20 Temmuz 2012

Bencil Saçlarım

Saçımın bu dalgalı ve kat kat kesilmiş halini seviyorum.
Başımı öne doğru atıp karıştırıp karıştırıp ardından da parmaklarımla kabartmaya bayılıyorum.

Sonra hızlıca saçlarımı arkama atıyorum. Dudaklarımı büzüştürüp aynaya göz kırpıyor ve rujumu sürüp “Çok güzelsin bebeğim!” deyip odadan çıkıyorum. Evet, sevdiğim üç tane erkek var ve gene evet ki her gece yatmadan önce onları düşünüyorum. Önce artı yönlerini sıralıyorum sonrada eksi yönlerini. Kararsız kaldıkça elimi o kat kat kesilmiş saçlarıma götürüyorum. Bu seferde yatakta onları karıştırıyorum. Karıştırdıkça parmaklarıma geçiyor şampuanımın kokusu. Bu kokuyu seviyorum. Belki de bu kokuyu sevdiğim için kendime bu şekilde işkence ediyorum. Amacım, parmaklarımın saçlarımda dolaşmasıysa, bunların hepsi bir araç değil midir?! Sevdiğim bu üç erkeği aslında sevmiyorumdur belki de… Yalnız olmaktan mutluyumdur, flört etmek hoşuma gidiyordur. Altımda kısa şortum, üstümde beyaz atletim ve bronz tenimle çıktım iskeleye gece gece. Rüzgârla saçlarım uçuştu ve ters yönden esmesiyle bir anda bütün saçlarım yüzümü sardı, bir şey göremez oldum. İşte o anda ne o erkekler aklıma geldi ne de denizi izleme aşkım. Tek bendim o an düşüncem, ben ve saçlarım. Renginin doğal kaldığı, uzadıkça bana daha çok yakışan saçlarım. Sevgililerimin uzatmamı özellikle istediği o uzun saçlarım.

Ne aradıysam ilk onu görüyorum insanlarda. Sonra istemediğim yönleri çıkıyor karşıma ve zamanla soğuyorum. Son kez görüşmeye giderken yaşadığım her şeye saygımdan dolayı güzelce giyiniyor ve saçlarımı toplamıyor salıyorum. Her şey bittikten sonra kafeden çıkıyorum ve rüzgâr önümden esiyor. Bu sefer yüzümü sarmayan saçlarım omuzlarımdan dökülüp rüzgârın esintisiyle özgürce hareket ediyorlar. Bende bunu istemiyor muydum zaten diye düşünüyorum. Arabama kadar yürüyor ve vardığımda hafifçe arkama dönüp kafeye bakıyorum. Son kez…

Bütün bunların üstüne bir mektup yazdım ona. Sevgili diye başlamadım ama. Hiçbir zaman merhaba diyerek başlamadığım gibi… Ben hiç böyle başlamam ki yazışmalarıma, bunu çok iyi bilir O. Yıllar geçse de seni hiç tanıyamıyorum demektir benim için aşk. Tanımak sonrada olumsuzlukları görüp üzülmek mi istiyordum hayır! Biten biter ve yeni biriyle tanışılır, yıllar geçer, ummadığınız bir sokakta siz birisiyle yürürken oda birisiyle yürür ve karşılıklı yan yana geçer gidersiniz. İkinizde birbirinizi tanırsınız ama dönüp bakamazsınız adım adım uzaklaşırken. Anı yaşarken saçlarım uçar ve ona sarılır. Saçlarımın kokusundan tanır beni. Bir anda bütün yaşananlar ve bütün o güzel anılar canlanır gözünün önünde.

Birbirimizden başkası yoktur hayatımızda, girememiştir.

Aslında o kadar kişi gelmiş geçmiştir fakat şimdi kolunuzdaki kişi gerçekten aradığınız kişi midir?
Sorular yolun sonuna kadar devam ederken koku biter, geçmişte havaya karışır. Yeniden bambaşka o gün kafeden çıkarken ki saçları açık kız olur ve şimdi karşımda oturmuş bana uzun uzun yaşadıklarını anlatan adama bakar, gülümser, dinlerim…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)