23 Şubat 2013

Benim Olayım Farklı

Günler geçti ve ben anladım ki bu iş olmayacak.
Her şeyden önce kendimden biliyorum bu işi (İşin sonunu.).

Bir şeyde anlaşalım, biz kızlar arkadaş olduğumuz her erkekten en başta hoşlanmışızdır (Bakın bu en basit durum.). Sonra bir şey olur. Mesela size karşı ya da etrafınıza karşı tavrını beğenmezsiniz, kahveyi höpürderek içtiğini görürsünüz, giydiklerinizi beğenmediğini açıkça söyler (Sizi kırdığını düşünmez.), saçınızı beğenmez, yeri gelir sizi takmaz, ayrılırken sana minnettarım öpücüğü verir (Bunun nasıl olduğunu sorarsanız yazarım ;) ) falan filan bir sürü bahaneyle soğursunuz ondan ve kafanızda onu sadece “Arkadaş” sınıfına yerleştirirsiniz. Amacınız ilişkim bozulmasın, bu çocuğun muhabbetini seviyorum olabilir. Dost sınıfına geçmediğiniz zaman o sadece arkadaştır. Yani sizi takmasa da olur. Böyle düşünürsünüz ve sizin için zaman geçmeye başlar. Sorumluluklarınız onun size gösterdiği ilgi ve saygı kadardır.

Biz kadınlar ilgiyi severiz. İlişkilerimizde de önceliğimiz aslında ilgidir. Hep diyorum;

Kadınlar kıskanılmayı değil sahiplenilmeyi sever.

Sonra gelir saygı, özgürlük ve diğerleri.  Bütün bunları neden söyledim, şundan söyledim; bir kadın ile erkek çok yakın arkadaş ise ve erkeğin çok fazla kadın arkadaşı varsa o kadınlardan yarısı buna yanıktır. Yarısı olmasa bile (Bak buraya yazıyorum) en azından biri kesin bundan hoşlanıyordur. Eskiden hoşlanmış ama bundan olumlu dönüş olmadıysa (Demin saydığım olay işte) açılmadan arkadaş olmuştur onunla.

Hani şu beni takmayan adamımız var ya, bende onu bu sınıfa koydum. Telefonlarımı kapatıyorum, kimse bana ulaşmasın istiyorum. Zaten şu bir aylık tatilde arkadaşça konuştuğum kişi ondan hoşlandığımı sandı. Nasıl oldu hiç bilmiyorum. Nerden konu oraya geldi onu da anlamadım. Bazı erkekler gerçekten kendilerini bir şey sanıyorlar. Hâlbuki benim amacım sınıfa yeni gelenlerle konuşmak (Sınıf temsilcisi olduğum için diğerleriyle kaynaştırmaktı.) ve tanımaktı ama adam bildiğin ona yazıyorum sandı. Bu pazartesi dönem açılacak ve ilk kez yüz yüze gelcem. Yapılacak iki şey var ya hiçbir şey olmamış gibi davranmak ya da her zamanki muhabbetle ona sadece merhaba deyip geçip gitmek. En kötüsü (Ki buna üçüncü seçenek diyorum ve yapmayı sevmiyorum) onu görünce sadece gülümsemek ve geçip sırama oturmak. Sonra cesareti ve merakı varsa gelir yanına “Noldu?” diye sorar ve konu açılır. Belki büyür belki sarpa sarar. Sormazsa içinde kurt olur, arkadaşların huzursuzluğunu anlar ve olay gene açılır. Olmayan bir şey olmuş gibi görünür.

Beni takmayan adamıma dönersem şu en başta tanımladığım erkek sınıfına sokuyorum artık onu. Aklına en olmadık zamanımda geliyorum. Olmadık zamanda, olmadık saatte, konumda aranıyorum. Benden kaçma durumu sergiliyor sonra pat karşıma çıkıyor.

En aklı karışık erkek işte bu!

