarca bu soruyu ve bu cevabı biriktirmiş bizimkisi içinde. “Aa öyle mi, bilmem olabilir.” dedim sonrasındaki olayla şokun etkisi tsunami gibi oldu.

“Dur sana fotoğrafını göstereyim. Sanırsam bu kursa gitcem.” dedi ve evet oydu!
Lanet olsun ki oydu!
Canlı kanlı, o tuhaf saçlarıyla ve dapdar kıyafetlerin içindeki VELET ti!!!

Ey allahım dedim nerden çıktı bu çocuk şimdi karşıma. Hani Antalya’ya gidecektin sen? Hani etrafımda olmayacaktın? Yakınımda değil aynı şehirde bile bulanamayacak kadar sinir etmiştim seni. O son özlü sözlerinden birini söyleyip defolmamış mıydın hayatımdan?!

Umursamıyorum. Kim ne yaparsa yapsın. Düğün gününde gidip dans eder, yalnızlar masasına oturur (O zamana kadar sevgilim hala olmazsa) ve arkadaşlarımla eğlenirim. Aa dur aklıma geldi ben bizimkine mesaj atayım da sakın dans hocasını falan çağırmaya kalkmasın beni de sinir etmesin.

Şimdilik sakinleşme aşamasındayım.
Ben artık bu şekilde yaşamaya alıştım. Bu benim ve bu da benim hayatım.
Dünya "Küçük". Özellikle de benim için.
xoxo

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)