29 Mayıs 2012

Biri...


Birini tanırsın çok seversin.
Ulaşılmaz olduğunu bilsen de içinde onun yerini ayrı tutarsın.
Sesini duyarsın.
Yeri geldiğinde ise onu görmek için onun gittiği yerlere gidersin. O sadece seni isim ve düşüncelerinle bilirken sen onun neredeyse bütün hayatını bilirsin. Bilirsin ama bildiğini belli etmezsin. Çünkü sen karda yürüyüp yürüdüğünü belli etmeyenlerdensin. Böyle büyüdün, bunu öğrettiler sana.
Aranızdaki yaş farkına bakar mısın peki?
Düşünür müsün yani?
Senden büyük olması,
bir şeyleri sen yaşamadan önce yaşamış, tecrübe etmiş olması seni ne kadar etkiler?
Önünde engel olur mu?
Yoksa tek engelin bu mu?
Yıllardır beklediğin adamı bir bu sebeple kaybedebilir misin?
Bütün bu düşünceler sana engel olur mu gerçekten?

Senin için bir şeyleri beraber tecrübe etmek mi önemlidir yoksa onun tecrübeleriyle büyümek mi belki de olgunlaşmak? Bir zaman sonra bu seni sıkmaz mı? Korkmuyor musun bu durumdan? Peki ya aynı düşünceleri paylaşmanız ya da onunla bütün gün sohbet etsen de sıkılmama durumun ne olacak. Senin bir erkekte aradığın bu özelliği bulmuşken bir tane olumsuzlukla her şey yok mu olacak?

Sonra bir an gelir PAT diye çıkar karşına o uzun zamandır beklediğin adam. Sen ona bakarsın. Onun için deli olan ya da onu bile ondan daha iyi tanıyan biri olduğunu çaktırmazsın. Cool bir şekilde geçersin yanından.
O ise sadece bakar sana. Tanıdık gelmişsindir ama seni nerden tanıdığını bilememiştir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)