Bi de bunun yanında bir kız var. Daha doğrusu bir sürü kız var. Tamam, benimde bir sürü erkek arkadaşım var ama onun kızlarla olan ilişkisi gibi değil benim erkek arkadaşlarımla ilişkim. Birisiyle çok samimi. Aslında o kızın bundan hoşlandığını biliyorum, hissediyorum (Nalet olsun). Bu kadar tecrübe, yaşanmışlık ve gözlemlerimle anlamak o kadarda zor değil. Kıza karşı savaş başlatsam 1-0 yenik başlarım zaten hatta 2-0 yapalım biz bunu. Bi kere onunla geçmişi var. Yıllardır tanışıyorlar. Evlerinde kalıyorlar. Gizli bir konuşma dilleri var (En sevmediğim şeyde bu) ve bir sürü madde. Tamam, anladım arkadaşsınız da biz yan yana otururken pat aramıza girmeler (Belki önemli bir şey konuşuyoruz nerden biliyon), koskoca masada tepsisini alıp karşımıza oturmalar (Yer kıtlığın var sanki), Bay X. bunu sever, bundan nefret eder bla bla bir sürü cümlelerle her an samimiyetlerini gözüme sokma ve burnumdan soluma durumları! Bu zamana kadar hiçbir erkek arkadaşımın kız arkadaşına böyle davranmadım ben. En fazla hediye alacaksa ya da sürpriz parti düzenleyecekse kıza yardım ettim ama onda da O, neye yardım etmemi istediyse ona yardım ederek.

O kızın yanında bir anda enerjim düşüyor. Bana bakışıyla sanki yaşam enerjim kayboluyor. Aramızda iki zıt enerji var ve yan yana geldiğimizde bu iki enerji çarpışıyor. Nasıl tarif ederim bilemedim. Bir tuhaflık var kızda. Sanki sakladığı bir şeyler var. Ben yanlarına gelince suratının bozulması, hemen adamı alıp gitmesi, ondan bir şeyler istemesi vs. bizim salakta hemen tabi deyip yerine getirmesi yok mu?! Bende yaptım bunları zamanında, bu numaralar biliniyor yani (Kim kimi kandırıyor ya!). Yakın kız arkadaş modun da adamla takılır sonra adamın her sevgilisini kaçırır ki en son buna kalsın ve bir sürü numaralar numaralar. Bizim safımızda buna inanır sonra sen kötü olursun. Bu bir kere oldu, iki kere oldu derken tatil oldu.

M. çok üzülecek biliyorum (M. neden üzülecek, bilmeyenler için buradan ve devamından okuyabilirsiniz.) ama bu iş olmucak. Kimseyle (Sidik yarışı derler buna. Yazmasam dilimin ucunda kalırdı) yarışa giremem. “6 aylık benden cacık olmaz!” demiştim ya bakın olmuyor işte. Burcum bu aralar iş ortamımda huzursuz olacağımı söylüyor. Nedeni belli değil mi?! Huzursuzum tabi. Bu dönem çok yoğun geçecek. Aşk, sevgili olaylarından hep kendimi işime adayarak kurtuldum.

Bundan sonrada öyle yaparım napıyım, karalara bağlanıp evde mi oturayım?!
xoxo

6 yorum:

  1. aa dedikodulardan uzak kalmaşım ben.
    kim kimle ne zaman nerede :D sizin opsiyonda baya muhabbet var anlaşılan. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok yaa o kadar muhabbet yok #) Benim, olayların içinde olmam sonucunda oluştu bütün bunlar. Dedikodu dersen her yerde var merak etme ;)

      Sil
    2. gerçi o da doğru ama bnce biraz insan sayısı ile ilgili. :)
      neyse umarım sağ salim incinmeden çıkarsın ;) ki eminin öyle olacaktır. :)

      Sil
    3. Elimden başka bir şey gelmiyor ki #) Mecbur incinmeden çıkmam lazım.

      Sil
    4. çıkabilirsin, çıkarsın, çıkacaksın :F

      Sil
    5. İşte bu gazla koşarak çıkarım ben ^_^ THNX ;)

      Sil

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)