19 Ağustos 2012

Sarışın mı, Kısa Saçlı mı?!

Kararsızlık aslında pek bana uğramasa da konu erkekler olunca işte o zaman başrolde buluyorum onu.

Yıllar önce yaşamam gereken olayları, duyguları ve söylemem gereken sözleri şimdi yaşamalı mıyım gerçekten?! Aklıma bütün bunlar geldikçe yeniden yeniden ve yeniden düşünüyorum.

Evet mi demeliyim yoksa hayır mı?
Kabul mü etmeliyim yoksa akışına bırakıp ne olacaksa zamanla olsun mu demeliyim?

Çok yeni değil aslında bu dediğim yıllar. O zamanlar çok toydum, bir şeyler söyler sonra neden böyle oldu deyip düşünürdüm. Düşündükçe de üzülür kendime dert ederdim. Beni kıranlarla konuşmaz, kabuğuma çekilirdim. Sonra içimdeki sevgiyi de bitirdim aşkı da. Bunun üzerine bir sürü yazılar yazdım. Hepsinde aslında onu anlattım ve bu şekilde içimdeki ateş de sönmüş oldu. Birkaç hafta önceye kadar O benim sadece arkadaşımdı. Uzun uzun muhabbet ettiğim, geceleri sabahlara msn konuşmalarımızla bağladığım, beraber pikniğe gittiğim, şapkalarını alıp taktığım, saçlarına binbir benzetme yaptığım, doğanın bize sunduğu her güzelliği onunla paylaştığım ve beni anlayacağını bildiğim birisiydi, arkadaşımdı. Hayatımdaki herkesin bir rolü vardı ve onunda rolü bu olmuştu artık benim için. Sonra bir gece, bir anda, bir mesajla bütün bunlar değişti. Ne olmuştu, ne olacaktı ve ben! evet ben ne yapacaktım? Ne yazacaktım, nasıl tepki verecektim? Bütün üzüntülerimi boşveremezdim, bu kendime olan güvenimi kırabilir belkide yok edebilirdi. İlk birkaç gün heyecanla cevapladım ama sonra o içimdeki mantık çıkageldi ve beni ele geçirdi. Bir gece yarısı kırdım onu. Üzdüm. İçine kurt düşürdüm ve sıktım. Şimdi düşünüyorum da pişman mıyım? Hayır değilim. İyi oldu da demiyorum ama üzülmüyorum da. Bütün bu sıkıntıların arasında yazlıkta tek başıma kalırken yeni insanlarla tanıştım. Onlarla gezdim eğlendim. Kafamı boşalttım ve o haftanın sonunda komşularımızda geldi. Bir gün sonrada annemler. Bütün bu kalabalığın arasında kararsızlık ve iç sıkıntımdan kaçmış oldum. Denize eskiden girdiğimde aklımda yapmam gereken seçimlerim varken sonralarda bütün bunlardan arındım.

Denizdeki her kulacımda ve derinlerde yüzerken yanımda yeni tanıştığım kişi vardı. İki hafta önceki Z.S artık yoktu. Onunla yüzüyor, dalıyor ve bütün günü beraber geçiriyorduk. Bir haftamı da onunla geçirdim.

O düz daldı derinlere, ben tersten.
Ben paletle yüzdüm o sadece kulaçlarıyla.
Yenemeyeceğimi bilsem de denizde yarıştım onunla.

Metrelerce derinlere dalıp kendimizi test ettik. O daha çok dalabildi ve kabuklar çıkardı, ben sadece kumla yetindim. Son bir nefes iskeleye vardığımızda direk üstüne çıkıp attık kendimizi. Derin derin nefes alıp göğüslerimiz inip çıkarken birbirimize bakıp gülüştük. O an ikimizin de aklından geçen “Bunu yeniden tekrarlayalım!” oldu. Bir bakış ve kaş hareketiyle anlaştık. Ardından ben kollarımı açıp denize atladım, O balıklama atladı ve nefeslerimizi tutup yeniden yüzdük. Saatlerce, günlerce derken dönme vakti geldi. Beraber olduğumuz şu birkaç günde ikimiz içinde çok güzel tatil anıları oluşmuştu. O beni, bende onu sevmiştim. Hani derler ya “bir şey” çekti bizi. “Bir şey” ama “bir şeyi” bulamadan ayrıldık. Şimdi oradaki arkadaşlarımla yeniden görüşmem için bir sonraki yazı beklemem gerekiyor.

Bence gençliğimin en güzel yanı bu heyecan.

Bazen birine bağlı kalmaktan korktuğumu hissediyorum. Bu nedenle arayışlar içinde olduğumu düşünüyorum. İstediğimi o an yaşamalıyım. Yıllar sonra karşıma çıkıp özür dilemeyle bendeki kırgınlıkları yok edebileceğinizi düşünürseniz yanılırsınız. Siz hayatınızı yaşarken benim yıllar içinde hep sizi düşündüğümü mü sanıyorsunuz yoksa çantada keklik olduğumu mu?! Bir iltifatla hemen kollarınıza atlayacağımı falan? İlk sefer için ne yapacağımı, nasıl kararlar vereceğimi evet bilemiyorum. Aklıma geleni hemen yaşıyorum ama yıllar sonra böyle bir şeye başlamak hem de hayatıma yeni birini dâhil ettikten sonra “birisinde sabit kalmak” bilemiyorum.

Kararsızlık yeni biri mi yoksa o mu diye arada kalmama neden oluyor.
Araba kullanırken, sabah uyandığımda, MP3’ümü takıp radyoyu açtığımda çıkan şarkılar hep aşkın yıllar önce kaldığını söylerken bir kısmı da yeni yaşadıklarımı anlatıyor.
Hadi bakalım çık çıkabilirsen işin içinden.
Yapmam gereken yeniden evrene güvenmek.
Evrenin bana fısıldadıklarını tam ortada durup duymaya çalışmak.

2 yorum:

  1. kararsızlık feci bi şey ve bi kaç net zevklerim hariç genel olarak ben de kararsız bi insanım sanırım.

    (sanırım kelimesi zaten başlı başına kararsızlık!)

    YanıtlaSil
  2. Kararsızlık evet kötü ama o kararı verene kadar geçen zaman yok mu?! Aman Allahım #)

    YanıtlaSil

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)