5 Ağustos 2012

Flörtüm O

Sevgilimden ayrıldıktan sonra çok acı çekiyorum. Bunu önlemek için içimdeki Z.S bir savunma geliştirdi. Bu savunmaya göre içimdeki o flörtüz Z.S açığa çıkıyor. Hemen birileriyle kaynaşıyor ve eğleniyor.

Sanırsam gerçek aşkı bulamadığım için oluyor bütün bunlar.

Buldum sanıp hemen atlamıyorum artık. Daha önce de dediğim gibi herkesin bir özelliğine vuruluyorum şu hayatta. Şıpsevdi denemez bana. Tam bir flörtüz durumu.

Hayatımda yaklaşık bir yıldır biri var. Bu kişi sevgilim değil, arkadaşımda değil aslını söylemek gerekirse hiçbir şeyim değil ve bence bende onun gözünde hiçbir şeyim ya da hiç kimse bilemiyorum. Bizim birbirimiz üzerinden yaptığımız olay sadece aramak, konuşmak ya da geceleri mesajlaşmak. Olayımız şu şekilde oluyor: kafama esiyor onu arıyorum ve uzun uzun konuşuyoruz ya da o beni arıyor ve olay aynı şekilde gerçekleşiyor yani uzun uzun konuşuyoruz. Gece yarısı mesaj atıyorum ve bazen hemen cevap vermiyor sonra çok uzun saatler sonra cevap veriyor sonra ben ona bir cevap daha derken biz bir konuyu böyle uzun saatler ile bir hafta falan konuşuyoruz. Bu olayı ilk benim başlatmam gibi bazen o da direk başlatabiliyor. İkimizde birbirimizle flört ediyoruz aslında ama hiç neden geç cevap atıyorsun gibi triplere girmiyoruz ya da sevgili olalım, seni seviyorum gibi cümleler kurmuyoruz.

Adı yok bunun. Öyle bir şey işte.

O, sıkıldıkça flört edip mutlu olduğum bir kişi benim gözümde. Bence onun da öyle. Benimle muhabbet etmeyi seviyor, esprilerime gülüyor, iltifat ediyor ve tabi şehrine davet ediyor falan filan.

İşin trajik komik yanı biten bir arkadaşlık ve kötü kız ben!

Olaylar, olayların örgüsü derken elimde sadece bu beyefendi kaldı. Olmadı, yapamadık ve bende akışında yaşamaya başladım. Ondan hoşlanan kızın yanında bana bakan erkekle zaten çıkmam, sevgili olmam ama flört ederim. Ayak oyunlarına gerek yok. Bu adamın peşinden grubuyla beraber Türkiye turuna çıkmak gibi bir hayalimde yok, onunla aynı evde yaşayacak kadar güvenimde…

Bana söylenen bütün o adam kalıpsız, hamuru bozuk gibi nasihatleri dinlemiyor değilim ama onlarında şunu bilmesi lazım ben o kadar salak biri değilim. Gezerim, konuşurum ama “Dur!” dediğim zamanda durdurmayı bilirim. Bence ilişkilerde de zaten asıl yük kadında. Yani acıyı da biz çekiyoruz dramı da. Sonuçta iki dudağımızdan çıkan bir kelimeyle adamı yola getirmede bizim elimizde, adımlarımızın arkasından adamı sürüklemek de. Bütün bunların farkında olup da kendime neden bu adam yüzünden acı çektireyim?! Zaten onunda acı çekmek gibi bir durumu isteyeceğini sanmıyorum.

Sonuç olarak ikimizde aynı kafadan olduğumuz için içim rahat bir şekilde bu olayı sürdürüyorum. Peşimde ahlak polisi olsa bile banane ya uff çok da umurumdu sanki. Son söz budur, bütün merak bunun içindir, işin özü birinci ağızdan açıklanmış ve benim gözümde sonuca bağlanmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)