13 Eylül 2012

Gizemliyim, Gizemlisin Beb

Yakışıklı mı
Tatlı mı
Yoksa bütün bunları silip, sempatik deyip çocuğa uygun sıfat bulmaktan vaz mı geçsek.

Bence böylesi daha uygun yani bir şey bulmadan anlatmak. Yeni nesil fena hem de çok. Bende yeni nesile ayak uyduran biri olarak söylüyorum ki çocuğu internetten adam akıllı araştırdım. Sakın öyle sadece face ya da twitter ile sıkışıp kaldığımı sanmayın. İnternet, birisini bulmak ve teknoloji mi dediniz ahhoo uzmanlık konumdan bahsettiniz. Her neyse işte çocuğu baya bir araştırdım. Neden bunu bu gece yaptım en önemli soru olan “neden yaptığım?” ı da bilmiyorum. Olayımız onun gelip pat diye önüme oturmasıyla başladı.
Bundan sonrası +18 içerebilir hani şimdiden söyleyeyim ;)

Giden gittikten sonra kalan sağlar benimdir deyip anlatıyorum; çocuğumuz pat diye önüme oturdu ve o mavi gömleğini çıkarmaya başladı. Bence sınıf (klima sağolsun) baya soğuktu ama artık çocuğa ne bastıysa bir soyunmadır gitti bütün ders boyunca. Ardından şortunu düzeltti ve işte o an arkasında beni gördü. Hafif yan gülümsemeyle gülümsedikten sonra o önüne döndü bende arkasında derse konsantre olmaya çalıştık. Hocada sağolsun ara vermeden 2 saat ders işledikçe o kıpırdanmaya başladı. Kollarını kaldırıyo, eğiliyo, kalkıyo.. Ben ne mi napıyorum tabi ki de her kadının yapacağı gibi önümdeki analar neler doğuruyoru inceliyorum. Sapıkça gelmiş olabilir ama durum buydu yani çocuk “analar neler doğuruyor ya!” dedirten cinstendi. Hatta bir ara içimden (içimden tamam mı =))bu kadar zamandır kursa geliyorum seninle neden karşılaşmadım acaba dedim. Çocuğun kol kasları, saç tıraşı derken t-şörtünün markasını bile öğrendim. En hoşuma giden yer ise t-şörtünün rengi parliament mavisiydi. Ouvv bebeğim en favori rengim ama bu ;) Bu sene bayanlarda moda olduğu için çok gördük de erkeklerde hiç görmemiştim ya da denk gelmemişti. Şimdi denk geldi hem de yakışıklının üstünde. Derste ara ara adamımız kıpırdamalara devam ettikçe bunun arkasına astığı gömlek düşmeye başladı. Bende bir tekstil mühendisi olarak hemen olaya el attım ve düşen tarafı düzeltmek için gömleği sandalyenin arkasına geçiriyordum kiii bir anda döndü. Sırtına dokunmuşum (valla farkında değilim), en masum halimle “gömleğin düşüyor” dedim. Sırıtmayın bakıyım masumcaydı valla o an çocuğu kesmiyor hocayı dinliyordum #)

Teşekkür ederim, burası çok sıcak değil mi dedi! Tabi tabi çok sıcak demedim =) “Evet sıcak” deyip kısa kestim o sevimli gülümsememle. Bu önüne döndü, ben hocaya derken hoca ara verdi. Arada 3dk yani. Kalktın geldin bitti! Her neyse bu dersin ne zaman biteceğini sordu, bende söyledim ve PAT hoca geldi. Ders başladı, çocuk gene kıpraşıyor falan ben izliyorum. İster istemez gözüm kayıyor, her hormonları ve göz zevki yüksek kadın gibi ;) Vee sonunda ders bitti. Herkes çıktı. Ben nedense bir türlü toparlanamadım. Bu arada oda yanımda (tabi tabii). Hiç eşyası olmamasına rağmen bir şeyleri toplar gibi yapıyor. Bu uzman arkadaşınız olayı çaktı ve hiç bozuntuya vermeden iyi geceler deyip yanından geçti. Kapıya çıktığımda arkamdaydı ve bana gülümsüyordu. “Çok sıkıldım son dakikalarda” dedim. “Bende” dedi. Sonra kurstan çıkıp yürümeye başladık. Bu habere bana bakıp bakıp sırıtıyo falan derken benim karşıdan karşıya geçmem gerekiyordu. Burada ayrılıyoruz herhalde iyi geceler deyip koluna dokundum ;) Ve bir daha arkama bakmadan saçlarımı savura savura durağa yürümeye başladım. O gün iyi ki saçımı açıp, iyi bir kombinle gitmişim falan diye düşünüyordum. Böyle düşüne düşüne durağa geldim ve MP3 ümün kulaklığını çıkarırken kafamı bir kaldırdım ana göz gözeyiz =) Ne iş deyip sırıttım. “Buradan binmeye karar verdim” dedi. “Peki” dedim. “Nerde oturuyorsun” dedi. Söyledim. Aa biliyorum orayı deyip tam evimi tarif etmez mi?! =/  Aynen küçük çapta şok! =)) Bir yandan da çocuğa dikkatli bakıyorum, hani bir yerden mi tanıyorum da çıkaramadım acaba diye düşünüyorum. Çünkü onun bu lafıyla, çocuk bir anda tanıdık gelmeye başladı #)  İşte burada iyi mi yaptım kötü mü bilemiyorum ama şunu yaptım; “ee yani?!” dedim ve o imalı gülüşümü fırlattım. Çocuk da “evet doğru” dedi. Sonra bana sabahları antrenmana gittiğini anlattı, o kol ve omuzdaki kasların nedeni anlaşılmış oldu ;) “Akşamları mı gelirsin?” diye sorduğunda, “ayılırsam sabahları geliyorum ama bu haftalık böyle sonra akşamları gelicem” dedim. Kaşlarını kaldırıp sadece “hmm…” dedi. Ardından da “ben sabah antrenmanlarını ekemem herhalde sabah gelmek için” dedi. “Sabah gelicem deyip gelemeyedebilirim” dedim. Gizemli Z.S ye dönüş yaptım orda bir an. Sonra “seninki geliyor” dedi. Bende otobüsüme bakıp “aa evet benimki” dedim. Çocukta “sevgilin geliyor gibi söyledim dimi?!” dedi. Gene imalı sırıtışımı attım ve otobüs yanaşınca bu sefer dokunmadım valla bakın. Sadece iyi geceler, görüşürüz dedim. Bu sefer asıl hareket çocuktan geldi ve o benim sağ omzuma dokunup “görüşürüz” dedi. Aramızda kalsın dokunmak önemlidir. Birine dokunarak onu etkileyebilir ya da kaçırabilirsiniz. Bu size kalmış.

Hikâyenin sonu mu? Otobüsüme bindim ve eve geldim. Bugün yoklamaya baktım da o akşam gelmiş. Bu da demek oluyor ki pazartesinden itibaren her akşam beraberiz.
Hikayemin devamını pazartesi görüp, yaşayıp, öğreneceğiz ;)

2 yorum:

  1. Wooow heyecanla takip ediyorum bu hikayeyi :D

    YanıtlaSil
  2. =)) Arayı çok açmadık. Meleklerim bana yardım etti ve bak bakalım ikinci part da nolmuş ;)

    YanıtlaSil

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)