27 Haziran 2012

Kadınlar & Erkekler …9

Geçmişe dayanır bizim hikâyemiz. Hani birini görürsünüz ve bir anda bir şey olur. Bir kıvılcım, anlayamadığınız bir enerji oluşur aranızda. Yan yana gelince vücudunuz titrer ve anlamadan kapılırsınız o dalgaya ve günleriniz bu şekilde şekillenmeye başlar. Yalnız olmadığınızı da hissedersiniz.

Karşılıklı olur bazen bazı şeyler.

Bundan 4-5 sene belki de daha eski bir hikaye bu. İlk olarak aynı otobüste karşılaştık bir anda o kadar kişinin arasında yakaladık birbirimizi derken aynı durak, aynı okul ve aynı lise olduk. Yaşıttık ama o benden büyük gibiydi. Takmadım ilk zamanlar, tatlı bir tesadüftü derken en yakın arkadaşlarımız sevgili oldu ve bizde bu durumda tanışmış olduk. Her ortamda karşılaşmaya başladık derken sınıflarımız yan yana olmuştu. Rezil olmalarım hep onun sınıfında oluyordu. Aramızda kalsın lisede çok eğlenirdim özelliklede koşturup kıdıklamalardan =) Bir şekilde kaçarken hep onların sınıfına girerdim hatta bir gün sınıflarında hoca ders anlatırken kapıyı essin diye açmıştı ve bende fark etmeden geri geri sınıfa girmiştim. Döndüğümde herkes bana bakıyordu. Koca sınıf artı hoca. Çıkışım ve kızarışımı lisem bitse de unutamadım #)

Evlerimiz de yakındı. İki arka sokakta derken kuaföre giderken karşılaşır olmuştum, metroya giderken yoluma çıkar olmuştu. Kaçacak yerimiz yoktu hani derler ya “Çanlar çalarken evren bizimle konuşuyordu” diye işte bizimki de öyleydi. Evren bir şeylerin sinyalini veriyordu ama biz bütün bu seslere kulağımızı tıkamıştık ve sonunda onlar gitti ve ben yalnız kaldım hikâyenin bu kısmında.

Derken bir yıl geçti ve üniversiteyi kazandım. Kayıt gününde gördüm onu. Saçma sapan upuzun bir kuyrukta fark ettim. Sırayı kafam eğik takip ederken sıranın sonuna gelmedim mi demek  için başımı kaldırdığımda tam onun önündeydim. Muhabbetimiz yoktu sadece adlarımız ve sınıflarımız… Elimizdeki tek şey anlam veremediğimiz tesadüflerdi. Ben hazırlık okurken o ortalarda yoktu. Herhalde dedim başka bir bölümde ya da kurda. Bir yıl daha geçti sonra bir yıl daha geçerken bölümün ortasında gördüm onu. Ne işi var ki bölümümde dedim. Ve akşamına sordum evet bunu yaptım. Aynı bölümdeymişiz hatta aynı sınıfta bile olabilirmişiz ama o diğer sınıftaydı. Her neyse biz konuşmaya başladık daha doğrusu adamakıllı konuşmaya başladık.

Bir şey vardı onda. Birkaç erkekte daha gördüğüm bir şey: bir adım attığınızda geri kaçıyordu. Neden bunu yapıyordu biliyordum aslında. Geçmişten korkuyordu. Bağlanmak istemiyordu ve en önemlisi flört etmekten hoşlanıyordu. Bir adım bir adım ve birkaç şanstan sonra noldu da aramızdaki hızla başlayan samimiyet yok olmuştu anlamadım. Anlasam da kafamı yormadım ve bende bir yerden sonra kaçtım.

Şimdilerde ondan hoşlanan ve çıkmak isteyen birinin olduğunu biliyorum. Uzaktan bunu anlayabiliyorum. Başımı çevirmiyorum belki ama fark edebiliyorum. Bütün bunlardan sonra onu anlayan tek kişi olmamdan dolayı onun tek yaptığı uzaktan bana laf atmak ve sözcükler olmadan gene başta olduğumuz gibi bakışmak. Herkesin bizden beklediği gibi çift olmadık ama ona bakınca sıkıldığını anlayabiliyorum. Üzerine gelinmesinden hoşlanmıyor. Özgür olmayı seviyor. Onunla iletişime geçmek için yazdıklarını okuma, konuşmalarına bakma ve en önemlisi onunla konuşmak için bahaneler yaratma. Bırak, sana gelmesini bekle. Sana gelmiyorsa zaten seni seçmemiş demektir. Şimdi diyeceksiniz ki bunları öğüt olarak mı veriyorsun?! Aslında hem evet hem de hayır. Böyle erkeler var çünkü. Seçilmez seçerler ve seçilmekten de hoşlanmazlar. Sizinle çıksa bile aslında aklında ve kalbinde başkası vardır. Nazlıdır, gözlerini süzer, iltifat ederken gözlerine bakmanızdan hoşlanırlar ve böyleleri iyi öpüşür ama her zaman da öpüşmez! Doğru yer ve zaman onlar için önemlidir. Tabi en önemlisi çok seviyesiz gülenleri sevmezler. Klaslık ve stil sahibi olmanız önemlidir. İçten önce dış güzellik önemlidir onlar için. Sizdeki samimiyeti gördüğü anda onun için erişilmesi gereken bir hedef olabilirsiniz. Hedefine ulaştığında ise ilişkisini kısa sürmez buda işin hem tüyosu hem de tecrübe noktası.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)