20 Kasım 2013

Yanımda Olduğunu Hissetmem Bile Yeterli

 
Zamanla âşık olmaya âşık bir kadın olduğumu anladım.

Senin sevdiğin seni sevmez, seni seveni sen sevmezsin ve sevdiğinle olursun sonunda oda biter, gene tek başına kalırsın. Ayrılırken ayrılmamak için direnirsin. Korku yatar temelinde.

Yalnızlık korkusu.
Kaybetme korkusu.
Onsuzluğun verdiği boşluğun korkusu.
Birinin o boşluğu doldurma ihtimalinin olma korkusu.

Bunun yanında acıya alışmayı, onunla yaşamayı da öğrendim. Zor oldu. Her seferinde daha da zor oluyor farkındayım. En güzeli ve önemli olanı ise ayrıldıktan sonra medeni kalabilmeyi öğrenmem. Bunu diyenlere zamanla hak vermek. İstemeden ayrılmak ve buna alışmak. Gerçekten ilginç. Hayatındaki adamın acında yanında olmasını isterken olmadığını kabul etmemen. Direnmen. Bunların hepsi inkâr. Korku. Kime teşekkür edersin bu durumda? Seni sevdiğini söyleyip yanında olmayana mı yoksa ayrılsan da beni arayan bütün sevgililerime mi?

Yanlış ilişkilerin kadını oldum ben. Yanlış zamanda doğru insan dedim sonra doğru zamanda o kişiyi sevemedim. Bir çeşit kısır döngünün içindeyim biliyorum. Bundan çıkmak içinde işin gerçeği çok fazla kendimi zorlamıyorum. Konuşmuyorum. Konusu açılınca gözlerimin dolmasını, sesimin titremesini engelleyemiyorum. Günler geçiyor, 15 gün olmuş Rozamdan ayrılalı. Bu günler boyunca uzak olmak, yanımda olmasını istediğim kişi için gerekçe olmamalı. Ya da çalışma saatlerinden dolayı arayamamasının. Gerekçeler bazı durumlarda kişileri haklı göstermez ve o gerekçeler gene aynı durumlar için gerekçede olamaz. Benim için kabul edilemez ama onun için çok önemliyse o zaman dururum bende. Yaşadıklarıma bakar ve bırakırım. Silerim.

İnsanların hayatıma soktuğum her erkek için düşündükleri farklı. O şöyleydi bu böyleydi derken biride çıkıp “Neden ayrıldın?” diye sormuyor. Özel hayatın merak edilmesi beni önemsiz yapıyor. Üften püften sebeplerden ayrılmıyorum tabi ki. Kimisini hayatımdan tamamen çıkarabildiğim gibi kimisini de hayatım boyunca yanımda görmek istiyorum. Bir şeyleri arkadaşken becerip, sevgili olunca bütün o büyünün bozulması belki de yanımda olmasını istediğim kişiler?! Onlar bunun farkında mıdır acaba? Konuşursun konuşursun ve sonra konu “Biz neden ayrıldık Z.S?” sorusuna gelir. Ayrılırken hep dürüst olmuşumdur. Nedenlerini, niçinlerini, yürümemesini, güzel yanlarını ve beni rahatsız eden huylarını söylerim. Geçen gün gene böyle bir durum yaşadıktan sonra Bay D.’ye daha dürüst bir şekilde bunu söyledim. Zaman geçtikçe daha mı acımasız oluyoruz yoksa alıştığımız için duygularımız o ilk zamanki sivri halinden törpülenmiş ve bu yeni acımasız halini mi alıyor?

Bu kızın bunu da yaşaması gerekiyormuş ve yaşadı. Zamanla bunu da atlatacağım. Günler geçiyor biliyorum. Her gece aynı kâbusu görüyorum.  Neden uyumadığımı, uykusuz gezdiğimi kimseye söyleyemesem de işin gerçeği rüyamda onu görmem. Kızımı, birtanemi. Kollarımda son nefesini verişini.

Teşekkür ederim.
Yanımda olan,
Olduğunu hissettiren,
Beraber ağlayabildiğim,
Beni gördüğünde sadece “Z.S.” deyip sarılan,
Her gün mesaj ve mail atan, arayan herkese teşekkür ederim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)