5 Aralık 2011

Sevgililerim …1


Bir önceki yazımda bahsettiğim bizim eziğin şimdilerdeki sevgilisi hikâyesi benim içime oturmuş olacak ki yeni bir yazı dizisi başlatmaya karar verdim ve adı da “Sevgililerim” ;)

Gerçekten başlık çok yaratıcı oldu farkındayım =)) Ama başka bir şeyde uymuyordu napıyım bununla idare edeceğiz artık bu yazıda ve devamında yazacağım yazılarda. Burada önemli olan zaten başlık değil içerik dimi ama?! =)

O zaman hemen başlayalım. Efendim benim bu yıllardan çok çok çok önce bir adet sevgilim vardı. Kendisiyle aramdaki ilişki gerçekten tarifsizdi. Hatta şimdilerde düşünüyorum da anlamsızmış be. Bi kere adamdan ayrılma sebebim spora olan aşırı düşkünlüğüydü. Tamam, bende sporu seviyorum hatta hayatımın anlamı modun da ama bunu abartıp “Hayatım = Spor” haline de getirmiyorum. Ama beyefendimiz için durum bu şekildeymiş bende zamanla öğrendim. İlk zamanlar “Baklavalarıma bakar mısın Z.S?” şeklinde başlayan muhabbetler resim çekilmek istediğimde göğsünün dışarı çıkması, karnının içeri çekilmesi ve omuzların arkaya atılması şeklinde şekil almaya başladığı anda benimde beynimdeki ampul yanmaya başlamıştı. Resim çekiliyoruz ya. Yani bu kadar kasmaya, kaslarını göstermeye mecbur değilsin. O zamanlar face falan da yok tabi. Hayır, ne düşünüyordu acaba? Çekildiğimiz her resmi odamdaki duvarıma asacağımı mı? Böyle bir şey yapmayacaktım. İşim gücüm yok sabah onu görücem, yatarken onu görücem hem de kasım kasım kasıldığı haliyle. Yok yok yok almayayım ben kalsın dedim ve oda kaldı yani bitti ilişki. Bu çocuk sadece benim olduğum resimlerde böyle poz vermiyordu daha doğrusu vermiyormuş. Bu durumun böyle olduğunu çok sonra fark ettim. Belki de bardağı taşıran son damla bu olmuştu. Okulda toplu resim çektirirken aynı poz, arkadaş arasında aynı poz, aile arasında aynı poz poz poz poz… Lisede bir erkek arkadaşım bana “Bir erkek yanındaki kıza bir şey kanıtlamak istiyorsa onun kolunu tuttuğun ya da dokunduğun anda hemen kasar.” demişti. Sonra bunu bana uygulamalı göstermiş hatta denemek için kantini kullanmıştık =) Gerçekten doğruydu. Denediğimiz erkeklerin %51 inin koluna yavaşça konuşma esnasında dokunduğumda hemen kasıyorlardı. Sanki gizliden gizliye “Bak ben kaslıyım, güçlüyüm, pazularım var.” manasında gibiydi. İlk dinlediğimde saçma, atıyorsun dememe rağmen milletten bu davranışı aynen görmem yok artık haklıymışsın dememe sebep olmuştu. Şimdi yazarken bizim erkeğin durumunun da bu şekilde olduğunu fark ettim. Ben istemem ki öyle üçgen vücut olsun. Tişörtünü çıkarınca baklava baklava görünsün. Tabi bira göbeği ya da türk kası olan birini de istemiyorum =)) Şöyle spor yapan, görünümüne özen gösteren biri olsun yeter yani =)

Yıllar sonra bu sevgiliyi gördüm ben. Aman allahım bildiğiniz sapık olup çıkmış #) Face de beni ekleyince bende kabul etmiştim. Amaç merak işte naparsın. Ama beyefendimiz listemdeki kızları ekliyormuş. Sonra kızlarda tek tek bana geri dönüş yapmaya başladılar bu çocuk kim diye?! Dedim noluyi? İşte o zaman evrimin bazı insanlara yaramadığını fark ettim. Neyse ki yol yakınken mantığım beni bu yoldan uzaklaştırmış. Sağol mantık ;)

Yeni yazı dizimin bu ilk yazısıyla sizi yalnız bırakıyorum.
Artık ara ara hayatıma girmiş olan sorunlu erkekleri böyle yazacağım.
Alın işte böyle de ifşa ederim ben sevgililerimi ;)

4 yorum:

  1. ayy yook gelemem ben böylesine! spor hiç yapmadığım şeydir çünkü aman aman :)

    YanıtlaSil
  2. Sevgili ifşa etme olayına bittim! :D
    Yalnız başlıkta içeriğe uyuyor hani.
    :)))

    YanıtlaSil
  3. Başlık içeriğe uyuyorsa sorun yok =)

    YanıtlaSil
  4. Bende gelemedim zaten ve bıraktım Mia =)) Öyle deme ama spor candır kandır ;)

    YanıtlaSil

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)