9 Aralık 2012

Pislik Gibi Davranmak!


Biriyle gülüp eğlendiğim, biraz hoşgörülü davrandığım zaman insanlar hemen üstüme çıkmaya başlıyorlar. Geçmişi unuttum sanıyorlar. Bütün yaşadıklarımı, çektiğim acıları ve duyduğum lafları. Cool davrandığımda ise “Seviyeli” oluyorum. Neden hayatıma soktuğum her yeni insan, bunu bana yapıyor hiç anlamıyorum. Kim veriyor bunların eğitimini ya da kim söylüyor bunlara “Size iyi davranan insanları sömürün, çürütene kadar bu şekilde davranmaya devam edin!” diye. En basit olaylarda bile fikrimi sormadan karar almak ve buna uymamın beklenmesi! Neden uymak zorundayım ki neden?! Ben bir plan yapmışsam ve buna uymayacak olan varsa uymasın. Beni kendi planına uydurmaya çalışan olursa da sinir oluyorum. Ortak olan her fikre açık iken bambaşka bir fikir, bambaşka kararlar ve istemediğim insanların planıma dâhil olması!



Geçen senelerde tartıştığım hatta kavga etmeye zorlandığım olayı hatırlarsınız. Sevdiği oğlan benden hoşlandığı için günah keçisi ilan edilmiş ve onlar sütten çıkmış ak kaşık gibi davranırken ben siyahlar, karalar içindeymişim dibi davranılmış ve bende bunun sonunda her şeyi bitirmiş, özgürlüğümü yeniden hissetmiş ve mis gibi ruhumu arındırmış, bambaşka biri olmuş, yeni kararlar almıştım. Bu kişilerle yazın boya baskı stajında gene karşı karşıya gelmiştim. Neymiş efendim onların boyasını kullanmışım. Kaç yaşındayız biz Allah aşkına?! 3 mü yoksa 4 mü? Biraz büyüyün ya yeter artık biraz ufkunuzu genişletin. Bunu şehir gezerek değil beyninizin içinde yapın! O günde bunlar böyle köpürdü bağırdılar çağırdılar. Ben ise hiç istifimi bozmadan öylece duymamazlıktan geldim. Beynime sıçrayan kanları sakinleştirmiş ve ellerim, ayaklarım ne kadar sinirden titrese de en sakin halimle deneylerimi bitirmiş ve laboratuvardan çıkıp gitmiştim.

Aradan geçer 4 ay ve o üç kızdan ikisi, ERASMUS’a gider. Başka opsiyon seçerler. İçlerinden biri benimle aynı opsiyonda olur. Benim arkadaş grubuma girmeye çalışır. Hiç takmam hatta yüzüne bile bakmam. Kimseye bir pislikmiş gibi davranmadım. İnsanların hayata gelmelerinde bir amaç, bir yol olduğunu düşündüğüm için onunda amacı bu herhalde der yoluma bakarım. Böyle onu takmadığım, yüzüne dahi bakmadığım, esprilerine gülmediğim, her türlü tepkimi ortaya koyduğum günlerden bir gün bu kız yanıma gelip “Helallik istedi!”. Evet, bildiğiniz helallik!

Helallik neden istenir hadi soralım; ya ölüyorsunuzdur ya da buralardan gelmemek üzere çekip gidiyorsunuzdur. Hayır, kızımız hiçbir yere gitmiyor ve tabi ölmüyordu.

Ben hakkımı helal etmedim!
Etmemde!
Kimsin ki sen?
Hayatımın kaç ayının içine ettikten sonra senin vicdanın rahat etsin diye ben kabul edicem öyle mi?

Özür dilemek, pişman olmak ne kadar zordur bilirim. Kırdığın kişinin yanına gitmek bile insanın yüzünü kızartmalı, biraz utandırmalı belki sesin titremeli ama sen karşıma çıkıp “O gün halklıydım ama tepkimi aşırı verdim. Artık yüz yüze bakacağız, hakkını helal et!” dersen orda dur derim. Sen pişman değil misin, bu bir özür değil mi? Bütün bunların sonunda arkadaş çevremizde bir soğukluk, tatsızlık olmasın diye sana medenice davrandıysam bu benim kibarlığım ve terbiyemdendir. Yoksa sen kabarıyor ve seni affettim mi sanıyorsun? Hiç de affetmedim, ne özrünü kabul ediyorum ne de hakkımı helal ediyorum!
Ben bütün bunları yaşamışken etrafımdaki arkadaşlarım sanki bir şey bilmiyormuş gibi onu da benim planıma davet ettikleri an bitti!

O gün rahatlamak isteyen bendim, O değil!
O gün kafamı dağıtmak isteyen bendim, O değil!
Ve
O gün benim planıma dâhil olmak isteyenler planı bambaşka hale çeviremeyeceklerdi.
O gün benimdi sadece benim!

Evet, moralim bozuldu, yüzüm asıldı, sinir oldum ve bunu anlamış olmalılar. Ders bitti, gün bitti ve ben kaçtım. En yakın arkadaşlarımı aradım ve Meleklerimden birine hemen ulaştım. Bütün günümü onunla geçirdim. Arındım. Aklımdaki sorulardan uzaklaştım. Beni yiyen o sinir yok oldu gitti. Birde Özcan Deniz’in “Evim Sensin” filmini izledik ve duygu boşalması olarak ağladım #) Bütün haftanın sıkıntısı, stresi yok olunca çok hoş oldu, ohh iyi oldu =) Ne kadar film Özcan Deniz’in slowmotion işçi fantezisi boyutunda başlasa da bazı sahneleri beni çok etkiledi. Kore yapımında sonra buda iyiydi. Tavsiye edilir. Bugün Pazar. Bütün bu olayların üstünden geçmiş 2 gün ve ben bu 2 gündür Meleklerimle zaman geçiriyorum. Her daim beni anlayan, konuşmadan bile yanımda olduklarını hissettiğim Meleklerim =))

Onlar olmasa napardım bilmiyorum.
İyi ki varlar ve iyi yanımdalar.
İyi ki bir aramamla onlara ulaşabiliyor ve sadece yanlarında oturarak bile huzuru bulabiliyorum =)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)