1 Ekim 2012

Ondan Sonra

Ayrıldım.
Bunu daha önce söylemiştim dimi, uff içim sıkkın ama kimseye çaktırmıyorum.
Anlatamıyorum da. Böyle yazılar yazıyorum.
Belki daha da yazarım bilemiyorum.

Öyle aklıma geliyor arada durgunlaşıyorum. Radyoda çalan her parçada hüzünleniyorum. Geçen gün art arda arabada giderken bizim parçamız çaldı. Bizim bir parçamız vardı. Benim bile hatırlayamadığım geceden kalma. Tamam, tamam o geceyi hatırlıyorum hem de her anını, kırdığım potları ve ne giydiğimi, ne giydiğini…

Sıkıldım ya gerçekten sıkıldım. Nasıl söylicem, ne karar alıcam derken cumartesi sonunda bütün düşüncelerimi ona söyledim. Zaten mesajlaşırken konuşmanın oraya gideceği belliydi. Böyle bir soğukluk vardı ortada. Hani cevap atarsın, o tek cümle atar sonra senin de hevesin kaçar ve sende tek cümlelik mesajlar atmaya başlarsın. Geldi geldi geldi ve ben bir cümleyle konuya açıklık getirdim.

Mesajla bitirdim gibi oldu ama biz bu konuyu “konumuz” haline getirdikten sonra hiç buluşmadık ki. Buluşamadık yani. Anlamıyorum! Eskiden kafamıza estikçe konuşan, buluşan biz, şimdi ne adam akıllı konuşabildik ne de buluşabildik. Şimdi benim derslerim başladı ee onun daha başlamadı. Yani buluşmak istesek buluşabiliriz ama yok adamda tık yok ee bende hadi hadi diye ısrar mı edicem?! Tabi ki de hayır! İşin ikinci tuhaf yanı ise bu durumu hemen kabullenmesi oldu. “Haklısın.” dedi ya sadece “Haklısın” ve arkama bakmadan gidecekmişim. Onu bundan sonra düşünmeyecek ve aramayacakmışım. Sorduğu bir soruya onun istediği gibi cevap vermemişim falan filan.

Yok ya gerçekten bende de sorun var. Nerde zor insanlar var onları seçiyorum. Hayatıma sokuyor ve içine etmelerine izin veriyorum. Bu böyle aylarca da sürebiliyor bazen yıllarca da. Al işte, bu yıllarca sürdü. Bu tarz seçtiğim kişileri kendime ulaşılması gereken bir hedef olarak belirliyorum. Sonra sevgim, aşkım artık içimde ne varsa kayboluyor ve başka şeylere dönüşüyor. Bunu bu şekilde yorumladım. 5 sene önce sevdiğimi söylemiş sonra onun tutarsızlıklarıyla üzülmüş ve her şeyi kafamda sıfırlamıştım. Arkadaş, dost olmuş hatta en iyi arkadaşım noktasına getirdiğim insanı, bir gecede kaybettim ve bu benim suçum oldu. Sen arkadaşlığımıza bu kadar yıl sonra ihanet ettikten sonra ben napıcaktım?! Ya kabul edip arkadaşlığımızı bir başka boyuta taşıyacaktım (en azından deneyecektim) ya da baştan “Hayır” deyip bütün paylaşımlarımızı silecektim. Sizde biliyorsunuz; bu aşamadaki kararsızlığımı, cesaretimi ve neler neler düşünüp neler yaşadığımı. Ama o her seferinde söyleyemediğim şeyler var, şimdi olmaz, anlatamıyorum gibi bir sürü cümle kurdu. Olabilir, anlatamadığı şeyler olabilir, zor zamanlar da geçiriyor olabilir ama bir ilişki benim için böyle olmaz olmamalı! Napıcam, her sorumu kâğıda yazıp buluşunca önüne mi sericem?

Uff aklıma geldikçe sinir oluyorum. Lise hayatımın son senesinde sınıfın bildiği konu dillenmemişken kaç yıl sonra ortaya çıktı.

Ne alaka biliyorum ama dolunay günü beni sevdiğini söyleyip bir başka dolunay gününde ayrıldık.
Dolunay gününde ağladım.
Ayın en sevdiğim konumu olan Dolunayımın içine ettiğinin farkında mıdır acaba?
Hadi topluca cevap verelim: Hiç sanmıyorum.

Yok arkadaş kalbimin sesini dinledim gene gene ve gene ama bu sefer çok sert çarptı kaya. Hayatımı yaşamaya devam ediyorum. Bölümde derslerim başladı. Onlarla uğraşıyorum, çiziyorum, kesiyorum dikiyorum. Anlayacağınız sıkıntımı, kafamdaki böcekleri işlerimle atıyorum. O mu? O ne yapıyor bilmiyorum. Çıktık ikimizin hayatından. Ayrılıklardan özelliklede sevgililerimden ayrılınca bu kadar etkilenmezdim ben. Bu çok sert oldu. Şimdi istemez miyim ona yeni dönemini sormak, akşamları nasılsın diye mesaj atmak, beğendiğim bir kitabı okuması için ona söylemek ya da sadece iyi geceler deyip uyumak. Artık O yok. Bende onun hayatında yokum. O kadar büyük sevgi, sırf o acı çekmesin diye çıktı işte hayatından. Yanında olmamalıymışım, uzak durmalıymışım, acı çektirmemeliymişim, üzmemeliymişim. Ben noluyorum lanet olası?! Bencilce kararlar alıp sonra beni iki ucu boklu değnek olan kararı almamı isteyen sen değil misin?

Gidip bir kadeh kırmızı şarap içicem ben!
Fona da şöyle akustik birkaç parça koyucam.
Belki sonra da sızarım..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)