18 Ocak 2013

Yaptı(k)m Oldu

Geçen Cuma aslında oldu bu olay. Eve gelince makyajımı bile çıkarmaya üşenip direk yatağa girdiğim için yolda yaptıklarımı not almıştım. Amaç anı olarak kalsın =)

Hikayemize başlayalım mı? ;)

Her şey Cuma günü sınavdan çıktıktan sonra oldu. Aslında pek de plan yoktu ortada ben S. ye tarot bakacaktım. Tek plan buydu sonrası açıktı derken bizim sınıftakilerle karşılaştık ve onlarında olduğu kafeye gittik. Maşallah masa kapattık gibi oldu çünkü yaklaşık 10 kişiydik. Mekan sahibi bayan arada gelip bize bakıyordu. Ya hala neden oturuyorlar diyordu ya da kaçıp gitmiş olamazlar dimi diyordu artık bilemicem ama tek bildiğim bize hep keskin bakışlar attığıydı #) Neyse orada bayağı bir oturduk hatta sınavlardan, bölümden konuştuk derken saat ilerledi ve yarımız dağıldı.

Biz kaldık mı 5 kişi!

Bu sefer, bu 5 kişi gittik bir kafeye ve kahve içtik. Orada bir muhabbet bir muhabbet derken hadi dedik başka bir şey yapalım. Napalım napalımmm??? Deyip “Bira içelim!” şeklinde karar aldık. Amaç aslında karın doyurmak. Şöyle ortaya gelecek patates ve patlamış mısır olan bir yer olsun yeter modu =) Bütün bu fikirlerle Küçükpark’da yer ararken bölüm hocalarımızdan biriyle karşılaştık. Bizdeki şok görülmeye değerdi doğrusu.
- O mu?
- Yok, canım o değildir.
- Bize mi bakıyor?
- Bakmıyor.
- …
- Bakıyo valla buraya bakıyo!
- İçeri girdi mi?
- Girdi girdi.
- Girelim mi?

Can alıcı soru ortaya atılmıştı. Girilmeli miydi yoksa girilmeyip uzaktan kesilmeli miydi?
Bunu düşün düşün sonunda girmemeye karar ver ve yan bara gir. “Mutlu son” saatlerin ilerlemiş olmasına rağmen önümüze gelen sıcacık patateslerle buluşunca oldu =) Muhabbet ve dedikodu (Erkek de olsan kızda olsan bir araya gelince illa dedikodu yapılır. Biz yapıyorsak bizim yaptıklarımızda bizi yapar. Döngü bu.), biralar içilir, patatesler yenir derken grup kalabalıklaşır ve sinemaya gidilmeye karar verilir ve seanslara bakılır. Saat 22.00 seansının kaçırıldığı fark edilir.

Üzülünür mü? Hayır!!!
Demokraside çareler tükenmez ve “O zaman hadi bir sonraki seansa gidelim!” denir.
Onun saati mi? 00.15!!!

Evet, biz bir grup insan gece 00.15 seansına sinemaya gittik. O saate kadar da zaman geçirdik. Gittiğimiz film de “Life Of Pi”. Filmin fragmanını öncesinde görüp beğenmemiştim. Aslında çok da uykum vardı hatta sinema salonunda uyurum herhalde diyordum ama öyle olmadı (Arkadaşlarım için yapamayacağım şey yok. Birde fikri atan ben iken onları “Hadi siz gidin, ben eve gidicem.” de denmez. Yarı yolda bırakılmaz.). Filme girdik. En arkaya oturduk (Tamam tamam oturmadık yattık.) ve başladık filmi izlemeye. Film baştan o kadarda (fragmanındaki gibi) ilginç başlamıyor ama bir an geliyor ki sizi içine alıyor.

Özellikle de (BUNDAN SONRASI SPOILER İÇERİR) çocuğun anne ve babasını kaybettiği, geminin battığı yer var ki tam uyuyordum uykumu açtı. Gözlerim doldu yaa =(( Ben böyle sahneleri kaldıramıyorum. Ailesini kaybeden kazaların olduğu filmler beni benden alıyor. O andan sonra film benim için farklı bir boyut alarak devam etti. Bi kere filme gitmeden önce metaforların olduğunu bilin. Çünkü filmden çıktıktan sonra bütün olanları ve sahneleri düşünmeye başlıyorsunuz. Hayatta kalma, yaşanılan trajedi, geçmiş, gelecek, görünenler, hayaller ve kahramanımızın yapmak zorunda olduğu bir sürü şey soru olarak aklınıza geliyor.

Biz filmden çıktıktan sonra yol boyunca düşündük durduk. Hele ben, sabah olunca ilk işim nete girip film hakkında uzun bir araştırma yapıp, bütün olayları toplamak oldu. Filmi izlerken koptuğum birkaç sahne olsa da geneli güzeldi ve ben gecenin 3’ünde sinemadan çıktığımda uykum açılmış haldeydi =) Ardından tek tek evlerimize dağıldık. 4’te yatıp 9’da kalktım. Aslında zorla yattım. Filmi ve filmdeki çocuğun halini düşünmekten uykum kaçmıştı. Bir de tabi Pazartesi ve Salı iki tane finalimiz vardı ama biz, bir geceyi kendimize ayırıp “Yapmadık” dediğimiz şeyleri yaparak eğlenmiştik.

Pişman mıyım? Hayır.
Gene olsa gene yaparım =)

Üzerinden tam bir hafta geçmiş. Vayy bee… Günler nasıl akıyor.
Bu hafta tek tek sonuçlarımız açıklanıyor. Haftaya değil ondan sonraki hafta ise bütünlemeler başlıcak. Bakalım sonumuz ne olacak?

Aaa bi dakka bi dakka unutuyordum (Söylemek istediğim o kadar çok şey var ki. Hepsini not almam lazım ama arada kaçıyor.), cumartesi günü yani yarın direksiyon sınavım var =)) Bana şans dileyin. Sınava girdikten sonra köpeciklerimi ve kediciklerimi görmeye gidicem. Çok özledim onları =(

Kendinize iyi bakın şimdilik hoşçakalın =)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)