14 Şubat 2013

Sevgililerim ...4

14 Şubat Sevgililer Gününe ne yazayım ne yazayım diye düşünürken (Malumunuz sevgilim yok. Aşık olduğum adam ise beni tınlamıyor. Bunu da geçen gün anladım. Tatil boyunca da telefonumu kapattım ki kimse bana ulaşmasın.) size eski sevgililerimden bahsettiğimi hatırladım.

4 numara ile karşınızdayım.

Bu beyefendimize Bay A diyelim. Biz Bay A ile tanıştığımızda daha liseye yeni başlamıştık. Aynı sınıftaydık hatta önlü arkalı otururduk. İkimizde servisle geldiğimiz için (Sonraları ben, özgür olcam diye okula otobüs/dolmuş falan gelmeye başlamıştım.) sabahları aynı radyo ve aynı parçaları dinliyorduk. Oda bana bütün gün arkamda oturduğu için o parçaları kulağıma arkadan öne eğilip söylüyordu. Nalet olsun, bende hep reklamları hatırlıyordum. Tahsindaroğlundan tutun Muya terlik reklamlarının jinglelarına kadar hepsini ezberlemiştim. Artık nasıl bir bilinçaltı zehirlenmesi yaşadıysam hala aklımdadır onların sloganları.

Her neyse efenim biz böyle ufak ufak çocukça (Çocukça tabi. Kim reklam jınglelarıyla ya da sabah radyoda çalan parçalarla flört eder ki.) flört ediyorduk. Sonraları bunun yanında oturan çocukla bi şeyler oldu ve yanından ayrıldı (Geçmiş zaman, hatırlayamadım şimdi.). Benim yanımda oturan kızda beni ondan kıskandı. Falan filan tartışma çıktı ve oda çirkefleşti derken biz kaldık mı baş başa =) Mutlu mutlu musmutlu olmuştum. Allah aşkına okul açılalı 2 ay olmuş olmamış yanımdaki kızı mı düşüncektim #) Biz böyle böyle sözde ders çalışıyor bahanesiyle sınıfta yalnız kalmalara başlamıştık. O benim hakkımda o kadar çok şey biliyordu ki, bende onun hakkında öğrenmeliydim deyip gizli gizli araştırmaya girmiştim ve sonunda olan olmuştu. Biz sevgili olmuştuk ama kimse bilmiyordu. Sınıf bilmiyordu, okul bilmiyordu yani kimse bilmiyordu. Şüphelenenler oluyordu ama inkâr ediyorduk. Bu böyle aylarca sürdü. Sonra sayısal - eşit ağırlık gibi alanları seçtikten sonraki yıl bir baktım çocuk yok! O zamanlarda aramız limoniydi. Bütün yaz konuşmamıştık. Hemen aradım bunu ama yok! Telefon çalıyo çalıyo ama açan da yok! Sonra öğrendiğim gerçekle resmen şok olmuştum. Adam okuldan ayrılmıştı! Sonra bir şekilde telefonuma geri döndüğünde “Evet doğru.” dedi. Nedenlerini söyledi falan filan. Ardından biz uzun bir süre konuşmadık. Arkadaşlıkta bitti anlayacağınız ve yıllar geçti.

3 sene sonra telefonuma bir mesaj geldi: “Doğum Günün Kutlu Olsun Z.S.”
“Kim ki bu?” dedim.
Numarayı da bilmiyorum!
Aradım direk ve işte o ses!
Adam kaç yıl aradan sonra hayatıma bodoslama girmişti.
Evet, tam tabir bu olmalıydı BODOSLAMA!

Sevgili olmadık. Onunla da hala yüz yüze gelmedik ama şöyle tuhaf bir durumumuz var; sık sık olmasa da mesajlaşıyoruz. Faceden yazışıyoruz. Buluşalım diyoruz en azından arkadaş ortamımızda ama oda olmuyor. Yazın yazlıkta yalnız kaldığım süre zarfında beni tek arayan ve her gece verandada uzun uzun konuştuğum kişiydi. Aynı sınıfta olan ortak arkadaşımızla onlar kıyı kıyı gezerken beni de alacaklardı. Bende “Olmaz.” demiştim. Bana uğrayacaklardı ama oda olmadı. Uzun lafın kısası, geçen gün neden bizim ilişkinin yürümediğini fark ettim. Ya da şimdi yeniden neden başlamadığını. Biliyorum bugün konusunu açsam o dünden razı ama oldurmucam.

Birincisi onunla mesajlaşmak hoşuma gidiyor. İkincisi konuşmasını beğeniyorum. O kendine has ses tonu çok tatlı =)) Bunlar yeterli değil tabi ki de. Gelelim neden olmayacağına, birincisi hayat bize çok farklı yollar çizdi. Şimdilerde o (Kabul etmese de) kayboldu. Ne yaptığını bilmiyorum. Sadece nerede olduğunu biliyorum. Sorunlarını biliyor ve her aradığında onları çözüyorum. Artık hayatımda sorunlu bir erkek istemiyorum. Hayatım denge kurmakla geçiyor sonra ve ben hayatımı ona adıyorum, adamak zorunda kalıyorum. Gerek yok yani.

İşin özü bende isterdim sevgililer gününde sevgilim olsun ama napalım artık başka bahara.

İçimde kalmasın bunu da söylicem. Şu ZEN in sevgililer gününe özel reklamı var ya abi o ne salak reklamdır ya! Kız PAT diye oğlana kartopunu atıyor sonra da salak salak ellerini aça aça gülümsüyor. Kız, o ifadedeyken “Al sana kartopu” deyip kartopunu atacaksın. Sevimli midir yani. Bu hareket onu sevimli mi yapar? Peki ya oğlanın kartopu yedikten sonraki şaşkın ifadesini napcaz haha =)) Hiç sevmiyorum o reklamı. Nolur, bugünden sonra yayından kalksın. Padişah fermanı gibi oldu hehe =))

Yazımı okuduğunuza göre hadi gidin sevgilinizi ateşli bir biçimde öpün.
xoxo

2 yorum:

  1. bunu okurken sevgilim olmadığı için moralim bozuldu ama sevgilisi olmayan tek kişi ben olmadığımdan dolayı birazcık olsa da rahatladım diyebilirim.

    bu arada aklıma gelmişken evlilik part 1 isimli yazını beğendim ve umarım devamı gelir...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Napalım yok #) Yalnızım, yalnızız, yalnızsınız durumu bizimkisi :) Ben bütün yorumları beğeniyorum hatta çok hoşuma gidiyor. Yazılarımı yazarken mail adresime attığınız konulardan da yardım alıyorum. Biraz siz şekillendiriyorsunuz aslında ;)
      Evet, onun devamı var. Bir türlü yazıyı düzenleyemedim ama düzenlediğim de hemen yayınlıcam. Teşekkür ederim :))

      Sil

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)