11 Ocak 2014

Gerçekler Mi Susmak Mı?

Yaşadığın olaylar senin gerçek hayatınsa ve bunları konuşmaktan kaçıyorsan susmayı dene. Yalan söylediğin zaman yalanlarının yüküyle yaşamak zorunda kalıyorsun. En iyisi susmak. Sadece sana söylenen cümleleri, lafları, eleştirileri dinlemek. Konuşana bakmak mesela. Hiçbir şey söylemeden. Çünkü o an bilirsin ki konuşursan devamı da gelir. Ağzından tek tek hataların, yanlışların, senin doğruların ve toplumun yanlışları dökülür birer birer. Öteki olduğunu bilip yaşarken kimsenin seni tanımadığı ülkede özgürlüğünü hissetmen bundandır. Bundandır bir ay yaşadığın yere gitme isteğin. Bundandır sessizliği sevmen ve gene bundandır hayvanlarla bağ kurman onlara bağlanman.

Geçmişi silemezsin. Unutamazsın yaşadıklarını. Pişman değilsindir ama anlatamazsın da. Gurur duyarsın hatalarınla ama sadece kendi kendineyken. “Ben bu hataları yaptım, hadi kutlayalım.” diyemezsin. Kapı dışarı atılacağını bilirsin. Öteki olmayı bir kez daha kapının dışında olup yaşamaktan korkarsın ve susarsın. Sustukça büyür söyleyemediklerin, isteyip de uzun uzun anlatamadıkların, en güzeli de mutlu olduğun her anın.

Mutluluk sonrasında pişmanlık getirmez, getirmemeli de. Pişman olacağın şeyleri yapma demeyeceğim inadına yap! Dene! Seviyorsan sev. Sevişmek istiyorsan seviş ve barda sahneye çıkıp şarkı söylemekten çekinme aynı keskin, yaralayıcı cümlelerini etrafına saçarken yaptığın gibi dürüst ol. Başkalarının doğrularıyla yaşamayı yıllar önce bıraktım. Bir an gelir itiraf etmek isterken sonra susmayı seçiyorum. Ondan bu kadar çok yazmam, kelimelere sığınmam. Konuşmak zor geliyor bazen. Ağlamak ise uykudan önce bir rahatlama ilacı.

Bir gün!
Bir gün uzak ya da yakın ama O bir günü bekliyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)